YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23058
KARAR NO : 2023/414
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/335 E. 2020/479 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.05.2012 tarihinde içinde davacının desteğinin de içinde bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası yaptığını, kaza neticesinde davacının desteği olan …’ in vefaat ettiğini, aracın davalı … şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalı olduğunu ve davacının kazada ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.05.2015 havale tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 38.377.63 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ödeme yapıldığını ve sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2014/1164 Esas, 2015/747 Karar sayılı kararıyla; “Yukarıda izah edilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının desteği …’ in öldüğü, kaza tarihinde kazaya karışan … plakalı aracın davalı … şirketi nezdinde … kapsamında sigortalı ve teminat dahilinde olduğu bilirkişi raporunda daha önce davacıya ödenen miktarında HGK’ nun benimsemiş olduğu şekilde hesap tarihine kadar güncellenerek çıkan net tazminattan düşüldüğü görülmüş yapılan ek bilirkişi raporunda davacı için 38.377,63 TL tazminat alacağının olduğunun belirtildiği, söz konusu raporun bilimsel ve teknik bakımdan elverişli olması nedeniyle söz konusu rapora Mahkememizce itibar edildiği, davacı vekilinin davasını ıslah ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile davanın kabulüne, 38.377,60 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 07.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.02.2020 tarih ve 2019/1902 Esas, 2020/1142 Karar sayılı ilamı ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararı; kaza tespit tutanağında desteğin araç içinde emniyet kemeri takmadığının belirtilmesi ve desteğin araç içinden fırladığının anlaşılması karşısında bu durumların müterafik kusur teşkil edeceğinin gözetilip tartışılması ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği tazminattan %20 oranında indirim yapılarak tazminatın belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak ilk mahkeme kararından %20 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne, 30.702,08 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekili yolcunun kazada bir kusuru bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığını ve yapılan müterafik kusur indirimi sonrası reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yapılan indirim hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan yerinde olmadığını, aynı şekilde yargılama giderlerinin de kabul ve ret oranına göre belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının emniyet kemeri takmamasının zararın artışında etki eden müterafik kusur olup olmadığı ve tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması nedeniyle reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği ve yargılama giderlerinin de yine kabul ret oranında belirlenip belirlenemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ nun 49 uncu ve devamı maddeleri., 2918 Karayolları Trafik Kanunun 78. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği hükümleri,
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.