Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20466 E. 2023/704 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20466
KARAR NO : 2023/704
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/240 E., 2021/109 K.
HÜKÜM/ KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nce kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı …Ş. vekili ile dahili davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.11.2010 tarihinde davalılardan …’un idaresindeki münübüsün yan yol bandına girmeden tehlikeli şekilde davacı …’yi araçtan indirmesi, davalılardan … adına kayıtlı, sürücüsü davalı … olan aracın davacıya çarpması sonucu ağır şekilde yaralanmasına sebep olduklarını, davacının olay nedeniyle tedavi gideri yaptığını ve çalışamadığını bu sebeple gelir noksanına uğradığını belirterek fazlaya dair tüm hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 3.228,00 TL maddi tazminatın, yaralanan davacı için 15.000,00 TL, yaralanan yayanın babası için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 18.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 24.02.2014 tarihli dilekçesi ile maddi talebini 17.586,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalılara ait … plaka nolu aracın zorunlu sigorta ile sigortalı olduğunu, ancak sigorta poliçesinin pirimler ödenmediğinden 10.03.2010 tarihinde baştan itibaren geçerli olmak üzere iptal edildiğini, bu şekli ile pasif dava ehliyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı … cevap dilekçesinde; olay günü olay yerinde olmadığını, minibüsü oğlu olan diğer davalı …’un kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı … cevap dilekçesinde; babasının minibüsünde günlük yevmiye ile çalışan bir işçi olduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Ergo Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalılara ait 34 M 5793 plaka nolu aracın zorunlu sigorta ile sigortalı olduğunu, ancak teminat limitleri ile sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı … ve … duruşmadaki beyanlarında; olayda kusurlarının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.05.2014 tarihli ve 2011/13 Esas, 2014/379 Karar sayılı kararı ile; maddi tazminat davasının kabulü ile 15.481,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan faiziyle müteselsilen tahsiline, 2.105,35 TL tedavi giderinin sigorta şirketeleri dışındaki davalılardan faiziyle müteselsilen tahsiline, davacı … için 13.000,00 TL ve davacı … için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 12.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar …, …, … ve …’dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili, davalılar … ve … vekili, davalı …Ş vekili, davalılar Savaş ve … temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 02.03.2017 tarihli ve 2014/19482 Esas, 2017/2214 Karar sayılı kararı ile; “olayın oluş şekli, kaza tarihi bir arada değerlendirildiğinde davacılar için hükmedilen manevi tazminatın miktarı bir miktar fazla olduğu, iş gücü kaybı hesabı yönünden kaza tarihi itibariyle asgari ücretin 1,25 katı hesap yapıldığı bunun hatalı olduğu; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda pasif dönem için yapılan hesaplamada asgari ücrete asgari geçim indirimi dahil edilmesinin hatalı olduğu; tedavi giderleri yönünden SGK’nun yasal hasım olduğu, “…”nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi, yasa kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden …’nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı … poliçesini yapan sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı; davalı …Ş yönünden aracın zorunlu sigorta poliçe bedelinin ödenmediğinden iptal edildiğine ilişkin itirazlarının değerlendirilmemesinin eksik inceleme olduğu bu hususta inceleme yapılması gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.03.2021 tarihli ve 2017/240 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararı ile; maddi tazminat davasının kabulü ile 15.481,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan faiziyle müteselsilen tahsiline, 2.105,35 TL tedavi giderinin sigorta şirketeleri dışındaki davalılardan faiziyle müteselsilen tahsiline, davacı … için 13.000,00 TL ve davacı … için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 12.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar …, …, … ve …’dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen ( bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili ile dahili davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı …Ş. vekili; davalı şirkete sigortalı olduğu iddia edilen … plaka sayılı araca ait 02.02.2010-02.02.2011 vadeli ve 29560352 sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine ait primlerin ödenmemesi üzerine 10.03.2010 tanzim tarihli ek belge ile başlangıç tarihinden itibaren poliçenin kökten iptal edildiğini, olay tarihi itibariyle davalı … şirketine ait geçerli bir poliçe ile sigortalı olmayan … plaka sayılı aracın hukuka aykırı olarak davalı … şirketine sigortalıymış gibi kabul edilerek şirketin tazminat sorumluluğuna hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece bozma ilamına rağmen savunma ve itirazlarının hiç değerlendirilmediğini, davalı … şirketinin sorumluluğunun bulunduğuna dair hiçbir gerekçe gösterilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dahili davalı SGK vekili; davada dahili davalı olarak yer aldıkları halde gerekçeli kararda ihbar olunan olarak gösterilmesinin ve dahili davalı olarak aleyhlerine hüküm kurulmadığı halde davalı Kurum lehine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmolunmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları araçların karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri talebi ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. 1086 sayılı HUMK’nın 388 ve 389. maddeleri ile 6100 sayılı HMK’nın karşılık 297/1-2. maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.

Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır.

Somut olayda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 02.03.2017 tarihli ve 2014/19482 Esas, 2017/2214 Karar sayılı kararı ile; “SGK’nun yasal hasım olduğu, “…”nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi, yasa kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden …’nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı … poliçesini yapan sigorta şirketinin sorumlu tutulması” belirtildiği halde mahkemece isabetli şekilde 19.12.2017 tarihli celsede SGK’nın davaya dahil edilmesi hususunda davacılar vekiline iki haftalık süre verildiği, ardından davacılar vekili tarafından 19.12.2017 tarihli dahili dava dilekçesi ile SGK’nın yasal olarak davaya dahil edilmesinin talep edildiği, ne var ki bozma gereği yerine getirilmeksizin karar başlığında SGK’nın ihbar olunan olunarak gösterildiği, hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, dahili davalı SGK lehine veya aleyhine herhangi bir hüküm kurulmamış olup dahili davalı SGK hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.

2. Davalı …Ş cevap dilekçesinde davalılara ait … plaka nolu aracın zorunlu sigorta ile sigortalı olduğunu, ancak sigorta poliçesinin pirimi ödenmediğinden 10.03.2010 tarihinde baştan itibaren geçerli olmak üzere iptal edildiğini, bu şekli ile pasif dava ehliyetinin bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 02.03.2017 tarihli ve 2014/19482 Esas, 2017/2214 Karar sayılı kararı ile de; “mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadığı, poliçe primlerinin ödenip ödenmediği davalı … şirketinin sorumluluğun başlayıp başlamadığı konuları aydınlığa kavuşturulmadığı, 10.03.2010 tarihli ek belge ile anılan sigorta poliçesinin başlangıcından itibaren iptal edilmiş sayılıp sayılmayacağı bunun zarar gören üçüncü kişilere etkisinin karar yerinde tartışılmadığı” belirtilmiş olup mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bu hususta davalı … şirketine müzekkere yazılmakla yetinildiği, karar yerinde bu hususun tartışılmadığı, bozma gereğinin karşılanmadığı anlaşılmakla eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, dahili davalı SGK Başkanlığı vekilinin, değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı …Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı …Ş.’ye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.