YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7004
KARAR NO : 2023/5867
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/503 E., 2021/91 K.
KARAR : Asıl davanın reddine, birleşen davanın reddine ve kararverilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 6831 … Orman Kanunu’ nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uygulamasına itiraz ile tapu iptali ve tescili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden ise davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı … İdaresi vekili ile birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davanın davacısı … vekili dava dilekçesinde özetle; tapu kaydına dayanarak, yörede 1995 yılında ilk kez yapılan ve 20/02/2002 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 6831 … Kanun7 un 2/B maddesi uygulaması sırasında … ili … ilçesi …Mahallesi 923 parsel … taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek bu yere ait sınırlamanın iptalini talep etmiştir.
2. Birleşen davanın davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; tapuda davalı … adına kayıtlı bulunan … ili … ilçesi … Mahallesi 923 … parselin 6831 … Kanun’ un 2/B maddesi uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
3. Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde 20.02.2002 tarihinde ilan edilen 6831 … Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 6831 … Kanun’ un 2/B madde uygulama çalışması mevcut olup, arazi kadastrosu ise 1976 yılında yapılmıştır.
II. CEVAP
Davalı ile birleşen dosya davalıları vekilleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz açılan davaların reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2009 tarih ve 2004/340 Esas, 2009/548 Karar … kararı ile; bilirkişi raporları doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulü ile davaya konu 923 nolu parselin harita mühendisi … in 27/2/2009 tarihli krokili raporunda B harfi ile göstermiş olduğu 2.451,11 metrekarelik kısmı yönünden 64 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılması yönündeki karar ve işlemin iptaline, bu kısmın halen tapuda davacı adına kayıtlı olduğundan yeniden tecsil kararı verilmesine gerek olmadığına, davacının geri kalan taleplerinin reddine; birleşen dava yönünden ise, davanın kısmen kabulü ile davaya konu 923 nolu parselin harita mühendisi … in 27.02.2009 tarihli krokili raporunda A harfi ile göstermiş olduğu 14.608,89 metrekarelik alanın 64 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartmış olduğundan bu hususun tapu kütüğüne şerh verilerek, bu alanın tapu kaydının iptali ile tarla niteliği ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı Hazinenin B harfi ile gösterilen alan hakkında açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 29.12.2009 tarih ve 2004/340 Esas, 2009/548 Karar … kararı, davacı …vekili ile birleşen davanın davacısı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.06.2012 tarihli ve 2012/7517 Esas, 2012/9640 Karar … ilamı ile; “Hazine ve Orman İdaresinin çekişmeli taşınmazın (B) işaretli bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) işaretli bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı … ile Hazine ve Orman İdaresinin çekişmeli taşınmazın (A) işaretli bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden; 6831 … Orman Kanunu’nun 1744 … Kanun ile değişik 2, 2896 ve 3302 … Kanun’lar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19.04.2012 tarihli ve 6292 … “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un 26.04.2012 tarihli ve 28275 … Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girdiği ve aynı Kanun’la 17.10.1983 tarihli ve 2924 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16.02.1995 tarihli ve 4070 … Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırıldığı, 6831 … Kanun’un bazı maddelerinde de değişiklikler yapıldığı, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 … Kanun’un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davlardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konuların düzenlendiği, bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi” gereklerine değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş ve birleşen davanın davacısı Hazine vekilinin bu ilama yönelik karar düzeltme talebi de aynı Daire tarafından reddedilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2016 tarih ve 2013/133 Esas, 2016/203 Karar … kararı ile; bilirkişi raporları doğrultusunda, 2013/133 Esas … dosyası yönünden; davacının, dava konusu … ili Merkez İlçesi …Köyü 923 parsel … taşınmazın, harita mühendisi bilirkişi U. Ş. Ö. tarafından düzenlenen 13/04/2016 tarihli krokili raporda “A” harfi ile gösterilen 14.235,37 metrekarelik kısmı ile “C” harfi ile gösterilen 373,51 metrekarelik kısmı yönünden açılan davasının yasal şartlar oluşmadığından reddine, mahkemenin iş bu dosyası ile birleşen 2009/265 Esas … dosyası yönünden; davacının, dava konusu … ili Merkez ilçesi İncesu Köyü 923 parsel … taşınmazın, harita mühendisi bilirkişi U. Ş. Ö. tarafından düzenlenen 13.04.2016 tarihli krokili raporda “A” harfi ile gösterilen 14.235,37 metrekarelik kısmı yönünden açılan davasının, davacı vekilinin 19.04.2016 tarihli dilekçesi ile 09.09.2014 tarihli celsedeki beyanı ile davanın takibinden vazgeçilmesi ve davalı tarafın bu talebi kabul etmesi ile aynı celse de dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilip yasal süre içinde davanın yenilenmemesi nedeni ile 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 150 nci maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davacının, davasının kısmen kabulü ile dava konusu … ili Merkez ilçesi … Köyü 923 parsel … taşınmazın, harita mühendisi bilirkişi U. Ş. Ö. tarafından düzenlenen 13.04.2016 tarihli krokili raporda “C” harfi ile gösterilen 373,51 metrekarelik kısmın 64 no.lu orman kadastro komisyonunun 6831 … Kanun’un 2/B maddesi gereğince Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmış olduğundan bu hususun tapu kütüğüne şerh verilerek, bu alanın tapu kaydının iptali ile tarla niteliği ile davacı hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, davacı … vekili, birleşen davacı Hazine vekili ile davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesinin 26.09.2019 tarih ve 2016/14428 Esas, 2019/5224 Karar … ilamı ile; “… Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünün 24.12.2013 tarihli yazısı ekinde yer alan Harita Mühendisi … tarafından düzenlenen 05.12.2013 tarihli raporda, 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu (6292 … Kanun) kapsamından 923 … parselin iadesi talep edilen A=14.608,89 m2lik (metrekarelik) kısımda krokisinde (C) harfi ile gösterilen 373,58 m2lik (metrekarelik) kısmının eylemli orman olduğundan bahsedildiği, davalı Hazine vekili tarafından ise 19.08.2014 tarihli dilekçe ile 373,58 m2lik (metrekarelik) (C) harfli yer düşüldükten sonra geriye kalan 14.235,31 m2lik (metrekarelik) yüzölçümlü taşınmaz ile ilgili davanın takibinden 6292 … Kanun uyarınca vazgeçtiklerinin bildirildiği, Mahkemece, davacı gerçek kişinin davasının reddine, (C) harfi ile gösterilen kısım yönünden Hazinenin davasının kabulüne, kalan (A) bölümü yönünden ise Hazinenin davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bozma sonrası yapılan keşfin ardından fen ve orman bilirkişi tarafından birlikte düzenlenen 08.11.2015 tarihli raporda (C) harfi ile işaretli bölümün bir kısmının davalı taşınmaz üzerinde bir kısmının ise dere yatağında kaldığı, davalı taşınmaz içinde kalan kısmının üzeri boş olduğundan herhangi bir ölçüme gerek duyulmadığının belirtildiği, krokide de (C) bölümünün kısmen dere yatağında kısmen de taşınmazın daha önce (A) harfi ile belirtilen kısmının içinde gösterildiği, hükme esas alınan fen bilirkişisinin 13.04.2016 tarihli ek rapor ve krokisinde ise (C) harfli yerin tamamen davalı taşınmaz içinde gösterildiği halde mahkemece raporlar arasında oluşan bu çelişkinin giderilmediği, taşınmazın fiili durumu, içinde eylemli orman bulunup bulunmadığı, kesin olarak belirlenmeden hüküm kurulduğu, bu doğtultuda mahkemece daha önceki keşiflerde görev almamış olan bir fen ve bir orman bilirkişi eşliğinde taşınmaz başında yapılacak olan keşif ile 923 parselin (A) harfi ile işaretli 14.608,89 m2lik (metrekarelik) kısmının niteliği, içinde eylemli orman bulunup bulunmadığının kesin olarak belirlenmesi, mahkemece de (A) bölümünün kısmen veya tamamen 6292 … Kanun düzenlemesine göre iade edilebilecek taşınmazlar kapsamında olup olmadığının tartışılması, 6292 … Kanun’un 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince fiilen orman olan yerlerin iadesinin mümkün olmadığı, yine 6292 … Kanun’un “2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir…” şeklindeki hükmünün re’sen gözetilmesi gerektiği de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine ve kabule göre de, 6292 … Kanun uyarınca Hazine tarafından davadan vazgeçilen bölümler yönünden 6292 … Kanun gereğince davacı Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının isabetsizliğine” değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2021 tarih ve 2019/503 Esas, 2021/91 Karar … kararı ile; “Davaya konu taşınmazın kadastro tutanağının 27/8/1976 tarihinde düzenlendiği, 64 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından, taşınmazın bulunduğu yörede 6831 … Kanunu’na göre Orman Kadastrosu ve aynı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca çalışmaları tamamlanarak 02.08.2002 tarihinde Orman Kadastro işlemlerinin kesinleşmiş olduğu, ancak davacı tapu kaydına dayandığına göre henüz 10 yıllık süre geçmemiş olduğundan davacı açısından Orman Kadastro işlemlerinin ve 2/B çalışmalarının henüz kesinleşmemiş olduğu, dosyada alınan 01.03.2009 tarihli orman mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ile aynı zamanda Harita Mühendisi Bilirkişisi … tarafından düzenlenen 27.02.2009 tarihli krokili rapordan ve memleket haritasından da anlaşılacağı üzere, A harfi ile işaretli 14.608,89 m2lik (metrekarelik) kısmın orman sayılan yerler içerisinde kaldığı, B ile işaretli 2.451,11 m2lik (metrekarelik) kısmın ise orman sayılmayan yer içerisinde kaldığı, ancak orman kadastro komisyonunun davaya konu taşınmazın tamamının 2/B uygulamasıyla orman tahdit sınırları dışına çıkartılan yerler içerisinde kaldığını tespit ettiği, B ile işaretli kısmın 2.451,11 m2lik (metrekarelik) kısım öncesi halihazır durumu en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılmayan yerler içerisinde olduğu, B ile işaretli kısma yönelik açılan davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 27/06/2012 tarih ve 2012/7517 Esas, 2012/9640 Karar … ilamı ile onanarak kesinleştiği, A harfi ile gösterilen kısım olan 14.608,89 m2lik (metrekarelik) kısım için tekrardan mahkememizce keşif yapıldığı ve A ve C harfleri olarak gösterildiği, A=14.235,37 m2 (metrekare) ve C=373,51 m2 (metrekare) olarak belirlendiği, A ile işaretli 14.235,37 m2lik (metrekarelik) kısım yönünden birleşen dosyada davacı vekili 19.08.2014 tarihli dilekçesi ve 09.09.2014 tarihli celsedeki beyanı ile bu kısmı dava konusu etmekten vazgeçtiği, asıl dosya yönünden C ile işaretli 373,51 m2lik (metrekarelik) kısım için de mahkememize açılan davanın reddine, birleşen dosya yönünden ise tapusunun iptali ile davacı Hazine adına kayıt ve tesciline karar verildiği, mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda mahallinde keşif yapıldığı, C ile işaretli kısmın taşınmaz üzerinde tespit edilemediğinin, taşınmazın hemen bitişiğinde dere olup sonrasının ormanlık alan olduğu, ormanlık alan ile taşınmazın dere ile ayıldığı, taşınmazın A=14608,89 m2 (metrekare), B=2451,11 m2 (metrekare) olarak gösterildiği, A ile işaretli kısmın öncesinde memleket haritasında hava fotoğraflarında öncesinde orman vasfındaki yerlerden olduğunun tespit edildiği, taşınmazın bu kısmının 3116 … orman Kanun tarifindeki orman vasfındaki yerlere uyduğu, 4785 … orman Kanunu’na göre devletleştirilen yerlerden olmadığı gibi 5658 … Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunu’na (5658 … Kanun)
göre iadeye tabi olan yerlerden de olmadığı, aynı zamanda taşınmazın etrafının halen boş olması orman vasfını yitirmesi kendi haline bırakıldığında yeniden orman yetişmesinin mümkün olmaması nedeni ile 2/B vasfı ile kadastro harita ve tutanaklarında orman tahdit sınırları dışında bırakıldığının anlaşıldığı, öncesi orman olan bir yerin özel mülkiyeti konu olamayacağı, orman idaresinin denetim ve tasarruf hakkının bulunduğu, dolayısıyla kadastro komisyonunun verdiği kararın doğru olduğu, 6292 … Kanun’un 7 nci maddesinin 4. fıkrası gereğince fiilen orman olan yerlerin iadesinin mümkün olmadığı, yine 6292 … Kanun’un “2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir…” şeklindeki hükmün de gözetilmesi gerektiği gerekçeleriyle asıl dava dosyası yönünden; … ili Merkez ilçesi …Köyü 923 parsel … taşınmazın A ile işaretli 14.608,89 metrekarelik kısmı hakkında açılan davanın reddine, birleşen dava dosyası yönünden ise bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporunda A ile işaretli 14.608,89 metrekarelik kısmın orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirlendiğinden ve davalı Hazine vekilinin önceki bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 373,58 metrekarelik kısım düşüldükten sonra kalan 14.235,31 metrekarelik kısım yönünden vazgeçme beyanları bulunduğundan bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, C harfi ile gösterilen 373,58 metrekarelik kısım için ise açılan davanın reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı … İdaresi vekili ile birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının orman olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Birleşen dosyanın davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen dava açısından aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulmasını ya da düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itiraza, birleşen dava ise tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı ve 6292 … Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca iadeye tabi taşınmazlardan olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6292 … Kanun’un 7 ve 9 uncu maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Davalı … İdaresinin temyiz istemi yönünden; asıl davada, dava konusu 17.060 metrekare yüzölçümlü 923 parselin bilirkişi raporlarında A harfi ile gösterilen 14.608,89 metrekarelik kısmına yönelik davacı …’ın talebinin reddedildiği; taşınmazın geriye kalan kısmı olan ve harita mühendisi …’in 27/2/2009 tarihli krokili raporunda B harfi ile gösterilen 2.451,11 metrekarelik kısmı yönünden de orman olmadığına ilişkin verilen kararın, Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesinin 27.06.2012 tarih ve 2012/7517 Esas, 2012/9640 Karar … ilamı ile onandığı ve temyiz incelemesine konu son kararla davacı … İdaresi aleyhine yeni bir hukuki durumun yaratılmadığı anlaşıldığından, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan davalı … İdaresinin, temyiz dilekçesinin belirtilen nedenlerle reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Bilindiği üzere, 6831 … Kanun’ un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan tapulu alanlara ilişkin olarak 6292 … Kanun’un 7 nci maddesinde; “İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya re’sen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;” şeklinde başlayan birinci fıkrasının (a) bendinde; “Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak, bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya Kanuni mirasçılarına iade edilir”; aynı Kanun’un “Davalar” başlıklı 9. maddesinin ikinci fıkrasında; “Bu Kanuna göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmaz, açılmış ve devam eden davalar durdurulur. Durdurulan bu davalara konu taşınmazlar hakkında hak sahipleri veya ilgilileri tarafından bu Kanun’da belirtilen süreler içinde gerekli başvuruların yapılmaması veya başvuru yapılmasına rağmen, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde mahkemelerce bu davalara devam edilerek genel hükümlere göre karar verilir”; aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, “Bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılmak üzere ilgilileri tarafından süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması veya başvuruda bulunulmasına rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle hakkında işlem yapılamayan taşınmazlara ilişkin olarak ikinci fıkra uyarınca açılmamış davalar açılır, durdurulan davalara devam edilir ve kesinleşmiş yargı kararları yerine getirilir.” hükümleri yer almaktadır.
Anılan yasa maddesi hükümleri ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; davacı Hazine, tapuda gerçek kişi adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın 6831 … Kanun’ un 2/B maddesi kapsamında kaldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptalini talep etmiş olup, dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazın yukarıda belirtilen nitelikleri taşıdığının ve bu nedenle 6292 … Kanun’un 7/1-a maddesinin uygulanacağının anlaşılmış olması karşısında İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazinenin açılan davadan vazgeçmiş sayılacağının Kanun’un âmir hükmü gereği olduğu, buradaki vazgeçmenin, 6100 … Kanun’un 307 nci maddesi ve devamında düzenlenen teknik anlamda bir “feragat” olmayıp, Kanun’dan kaynaklanan ve davalının rıza ve muvafakatının da aranmadığı, kendine özgü bir vazgeçme olduğu gözetilerek, davacı Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın reddine karar verilmiş olması ve yine 6292 … Kanun hükümleri uyarınca sonuçlandırılan davalarda, aynı Kanun’un 9/5 inci maddesi gereği taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılması ve taraflar leh ve aleyhine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiği halde, davacı Hazine aleyhine ve davalı yararına olmak üzere vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamakta ise de, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Davalı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Birleşen davanın davacısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2-A bendinde yer alan “vazgeçme beyanları bulunduğundan bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına” cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine “6292 … Kanun gereğince Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına” ibaresinin yazılmasına, yine hükmün 2-B bendinde yer alan “davanın reddine” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “davadan 6292 … Kanun gereğince Hazinenin vazgeçmiş sayılmasına” ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin 4 üncü paragrafının tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “6292 … Kanun’un 9/5 maddesi uyarınca Hazine aleyhine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına ve hükmün, 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 … Kanun’un 438/7 nci maddesine göre DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.