Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/3943 E. 2023/7822 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3943
KARAR NO : 2023/7822
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/339 E., 2016/258 K.
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, katılan … İdaresi vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma endirmenin yapılıp yapılmadığı netlik kazanmadığı için 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi kapsamında müsadere şartları oluştuğu anlaşıldığından, sanıkların cezalandırılmasının gerekmesine ve re’sen gözetilecek nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık … müdafiinin temyiz isteği; ele geçen şekerlerin kaçak olmadığına ve re’sen gözetilecek nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’un sevk ve idaresindeki …plaka sayılı çekici ile çekiciye bağlı … plaka sayılı yarı römorkta önleme arama kararı uyarınca yapılan aramada sanık …’e ait 50 kg lık 450 adet çuval içerisinden toplam 22400 kg gümrük kaçağı toz … ele geçirilmiştir. Çuvalların üzerinde … … ve mavi yazıyla beyaz kristal … yazılarının olduğu iki tip … çuvalının bulunduğu görülmüş ve sanık … tarafından sevk irsaliyesi ve fatura ibraz edilmiştir.

2.Sanık …; şekerleri … ilinde … Gıda isimli … yerine gönderdiğini ancak; parasını alamayınca nakliyeci olarak … ile anlaşarak şekerleri … ilinden geri getirdiğini, yolda yapılan aramada şekerlere el konulduğunu, … çuvalları birkaç defa araca yüklenildiği için çuvalların zedelendiğini, şekerleri …, … ve … illerinden aldığını, faturalarını dosyaya sunduğunu savunmuştur.

3.Sanık …; …’e ait şekerleri …’a getirmek için nakliyecilik yaptığını, irsaliyeyi … ilinde kestiğini, yolda bir akrabasını ziyaret ettikten sonra … çıkışında yapılan aramada şekerlere el konulduğunu, kaçak olup olmadığından haberinin bulunmadığını beyan etmiştir.

4.Hazırlık aşamasında sunulan faturada … Küp … (…) tarafından … Gıda Ltd. Şti. adına kesilmiş 06.05.2014 tarihli 109316 numaralı olup eşyanın toz … 50 kg, miktar 450 adet çuval olarak yazılı olduğu, ayrıca Nakliyeci …’ın taşıma irsaliyesinin incelemesinde eşyanın … Gıda Şti. tarafından … Küp …’e götürülmek üzere olarak yazılı olduğu eşya miktar, ücret vs. bulunmadığı görülmüştür.

5. Kovuşturma aşamasında sanık … tarafından;
a…. Toptan … ve Gıda Ltd. Şti tarafından … adına düzenlenen 08.01.2014 tarihli 958631 numaralı faturada eşyanın 540 çuval 50 kg.lık … kristal toz … olarak yazılı olduğu,
b…. … A.Ş. tarafından … adına düzenlenen 20.12.2013 tarihli 910792 numaralı faturada eşyanın 50 kg.lık 520 çuval kristal toz … olarak yazılı olduğu,
… Gıda tarafından … adına düzenlenen 04.05.2014 tarihli 215144 numaralı faturada eşyanın 50 kg.lık 200 torba toz … olarak yazılı olduğu görülmüştür.

6…. Vergi Dairesinin 25.05.2015 tarihli tutanağında; fatura … Şirketi tarafından düzenlenen faturanın söz konusu şirketin yevmiye defterine kayıt edildiği, … Şti. tarafından sanık … adına düzenlenen faturanın form BS ve BA lara dahil edildiği bildirilmiş, … Şirket yetkilisinin dilekçesinde; 2014 yılında … … fabrikası A.Ş. den 02.01.2014 tarih ve 86077 numaralı fatura ile aldıklarını söylemiş ve fatura sunmuştur. … A.Ş yetkilisi dilekçesinde; sunulan faturanın firmaları tarafından düzenlendiğini ve yevmiye defterine kayıt edildiğini, firmalarının kristal şekeri Kırşehin … Fabrikasından satın aldığını söyleyip fatura ve sevk irsaliyesi sunmuştur.

7.Türkiye … Kurumu yazısına göre;
a…. … San.ve Tic.A.Ş.’ye ait bilgilerin yer aldığı numune ambalajlardan alınarak gönderilen şekerlerin yasal olmayan yollardan temin edildiği ve üzerinde yurt içinde kota kapsamında … üretimi yapan şirket bilgilerinin olduğu ambalajlara doldurularak yurt içinde üretilmiş gibi pazarlanmaya çalışıldığı kanaatine varıldığı,

b.TŞFAŞ-… … fabrikasına ait bilgilerin yer aldığı numune ambalajın üzerinde yer alan barkod numarası okunamadığından fabrikalarına ait olup olmadığı konusunda bir tespite varılamadığı,

8.15.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanık …’un olayla herhangi bir bağlantısının olmadığını, sanık … yönünden ise; … A.Ş. yönünden sanığa satmış olduğu şekerleri … … Fabrikasına ait olduğunu açıkça belirttiğini ancak; yakalanan … çuvallarının … … Fabrikasına ait olmadığı, … yönünden … … Fabrikasına ait kristal toz … satışı yaptığı dosyadaki kaçak şekerlerle bu faturalardaki toz şekerlerin bir ilgisinin olmadığı, ayrıca … Kurumu yazısında belirttikleri gibi yakalanan çuvalların fabrika dikişi olmadığı yurt dışından kaçak yolla getirildiğinin belirtildiği, bu nedenle şekerin kaçak mahiyette olduğu tespit edilmiştir.

9.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında eşyanın 56.851,20 TL gümrüklenmiş değerinin bulunduğu belirlenmiştir.

10.İddianamede müsaderesi talep edilen …plaka sayılı çekici ile çekiciye bağlı … plaka sayılı yarı römorkun sanık … adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü ile Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Olay günü sanık …’un sevk ve idaresindeki …plaka sayılı çekici ile çekiciye bağlı … plaka sayılı yarı römorkta önleme arama kararı uyarınca yapılan aramada sanık …’e

ait 50 kg lık 450 adet çuval içerisinden toplam 22400 kg gümrük kaçağı toz … ele geçirilmesi, sanık …’un söz konusu gümrük kaçağı şekerleri taşıma irsaliyesi ve faturaları gördüğü için taşıdığını söylemesi, bu hususu diğer sanık …’in de teyit etmesi karşısında; sanık … hakkında savunmasının aksini gösterir diğer sanıkla … birliği içerisinde olduğuna dair herhangi bir delil mevcut olmadığından beraatine ve adına kayıtlı bulunan nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Ancak;
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/339 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, beraat eden sanık aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş,

Ancak;
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “ yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,

2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı
Kanun’un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A.Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü ile Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/339 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında vekâlet ücreti verilmesine ilişkin ve yargılama giderlerine hükmedilmesine ilişkin bentlerde “sanıklardan” ifadesinin “sanık …’ten” olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/339 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.