YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10894
KARAR NO : 2023/9209
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/1249 E., 2023/190 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi,
nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.19.06.2012 Tarihli Olay (Birleşen dava);
1.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2013 tarihli ve 2012/552 Esas, 2013/620 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten erteli 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın Dairemizin 15.11.2016 tarihli ve 2014/30668 Esas, 2016/10419 Karar sayılı ilâmı ile “…Şikayetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin kamu davasına katılma isteğini içerir 07/02/2013 havale tarihli dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK’nun 260.maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek sanık müdafii ve şikayetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede,
1-Şikayetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekili 07/02/2013 havale tarihli dilekçesi ile müdahale talebinde bulunduğundan bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyerek yargılamaya devamla hüküm kurulması ve kendisini vekil ile temsil ettiren şikayetçi kurum EPDK lehine maktu ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken dava ile ilgisi olmayan TAPDK lehine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
2-İddianame ile müsaderesi talep edilen eşya hakkında herhangi bir karar verilmemesi,…” nedenleriyle bozulmuştur.
3.Bozma sonrası sanık hakkında Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2017 tarihli ve 2016/618 Esas, 2017/688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan neticeten erteli 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak akaryakıtın müsaderesine, karar verilmiştir.
4.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2017 tarihli anılan kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2018/14971 Esas, 2021/4595 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile, 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu ile Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1249 Esas sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 03.07.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.11.2012 olduğu, anılan her iki dosyada da sanığın eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesinin gerekmesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. 03.07.2011 Tarihli Olay;
1.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2012/509 Esas, 2014/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan neticeten erteli 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve temyiz dışı sanık Adem Çelik hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, temyiz dışı sanık Münür Çelik hakkında ise mahkûmiyetine, kaçak akaryakıtın müsaderesine ve nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
2.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli anılan kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.10.2017 tarihli ve 2016/9321 Esas, 2017/7704 Karar sayılı ilâmıyla; sanık Münür Çelik hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına,
sanık … yönüyle yapılan temyiz incelemesinde ise;
“…Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.07.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.11.2012 olduğu, Dairemizin 2014/30668 Esasi ile 15.11.2016 tarihinde bozulmasına karar verilen Van Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/552 Esasa sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 19.06.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.12.2012 olduğu, sanığın anılan dosyadaki eylemi ile temyiz incelemesine konu dava dosyasındaki eyleminin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek,
Sanığın anılan dosyadaki eylemleri ile temyiz incelemesine konu dava dosyasındaki eyleminin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 gün ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği şekilde, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun nitelği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yahsıyan diger tüm özelliklerin birlikte değerlendirilmesiyle eylemin TCK.nun 43. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için söz konusu dosyalar birleştirilmek suretiyle yargılama yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunn takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,…” nedeniyle oyçokluğu ile bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2017 tarihli ve KD-2014/299991 sayılı yazısı ile; “…İtirazımıza konu olayda iki suç tarihi arasında 11 … 19 gün gibi bir yıla yakın süre geçmiştir. Geçen süre itibariyle tek başına suç işleme iradesinin yenilendiğini kabul etmek gerekir. Bu kabule göre yerel mahkeme mahkumiyet hükmünün onanması gerekirken bozulmasına karar verilmesi usul ve yasalara aykırı olduğu” gerekçesiyle itiraz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/13227 Esas, 2017/10255 Karar sayılı ilâmıyla Dairenin itiraza konu 16.10.2017 tarihli ilâmı yerinde görüldüğünden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2018 tarihli 2017/7-1188 Esas, 2018/167 Karar sayılı ilâmıyla, Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2012/509 Esas, 2014/252 Karar sayılı kararının değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
D.Bozma Kararlarından Sonra;
Her iki olaya ilişkin yargılamalar birleştirilerek, Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2018/1249 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaleti ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine, suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddenin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, erteleme kararının haksız olduğu gerekçeleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık müdafiin temyiz isteği, yapılan adli arama kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, isnat edilen suçun sabit olmadığına, yasal koşulları oluşmasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine, isnat edilen suçun zamanaşımına uğradığına ve re’sen görülecek diğer nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.19.06.2012 tarihli arama ve muhafaza altına alma tutanağı içeriğine göre; sanığa ait Doruklar Petrol adlı petrol istasyonunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu görevlilerince yapılan rutin kontrolde satış pompasına ait tabancadan alınan numunenin ulusal marker ölçümünün geçersiz sonuç vermesi üzerine Cumhuriyet savcısından yazılı arama emri alındığı, sanığın işlettiği Doruklar Petrol istasyonunda, kayıtlı 3 adet yer altı tankının yakınında toprakla örtülü, demir kapağı bulunan mevcut yasal yer altı tanklarıyla aynı özelliğe sahip dördüncü bir gizli yer altı tankının tespit edilmesi üzerine yapılan ölçümde depoda 35 cm yüksekliğinde motorin tespit edildiği, marker ölçüm cihazıyla yapılan ölçümde ele geçirilen motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun tespit edildiği, yakıtın miktarının ölçümü ve yediemin sıfatıyla suça konu motorinin tespiti için görevliler çağrıldığında depo içerisinde yakıt bulunmadığı, istasyon sahası duvarının arka kısmında gizli depodan geldiği belirlenen boru hattı içerisindeki motorinin de geçersiz sonuç verdiği, duvar çevresindeki toprak zeminde yoğun miktarda motorin kokusu üzerine toprak numunesi alınarak tutanak tanzim edildiği anlaşılmıştır.
2.03.07.2011 tarihinde ,temyiz dışı sanıklar Adem Çelik ile Münür Çelik’in bulunduğu 06 YB 8337 plakalı kamyonun yakıt deposundan sanık …’un işlettiği Doruklar Petrol istasyonunda bulunan yakıt tankına ulusal marker ölçümü geçersiz sonuç veren gümrük kaçağı 1000 litre motorini aktarırken suçüstü yakalandıkları anlaşılmıştır.
3.Sanık savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmemiştir.Bozma sonrası savunmasında gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve kamu zararını ödeyecek maddi durumunun olmadığını belirtmiştir.
4.03.07.2011 ve 19.06.2012 tarihli eylemelere ilişkin ulusal marker tespit tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
5.16.06.2012 tarihli olayla ilgili olarak Jandarma Genel Komutanlığının 09.08.2012 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
6.05.08.2011 tarihli Tübitak motorin muayene raporu ile 03.07.2011 tarihinde ele geçen akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.
7.06 YB 8337 plakalı araca ait araç ruhsat belgesi, araç takyidat bilgilerini içerir belge ile 12.07.2011 tarihli nakil aracına ilişkin teknik bilirkişi raporu dosya arasında bulunmaktadır.
8.Malen sorumlu Cahit Çelik’in beyanı dava dosyasında mevcut olup, beyanında aracın kendi üzerine kayıtlı olduğunu, temyiz dışı sanık Adem Çelik’in kendisinin kardeşi olduğunu, sanığın araçta mazot taşıdığını bilmediğini ifade ettiği saptanmıştır.
9.Mahkeme tarafından Hukuki Süreç başlığı altında (B-4) numaralı kısımda bilgilerine yer verilen Yargıtay Genel Kurulunun bozma ilamının gereklerinin kısmen yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.19.06.2012 tarihli arama ve muhafaza altına alma tutanağına göre sanığın işlettiği Doruklar Petrol istasyonunda, kayıtlı 3 adet yer altı tankının yakınında toprakla örtülü, demir kapağı bulunan mevcut yasal yer altı tanklarıyla aynı özelliğe sahip dördüncü bir gizli yer altı tankının tespit edilmesi üzerine yapılan ölçümde depoda 35 cm yüksekliğinde motorin tespit edildiği, marker ölçüm cihazıyla yapılan ölçümde ele geçirilen motorinin marker seviyesinin geçersiz olduğunun tespit edildiği, yakıtın miktarının ölçümü ve yediemin sıfatıyla suça konu motorinin tespiti için görevliler çağrıldığında depo içerisinde yakıt bulunmadığı, istasyon sahası duvarının arka kısmında gizli depodan geldiği belirlenen boru hattı içerisindeki motorinin de geçersiz sonuç verdiği, duvar çevresindeki toprak zeminde yoğun miktarda motorin kokusu üzerine toprak numunede yapılan kriminal incelemede toprakta motorin tespit edildiğinin anlaşılması karşısında sanığın müsnet suçu işlediğinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.03.07.2011 tarihli olay tutanağı, motorin muayene raporları ile ele geçen ürünün marker seviyesinin geçersiz olduğunun tespit edilmesi, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece, sanığın eylemi sabit görülerek hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve nakil aracının iadesine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafi ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2018/1249 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.