YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10196
KARAR NO : 2023/9370
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/277 E., 2023/204 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı mirasçılar vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı mirasçılar vekili ve feri müdahil Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nce ilamdaki gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesi kararı davalı mirasçılar vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davacının, davalıya ait arazide 15.07.2013 – 06.07.2015 tarihleri arasında bekçi olarak çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Feri müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, söz konusu adresin bir tarla olduğunu ve bu adreste davacının bekçilik yapmasını gerektirir bir ihtiyaç olmadığını, davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2017 tarih 2015/612 E., 2017/201 K. sayılı kararı ile 04.09.1963 doğumlu davalıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde davalı …’a ait 1549419.35 sicil numaralı “şehir içi ve şehirler arası yük taşımacılığı” iş yerinden 02.07.2017 tarihinde 1 gün çalışmasının bildirildiği, 22.07.2015 tarihinden itibaren 4/a tarım sigortalısı olarak bildirimlerinin devam ettiği, emniyet araştırmasından, davalı … adına …Mahallesi 111. Sok. No 7 …adresindeki yerin müstakil ev olduğu ve evin davalı …’a ait olduğu, davacının bu adreste çalışmadığı, ancak … ile dava dışı… isimli şahısların ortak zeytinlik alanındaki arazide …’ın çalıştığı tespitinin yapıldığı, bu çiftlikte bildirimlerinin bulunmadığı, adresinin 2077 Sokak No: 5/1 Kaynaklar / Buca adresi olduğu, davacı tanıkları ve kamu tanığı olarak dinlenen mahalle muhtarının beyanlarından davacının iddiasının sabit olduğu anlaşılmakla; …TC Kimlik numaralı …Sigorta Sicil numaralı davacı …’ın davalı kurumda tescilsiz 2077 Sokak No.5/1 …-Buca … adresinde bulunan …’a ait tarım işletmesi işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile 15.07.2013 – 06.07.2015 tarihleri arasında bildirilen süreler dışlandığında 711 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının SGK’na bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı mirasçılar vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Fer’i Müdahil Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacının iddiasını yazılı belgelerle ispatlayamadığını, dinlenen davacı tanık beyanlarının davanın kabulü için yeterli olmadığını, bordro tanıklarının beyanlarının alınmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Mirasçılar Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacının iddiasını yazılı belgelerle ispatlayamadığını, sadece tanık beyanlarına dayalı hüküm kurulduğunu, bordro tanıklarının beyanlarının alınmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin 12.09.2018 tarih ve 2017/1970 E.,2018/1349 K.sayılı kararı ile dinlenen davacı tanıkları ve kamu tanığı Murteza Oruç’un iddiayı doğrulayıcı, aydınlatıcı ve net anlatımları sonucunda, davacının, çekişme konusu tarihlerde davalı …’a ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle devamlı ve fasılasız olarak çalıştığının belirgin bulunduğu, gerek ilk derece yargılaması gerekse istinaf yargılaması aşamasında bordro tanıklarına ulaşılamadığı ve davacı aleyhine kanıt elde edilemediği, davalıya ait işyerinin niteliği ve büyüklüğü gözönüne alındığında bekçi bulundurulması gereken yerlerden olduğu, davacının 02.07.2015 tarihinde 1 gün sigortalılık bildirimi bulunmasının da bu ihtiyacı ve davacının çalışma olgusunu doğruladığı, davacının, davalıya ait tarım işletmesi işyerinde 02.07.2015-02.07.2015tarihleri arasında bildirilen 1 günlük çalışması dışlanarak istemi kabul eden mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili ve davalı mirasçılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı mirasçılar vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 26.09.2019 tarih ve 2018/7032 E., 2019/5555 K. sayılı kararı ile öncelikle ihtilaflı dönemde davacının nerede ikamet ettiğini belirlemek, ikamet ettiği yerdeki elektrik, su aboneliklerinin bulunup bulunmadığını araştırmak, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının ihtilaflı dönemde fiili ve kesintisiz bir çalışmasının olup olmadığı hususunda yöntemince beyanlarını almak, komşu işyeri tanıklarının ihtilaflı dönemlerde çalışıp çalışmadığının denetlenebilmesi için hizmet cetvelleri ile işyeri sahiplerinin vergi kayıtlarını istemek, mahallinde keşif yaparak davacının bekçi olarak çalıştığını iddia ettiği yerde bekçi çalıştırmaya gerek olup olmadığını değerlendirip ve varsa buraya yakın evlerde ikamet eden kişilerin ve Jandarma 19.01.2016 tarihli tutanağında bilgisine başvurulan “ …’nun” tanıklığına başvurarak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra karar vermek gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan feri müdahil Kurum ve davalı mirasçılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. BOZMA SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bozma sonrası İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlçe Nüfus Müdürlüğü müzekkere cevabında 57748226506 Tc Kimlik nolu …’ın dava konusu dönem olan 15.07.2013- 06.07.2015 döneminde adres bilgilerinin bildirildiği, su ve kanalizasyon idaresince davacı, …’ın, KPS Sorgulama Sonucunda … İlçesi… Mahallesi 4178 Sokak No:5 adresinde ikamet ettiği, ilgili adreste herhangi bir su aboneliğinin bulunmadığının bildirildiği, mahalle muhtarı tarafından adreste 10 yıldır herhangi bir ikametin ve kullanımın bulunmadığı beyan edilmiştir bilgisinin verildiği, 01.07.2022 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrası Ziraat Bilirkişisince Bilirkişi Raporu tanzim edildiği, rapor ile davaya konu olan taşınmazda bekçi bulundurulmasının gerekliliği hususunda Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanunu hükümleri kapsamında zirai üretim yapılan alanların korunmasının üreticinin kendi inisiyatifi ve doğrultusunda değerlendirileceği ve kendi tasarrufu içinde bekçi bulundurabileceği çıkarımına varılmakta olduğu, mevcut koşullar altında söz konusu taşınmazın çok yıllık üretim yapılan karışık meyve bahçesi olduğu, hasat zamanında mahsulde kayıp, hırsızlık ve zararın önlenmesi amacıyla bekçi bulundurulabileceği, ancak bunun zorunluluk taşımadığı, üreticinin kendi inisiyatifindeki tedbirler kapsamında düşünülmesi gerektiğinin belirtildiği, davaya konu taşınmazlarda yapılan üretimde sezon içinde ve hasat zamanında bekçi bulundurulması 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda değinildiği üzere zaruri olmadığı, üretici tasarrufunda değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, bordro tanığı …’ın, kamu tanığı İbrahim Ollulu’nun dinlendiği, davacı …’ın mernis kayıtlarında 15.10.2014 tarihinden önce ikamet adresinin Salihli/…, 15.10.2014-15.11.2015 döneminde …Mah.4164 Sok.No.29A …/… olduğu görülmekte ise de; Salihli ve Karabağlar adreslerinde davacı adına elektrik, su abonelik kayıtları bulunmamakta olduğu, ayrıca … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Daire Başkanlığı 13.04.2020 tarihli yazısında; “…Mah…. Sok.No.305 Salihli adresindeki mahalle muhtarı tarafından adreste 10 yıldır herhangi bir ikametin ve kullanımın bulunmadığı” bildirildiği, mernis kayıtlarına göre davacının gerçek ikametgahı tespit edilemeyeceğinin anlaşıldığı, kamu tanığı İbrahim Ollulu’nun “…’ın fabrikadan ortağı olduğunu, şirketin isminin STP Gıda San AŞ olduğunu, …markalı ürünleri ürettiklerini, kendisinin çiftlik ile herhangi bir ilgisi olmadığını, çiftliğe de gitmediğini, yerini bile bilmediğini, beraber işletmediklerini, … isimli şahsı da tanımadığını” beyan ettiği, bu beyanın bozma kararından önce davacı/kamu tanığı olarak dinlenen … (nüfus kaydına göre yerleşim yeri adresinin kaynaklar … Mah. 2077 Sok.No.3 …/… olduğu)’un “davacının komşusunun tarlasında bekçilik yaptığını, oradan tanıdığını, kendisinin yaz kış … Köyü…Mevkii Güme evler 2077 sokak No.3 adresinde oturduğunu, davalı …’ın komşusu olduğunu, davacının onun arazisinde bekçi olarak hizmetli gibi iki yıl boyunca çalıştığını, 2013-2015 seneleri arasında çalıştı diye hatırladığını, orada ev olduğunu ve devamlı orada kaldığını, davalı …’ın davacıya motor aldığını, ihtiyaçlarını onunla gördüğünü, …’ın çiftlikte kalmadığını, ara ara gelip gittiğini, çiftliğin yaklaşık olarak 13 dönüm civari bir arazi içerisinde olduğunu, çiftlikte zeytin, meyve ağaçları, ev olduğunu, küçükbaş hayvanlar, kuzu, tavuk, hindi, ördek olduğunu, davacının hem onlara baktığını, hem de bekçilik yaptığını, ara sıra zeytinlerin diplerini çapa makinası ile sürdüğünü, davacının ne kadar maaş aldığını bilmediğini, davalı ile arasındaki ilişkiyi bilmediğini, davacıyı çalışırken iki yıl boyunca gördüğünü,” yönündeki beyanı doğruladığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne, …TC Kimlik nolu, … ss numaralı davacı …’ın, davalı Kurumda tescilsiz, 2077 Sk. No:5/1 Kaynaklar Buca/… adresinde bulunan …’a ait tarım işletmesi işyerinde hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 15.07.2013- 06.07.2015 tarihleri arasında (bildirilen süre dışlandığında) 711 gün çalıştığı bu çalışmalarının Feri müdahil kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
VII.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bozma sonrası İlk derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili ve davalı mirasçılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil vekili; Yargıtay bozma ilamındaki hususların tam olarak yerine getirilmediğini, çalışma olgusunun yazılı delillerle desteklenmesi gerektiği, kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, fiili çalışmayı doğrulayacak muhasebe defter kayıtları ve benzer kayıtların araştırılmadığı, komşu iş yerlerinin eksik olarak araştırıldığı, dinlenen tanıkların ifadelerinin yetersiz olduğu, yapılan keşif sonucu gezilen iş yerinin bekçi çalıştırılması zorunlu olacak yerlerden olmadığının anlaşıldığı, inceleme ve araştırmanın yeterince titizlikle yerine getirilmediği, tanık anlatımlarına ve eksik inceleme neticesi oluşturulan rapora itibar edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozma sonrası ilk derece mahkemesi kararın bozulmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı mirasçılar vekili; gerçek ve fiili çalışmanın varlığının yazılı belgelerle ispat edilemediğini, dinlenen tanıkların davanın kabulü için yeterli olmadığından bozma sonrası ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı nezdinde 15.07.2013 – 06.07.2015 tarihleri arasında tarihleri arasında çalışmalarının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip Mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.
3.Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince kesintisiz çalışmaya karar verilmiş ise de; bozma gereğinin yerine getirilmediği, bozma gereğince yapılacak keşifte davacının çalıştığı yerin tespiti, ev olup olmadığı, ne kadar bir arazi içerisinde olduğu, komşu iş yeri tanıkları dinlenmek suretiyle çalışmanın niteliği ve süresinin belirlenmesi amaçlanmakta olup yapılan keşifte ise sadece ziraat mühendisi bilirkişi dinlenmek suretiyle bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece komşu iş yeri tanıkları ve muhtarın mahallinde dinlenmek suretiyle çiftlik içerisinde ev ve müştemilat bulunup bulunmadığı, dava konusu dönemde davacının bakmakla sorumlu olduğu hayvanların (koyun, tavuk gibi vb) bulunup bulunmadığı, davacının dava konusu dönemde adresinin davalıya ait iş yeri dışında başka yerlerde göründüğü dikkate alınarak bu iş yerinde sürekli oturup oturmadığı araştırılıp tanıklardan sorulmalı, sürekli oturuyor ise özel hayat ile iş hayatının iç içe geçtiği dikkate alınmak suretiyle çalışmasının kısmi nitelikli olup olmadığı, yapmak zorunda kaldığı işler için ne kadar süre gerektiği, buna göre çalıştığı sürelerin günlük 7,5 saat hesabıyla belirlenecek günlerin hüküm altına alınması gerekirken eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile sonucu gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VIII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi