YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9987
KARAR NO : 2023/117
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/394-2020/761
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi /İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/251-2019/936
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı …’ın 07.08.2013 tarihinde şehiriçi minibüsünde yolculuk yapmaktayken sürücü… idaresindeki kamyonetin davacının yolcu olduğu halk minibüsüne yan tarafından çarpması sonucunda yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacı …’ın ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin…, …ve onların araçlarının zorunlu mali mesuliyet sigortasına karşı maddi ve manevi tazminat davası açtığını, Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/53 Esas sayılı dosyasından alınan rapora göre %55 oranında kalıcı olarak sakat kaldığının anlaşıldığını, tüm bu nedenlerle içinde yolcu olarak bulunduğu halk minübüsü yönünden Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında davalı … Hesabından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacıda oluşan maluliyetin Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, bu genel şartlara göre bir adli tıp bölümü bulunan bir üniversiteden rapor alınması gerektiğini, … Yönetmeliğinin 15. maddesi uyarınca Kurumun ancak hükümde belirtilen prosedür çerçevesinde istenen belgelerin tümünün Kuruma iletildiği tarihte temerrüde düştüğünü, müvekkil kuruma başvuru yapılmadığını, bu itibarla davayı kabul anlamına gelmemekle kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin mümkün olduğunu, davacının avans faizi talebinin de hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… davaya konu kazanın Hazine Müsteşarlığı’nın 01.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Yaptırma Mecburiyeti ile ilgili muafiyet ve istisnalara ilişkin genelgesinden sonra ve il sınırlarında şehir içi yolcu taşımacılığında gerçekleştiği, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu… plakalı halk minibüsü için zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırılmasının zorunlu olmadığı, dolayısıyla …’nın sorumluluğunun doğmayacağı ” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından müvekkilleri aleyhine usul ve yasaya aykırı olarak red kararı verildiğini, müvekkilinin %55 oranında kalıcı olarak sakat kaldığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… davaya konu aracın şehir içi hat minibüsü olduğunun ve kazanın bu bu taşıma sırasında meydana geldiğinin taraf beyan ve kabulleri ile eldeki dava ve ceza dosyası kapsamı ile sabit olmasına, dolayısıyla iller arası bir taşıma olmamasına, kazanın Hazine Müsteşarlığı’nın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma mecburiyetiyle ilgili muafiyet ve istisnalara ilişkin 01.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren genelgesinden sonra, 07.08.2013 tarihinde meydana gelmesine, kazadan hemen sonra ihtiyaren bu sigortanın yaptırılmış olmasının durumu değiştirmemesine göre” davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu halk otobüsünün karıştığı trafik kazasında yaralanması sonucu Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında davalı … Hesabından maddi tazminat istemine ilşkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Yaptırma Mecburiyeti ile İlgili Muafiyet ve İstisnalara İlişkin Hazine Müsteşarlığı’nın 01.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren Genelgesi
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.