YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18730
KARAR NO : 2023/25628
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/300 E., 2016/487 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 7.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 10 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın hukuka ve usule aykırı olduğuna, dosyadaki tanık beyanlarına olayın tarafı olduklarından itibar edilemeyeceğine, açtığı vasi tayini davasında dosyanın bilirkişiye ihmalen 2 ay geç gönderilmesi nedeniyle dava sonuçlanmadan babasının vefat ettiğine, bu gecikme nedeniyle yasal şikâyet hakkını kullanacağını söylemek için kaleme gittiğine, ertesi gün öç alma çabasıyla hakkında hakaret suçlamasının yapıldığına, Mahkemece sözlerinin yanlış yorumlandığına, hakkında suçun unsurları oluşmadan çıkarımlar yapılarak mahkûmiyetine karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin gözetilmediğine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına karar verildiği halde çelişki oluşturacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde babasına vasi tayini talebi nedeniyle davası olduğu, sözü edilen davada babası hakkında rapor alınması için dosyanın bilirkişiye verildiği, bu süreç nedeniyle davanın uzadığı, bu davada sanıkla kız kardeşi arasında husumet bulunduğu, olay günü dosyasının bilirkişiye verilip verilmediğini öğrenmek için Mahkeme kalemine giren sanığın kalem müdüründen dosyanın bilirkişiye verildiğini öğrendikten sonra kalem personeli olan katılana yönelerek ismini soyismini sorduğu, katılanın neden sorduğunu sorması üzerine, daha önce aralarında husumet olan kız kardeşiyle konuştuklarını gördüğünü ve bir savcı yakınından adliyede rüşvet olabileceğini duyduğundan katılan hakkında şikayette bulunacağını söylediği, tanık yazı işleri müdürünün de kalem personeli olan katılana kefil olacağını, bu şüphesinin yersiz olduğunu, ayrıca hakimle görüşmesi gerektiğini söylemesi üzerine sanığın ısrarla kalem içerisine yönelerek katılanın soruşturulup temize çıkması gerektiğini bildirmesi şeklindeki “İnşallah aklanırsınız” şeklindeki sözüyle katılanın rüşvet almış olabileceğini ima ederek ve bu yönde izlenim oluşturarak atılı hakaret suçunu işlemiş olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanık savunması, katılan ve tanıklar S.S., S.T.G., Z.Ç., S.K.’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamından sanığın, davacısı olduğu vasi tayinine ilişkin Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesindeki dava dosyasının sosyal hizmet uzmanı bilirkişiye tesliminin gecikmesi ve olay öncesinde aynı dosyada arasında husumet bulunan kız kardeşiyle kalem personeli olan katılanın konuştuğunu görmüş olduğundan katılanın ismini öğrenmek isteyerek şikayette bulunacağını söylediği, sebebi sorulduğunda da tanıdığı savcı arkadaşları olduğunu kendisine adliyede her şeyin olabileceğini, rüşvet dahi olabileceğini söylediklerini belirterek “İnşallah aklanırsınız” demek suretiyle kalemden ayrıldığı, sanığın aynı gün Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu anlaşılmış olup sanığın sözlerinin, tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, yasal şikâyet hakkı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine kanuni olmayan gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.