YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20963
KARAR NO : 2023/9111
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/976 E., 2018/444 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. (Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 24.04.2012 tarihli ve 2012/1086 Esas, 2012/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 … hapis
cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. (Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 24.04.2012 tarihli ve 2012/1086 Esas, 2012/134 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1. Dairesinin 11.09.2013 tarihli ve 2013/1032 Esas, 2013/1007 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 05.07.2012 tarihli ve 2012/9 Esas ve 2012/103 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, izin tecavüzü suçu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, Mahkemesince yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2013/2434 Esas, 2015/179 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 21.11.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21.11.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 05.11.2016 tarihinde basit yaralama ve tehdit suçlarını işlediğinin Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli ve 2017/77 Esas, 2017/687 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve 2017/976 Esas, 2018/444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2013/2434 Esas, 2015/179 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; verilen hapis cezasının haksız olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yapılan incelemede; sanığın, Birlik Komutanlığınca 13.11.2011 tarihinde 3 gün izne gönderildiği, bu izninden 16.11.2011 tarihine kadar dönüp Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 30.11.2011 tarihinde kendiliğinden Birliğine katıldığı, maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; izni bittikten bir gün sonra annesinde varolan böbrek yetmezliği hastalığının şiddetlendiğini, annesinin hastaneye kaldırıldığını, beş kardeş olduklarını, ablalarının evli olduğunu, abisiyle yıllardır görüşmediklerini, kendisi askerdeyken annesine kuzeninin baktığını, öncelikle beraatini mahkemenin aksi kanaatte olması halinde hakkında lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini beyan etmiştir.
3. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinin 29.03.2012 tarihli ve “Asiye Ergin” konulu yazısı ekinde hastanın 2011 yılı içinde hastaneye başvuru yaptığına dair herhangi bir kaydın saptanmadığı bildirilmiştir.
4. Er izin belgesi, sevk belgesi, vaka kanaat raporu, sanığın kendiliğinden teslim olduğuna dair tutanak ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
5. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli ve 2017/77 Esas, 2017/687 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.
6. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; Kıt’asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyen askeri şahısların aynı Kanun’un birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde bir yıldan üç yıla kadar hapsolunacağı hüküm altına alınmıştır.
2. 1632 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın Birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.
3. Sanığın annesinin rahatsızlığı dolayısıyla izin tecavüzünde bulunduğu şeklinde mazeret olarak ileri sürdüğü hususların, askerlik hizmetine … tutulabilir nitelikte olmadığı ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinin 29.03.2012 tarihli yazısı içeriği göz önüne alındığında; Mahkemece tüm unsurları ile oluşan atılı suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve 2017/976 Esas, 2018/444 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.