Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/13904 E. 2013/29855 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13904
KARAR NO : 2013/29855
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A)Sanığa yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B)Sanık hakkında tehdit eyleminden kurulan hükme yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasanın 141/3, 5271sayılı CMK’nın 34/1, 230/1 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve varsa tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, belirsiz, kapalı ve duraksamalı söylemlerden kaçınılması, suçun yasal öğeleri ve kabul edilen olayların gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2-Mahkemenin kabulüne göre;
a)Katılanların aşamalardaki anlatımlarında olayın; sanığın katılan …’ı petrol istasyonunda tehdit ettikten sonra, evinde olan mağdur …’u telefonla arayıp tehdit etmesi ve iki el ateş etmesi biçiminde anlatılması karşısında iki ayrı suçun oluşacağı gözetilmeden, eylemlerin peşpeşe işlendiğinden söz edilerek TCK’nın 106/2-a, 43/2. maddeleriyle hüküm kurulması,
b)Sanığın katılan …’a kefil olduğu ve arkadaşlarını da kefil yaptığı fakat katılanın borçlarını ödememesi nedeniyle yirmi aydır maaş alamadığı ve kefil yaptığı arkadaşlarının da kendisini sıkıştırdığı ve mağdur …’tan da alacağını alamadığına ilişkin savunması karşısında; haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 27/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.