Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/22787 E. 2023/413 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22787
KARAR NO : 2023/413
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/260 E., 2021/310 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı traktörde yolcu olarak bulunan murisin traktörün yoldan çıkarak şarampole yuvarlanması sonucu vefat ettiğini, davacıların murisin eşi ve çocukları olduğunu, murisin ev hanımı olduğunu, destekten yoksun kaldıklarını, kazanın tarla içinde değil köyden tarlaya ulaşımı sağlayan yolda meydana geldiğini iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … için 4.500,00 TL, … için 14.000,00 TL, davacı eş Serdar için 168.000,00 TL maddi tazminatın davalıya müracaatı izleyen 8 işgünü sonra, yani 16.2.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın karayolunda meydana gelmediğinden poliçe teminatı dışında olduğunu, yolcu murisin kazada müterafik kusuru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli ve 2014/242 Esas, 2014/836 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, davacı … için 150.916,27 TL; davacının kızı … için 16.965,20 TL; davacının kızı … için 23.615,94 TL’nin dava tarihi olan 15.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 21.11.2017 tarih ve 2017/3946 Esas, 2017/10827 Karar sayılı ilamı ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararı; müteveffanın, annesi, babası ve kız kardeşinin eşiyle birlikte traktörle pancar toplamaya giderken yolcu olduğu traktörün içerisinde mi yoksa römorkunda mı yolculuk ettiği anlaşılamadığı, traktörün ruhsatına göre traktör kabinli olup koltuk sayısı sürücü dahil 1 olup, ayakta yolcu sayısının sıfır olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde murisin yolcu taşınması için uygun olmayan traktöre hiçbir güvenlik önlemi almadan bindiği, müterafik kusurlu olduğunun ileri sürüldüğü ancak mahkemece bu hususun kararda tartışılmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağından mahkemece davalının müterafik kusur savunması üzerinde durularak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi (818 sayılı BK 44. md.) uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartılışması ve hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda AYİM tablosundaki kadınlar için evlenme ihtimali esas alınarak davacı erkek eşin %7 oranında evlenme ihtimaline göre yapılan hesaplamanın doğru olmadığı, mahkemece sağ kalan erkek eşin evlenme ihtimalinin hesaplanmasında AYİM tablosunun erkekler için evlenme ihtimali tablosuna göre değerlendirme yapılması gerektiği bu yönden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçeleri ile bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmanın davalı vekili lehine olması ve usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, müterafık kusur yönünden yapılan bilirkişi incelemesine ve müteveffanın eşinin yeniden evlenme ihtimali açısından alınan aktüer raporları doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davacı … için 127.535,08 TL; davacının kızı … için 13.572,16 TL; davacının kızı … için 18.892,75 TL’ nin dava tarihi olan 15.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; aktüer bilirkişi raporunda müterafik kusur indiriminin değerlendirildiğini ve düşüldüğünü, tazminat miktarlarının %20 müterafik kusur indirimi yapılarak belirlendiğini, mahkemece usuli kazanılmış haklar gerekçe gösterilerek bu tazminat miktarlarının poliçe limiti kapsamında kalan kısımları dikkate alınarak ve ıslah ettikleri miktar değerlendirilerek hüküm kurulmak yerine ilk kararda hükmedilen tazminat miktarları üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılarak bulunan miktarların hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, raporla hükmedilen rakamların yetersiz olduğu ortaya çıktığına göre en azından ilk kararda hükmedilen tazminat tutarlarının bozmadan sonra aynen korunması gerektiğini, bozma kararının temyiz eden aleyhine sonuç doğurmayacağı kuralının bozmadan sonra yargılamada tahkikata ilişkin işlemlerin sonuçlarını kapsamayacağını, değişen asgari ücrete göre hesap yapılmasının doğru olduğunu, zira asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve hüküm tarihine en yakın verilerle hesaplama yapılmasının Yargıtayın kökleşmiş içtihatları gereği olduğunu bu nedenle yapılan hesaplamanın bozma kararında belirtilen müterafik kusur indirimi ve yeniden evlenme ihtimaline yönelik eksikler dikkate alınarak ıslah dilekçelerinde talep ettikleri miktarlara göre hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafın temyizi üzerine hesap yönünden davalı lehine bozulan karardan sonra bozmaya uyularak yeniden yaptırılan bilirkişi raporunda yeni bilirkişi raporunda hesap tarihindeki veriler kullanılarak bulunan rakamın ilk mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminattan daha yüksek çıkması halinde, bu miktarların dikkate alınıp alınamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ nun 49 uncu ve devamı maddeleri.

2. 1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09/05/1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı,

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.