YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14581
KARAR NO : 2023/25548
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/323 E., 2023/206 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kamu görevlisine hakaret suçundan sanık … hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 5.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/323 Esas, 2023/206 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 gün ve 2023/98843 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, şikâyetçi A.Ü.Ç’nin 27. Dönem … Milletvekili olduğu, suç tarihi olan 19.06.2021 tarihinde, şikâyetçinin sosyal medya hesabı … üzerinden yayınlanan basın açıklamasına ilişkin video haber altına “…’ın ne çok köpeği varmış hepsi havlamaya başladı” şeklinde yorum yapan sanığın, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle hakkında Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de,
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/3626 esas, 2022/13004 sayılı ilâmında yer alan, “…sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında basit yargılama usulü ve aleniyet hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/4 maddesinde düzenlenen artırım maddesi gereğince cezanın üst sınırının 2 yılı aştığı gözetildiğinde alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur …” şeklindeki açıklamalar ile,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/1 inci maddesinde yer alan, “(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenleme ile,
5237 sayılı Kanun’un 125. maddesinde yer alan, “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. (5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme birlikte nazara alındığında,
Sanığın üzerine atılı kamu görevlisine alenen hakaret suçuna ilişkin cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 251/1 inci maddesi uyarınca bu suç yönünden basit yargılama usulü uygulanamayacağının gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un “basit yargılama usulü” başlıklı 251 inci maddesinde;
“(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligat’ta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu’nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
İncelenen dosyada; 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmış olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmediği anlaşılmıştır.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilirken, önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.