Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/8944 E. 2012/24903 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8944
KARAR NO : 2012/24903
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 184/1. maddesinde “yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran” kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Yasasının 5. maddesinde de bina kavramı “Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.” şeklinde açıklanmış olup, ruhsatlı binada yeni alan oluşturmayan, çatı onarımı gibi tadilatların bu suçu oluşturmayacağı gözetilerek mahallinde keşif yapılarak sanığın kendisine ait evin üstüne ruhsatsız … çatı yapması eyleminin kapalı alan oluşturularak bina yapma veya tamamlamaya yönelik esaslı bir yapım faaliyeti olup olmadığı hususunda bilirkişiden teknik verilere dayalı olarak rapor alınıp tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 184/1. maddesinde yazılı suçun, anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde işlenebileceği, belediye mücavir alanını kapsamadığı gözetilerek suça konu yerin belediye sınırları içerisinde veya özel imar rejimine tabi yerde kalıp kalmadığının araştırılmaması,
3- Kabule göre de, CMK’nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmadığı, TCK’nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında “eylem nedeniyle kamunun zarar gördüğü ve bu zararın henüz giderilmediği ve esasen inşaatın tamamen yıkılması yada ruhsata uygun hale getirilmesi halinde TCK’nın 184/5. maddesinin uygulanması gerektiğinden” biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.