Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/5549 E. 2023/13497 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5549
KARAR NO : 2023/13497
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2893 E., 2021/1063 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/119 E., 2020/418 K.

Taraflar arasındaki, davalı Kurumca davacı hakkında 1 ay süre ile 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi hükümlerindeki teşvik hükmü ile birlikte aynı Kanunun geçici 75 inci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinin iptali ve buna göre davacı hakkında prim tahakkuku işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı kurumun istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline ait Restoran/Lokanta niteliğindeki iş yerinde 12.09.2018 tarihinde yapılan sigortalılık denetimi esnasında Sosyal Güvenlik Denetmeni …tarafından tutulan tutanağa dayanak teşkil eden 28.09.2018/EŞ-115 sayılı Denetmen Raporu ile müvekkili aleyhine 1 işçinin beyan tarihi itibariyle sosyal güvenliğinin sağlanmadığı gerekçesi ile işlem tesis edildiğini, yapılan denetim esnasında işyerinde çalışması mevcut 3 kişinin bulunduğunun tespit edildiğini, bu kişilerin sigorta girişinin yapılıp yapılmadığının kontrol edildiğinde üç kişinin de sigorta girişlerinin yapıldığının tespit edildiğini, akabinde …’a sözlü olarak işyerinde ne kadar süredir çalıştığının sorulduğunu bunun üzerine anılan işçinin bir-iki haftadır çalıştığını beyan ettiğini, müvekkilinin işyerinde bulunmadığı için işyeri çalışanlarından Nuray Fırtınaya işveren vekili sıfatıyla işyeri durum tespit tutanağının imzalatıldığını, denetmen tarafından düzenlenen raporun varsayıma dayandığını … isimli işçinin işe giriş bildirgesinin işe girdiği tarihte 01.09.2018 tarihinde verildiğini, tespitin yapıldığı tarihin 12.09.2018 tarihi olduğunu, denetimin yapıldığı tarihten 11 gün önce zaten işçi …’ın sigorta girişinin yapıldığını, herhangi bir usulsüzlük ve sosyal güvenliğinin sağlanmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ilgili idari işlemin iptali için kuruma yaptıkları başvurunun reddedildiğini, yine davalı Kurum tarafından tesis edilen 01.12.2018 tarih ve 53494150-022.01.01-14199092 sayılı işlemle müvekkilinin kurum nezdindeki teşvik ve desteklerinin durdurulmasına karar verildiğini, bahse konu talepleri ile ilgili olarak daha önce Kayseri 1. İdare mahkemesinin 2018/1060 Esas sayılı dosyasında işlemin iptalini talep ettiklerini ancak Yargı yolunun adli yargı olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddedildiğini, eksiklikler ve yanlışlıklarla yapılan sigortalılık denetimi sonucunda tutulan tutanak ve bunu izleyen denetmen raporu ve devamı niteliğindeki teşvik ve desteklerin durdurulmasına yönelik işlemlerin hukuka aykırı olduğunu belirterek SGK İl Müdürlüğünün 28.09.2018/EŞ-115 sayılı Denetmen Raporunun iptaline, Kurum tarafından tesis olunan 01.12.2018 tarih ve 53494150-022.01.01-14199092 sayılı teşviklerin durdurulmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacının işyerinde Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından yapılan denetim sonucunda düzenlenen 28.09.2018 tarihli ve 2018/EŞ-115 sayılı denetmen raporu ile “Denetim esnasında 3 işçinin çalışırken görüldüğü, kendileri ile yapılan görüşme sonucu beyanları ile kurum kayıtlar kontrol edildiğinde 1 işçinin …’ın beyan tarihi itibariyle sosyal güvenliğinin sağlanmadığı tespit edilerek tutanak altına alındığı tespitine yer verildiğini, söz konusu müfettiş raporunun işyerinde yapılan inceleme neticesi hazırlandığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, “…Mahkememizce taraflarca gösterilen deliller toplanmış, dava konusu 28.09.2018 tarih 2018/EŞ-115 sayılı denetmen raporu, sigortalı …’a ait SSK sicil dosyası Kayseri 1.İdare Mahkemesinin 17.06.2019 tarih, 2019/145 esas 2019/517 sayılı kararı getirtilerek incelenmiş, bordro tanıkları dinlenmiş, dava sigortalı …’ın da hak alanını ilgilendirdiğinden davaya dahil edilmiştir.
Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 17.06.2019 tarih, 2019/145 esas 2019/517 sayılı kararı ile davacı hakkında tesis edilen idarî para cezasının hukuka uygun olmadığından dava konusu işlemin iptaline karar verildiği verilen kararın, davalı kurum verili tarafından istinaf edildiği, Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesince Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 17.06.2019 tarih, 2019/145 Esas 2019/517 sayılı kararının aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görüldüğünden istinaf isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, sigortalı …Akbıyak’a ait SGK sicil dosyası, dava konusu 28.09.2018 tarih 2018/EŞ-115 sayılı denetmen raporu, Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 17.06.2019 tarih, 2019/145 Esas 2019/517 sayılı kararı ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile dosya kapsamından davacı işyerinde Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından yapılan denetim sonucunda düzenlenen 28.09.2018 tarihli ve 2018/EŞ-115 sayılı rapora istinaden … isimli kişinin davacı işyerinde 26.08.2018 tarihinde işe girmesine rağmen sigorta girişinin 01.09.2018 tarihinde yapıldığı ve bu süre içinde sigortasız çalıştığı gerekçesi ile davacı işyeri adına idari para cezası tesis edilerek 4447 sayılı Kanun’un ek maddeleri gereğince yaralanmış olduğu teşvik ve indirimlerin 2018/10 aydan itibaren bir ay süre ile, asgari ücret desteğinin ise 01.01.2018 tarihi itibariyle durdurulması nedeni ile dava konusu işlemlerin iptali için iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlem nedeni ile kurum tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptaline ilişkin olarak Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 2019/145 esasına açılan davanın Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 17.06.2019 tarih, 2019/145 Esas 2019/517sayılı kararı ile davacı hakkında tesis edilen idarî para cezasının hukuka uygun olmadığından dava konusu işlemin iptaline karar verildiği verilen kararın, davalı kurum verili tarafından istinaf edildiği, Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesince Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 17.06.2019 tarih, 2019/145 esas 2019/517 sayılı kararının aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görüldüğünden istinaf isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.
… Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari dava dairesinde de uygun görülen Kayseri 1.İdare Mahkemesinin 17.06.2019 tarih, 2019/145 Esas 2019/517 sayılı kararında da belirtildiği üzere dava konusu işlemin dayanağı işyeri tespit tutanağında …’ın işe giriş tarihi olarak beyan ettiğini belirttiği “26.08.2018” tarihinin yazıldığı, davacı tarafından işe giriş bildiriminde ise …’ın işe giriş tarihinin 01.09.2018 tarihinin gösterildiği, işyeri tespit tutanağında …’ın beyanına göre “26.08.2018” tarihinin yazıldığı belirtilmiş ise de anılan tutanakta …’ın imzasının bulunmadığı, ayrıca işyeri durum tespit tutanağında tanık olarak imzaları alınan diğer işyeri çalışanları … ile …’nın …’ın 26.08.2018 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığına dair herhangi bir beyanlarının olmadığı, anılan tutanakta işyeri veya vekilinin imzasının da bulunmadığı, tutanağa işyeri vekili olarak yazılan …’nın anılan işyerinde işçi olarak çalıştığı ve işveren vekili olduğuna dair davalı idarece herhangi bir delil ortaya konulmadığı yine denetmen tutanağında ifadesi alınan … ve …’nın duruşmada verdiği ifadelerinde de …’ın 26.08.2018 tarihinde işe başladığı yönünde beyanları olmadığı anlaşıldığından durum tespit tutanağının sözlü beyana dayandığı, …’ın 26.08.2018 tarihinde davacı işyerinde işbaşı yaptığı hususunun somut bilgi belge ve ifadelerle desteklenmediği, kurum işleminin yasal olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulü ile 28.09.2018 / EŞ – 115 sayılı Kurum denetmen raporunun iptaline, davacının 4447 sayılı Kanun ek maddeleri gereğince yararlanmış olduğu teşvik ve indirimlerin bir ay süre ile durdurdulması asgari ücret desteğinin 01.01.2018 tarihi itibariyle durdurulmasına ilişkin kurumun 01.12.2018 tarihli işleminin iptaline karar vermek gerekmiş, davalı … dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davalı SGK başkanlığı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
İstinaf Kanun yoluna başvuran davalı vekili davacı hakkındaki işlemlerin yerinde ve yasal olduğunu belirterek, verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin kararında “…Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 2019/145 – 517 E – K sayılı ilamı ile dava konusu işlem nedeniyle Kurum tarafından verilen idari para cezasının iptaline dair karar, … BİM 9. İdari Dava Dairesinin 2019/1731 Esas 2020/246 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin reddine kesin olarak karar verilmiştir. Mahkemenin, dahili davalı …’ın 26.08.2018 tarihinde işe başladığına yönelik tespitin somut bilgi ve belgelere dayanmadığı, kurum işlemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair kararı isabetli olup, davalı kurum vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında incelenen karara yönelik davalı Kurum vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine…” dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; davacı hakkında yapılan işlemlerin yasal gereklilik ve denetmen raporunun sonucu olduğunu belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81 inci ve geçici 75 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Eldeki davada, davacıya ait iş yeri hakkında, gelen ihbar üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından yapılan denetim sonucunda düzenlenen 28.09.2018 tarihli ve 2018/EŞ-115 sayılı rapora istinaden dahili davalı … isimli kişinin davacı işyerinde 26.08.2018 tarihinde işe girmesine rağmen, sigorta girişinin 01.09.2018 tarihinde yapıldığı ve bu süre içinde sigortasız çalıştığı gerekçesi ile davacı işyeri adına bir taraftan idari para cezasının kesildiği, diğer taraftan da, davacı hakkında 1 ay süre ile 5510 sayılı Kanun’un 81 inci ve ek 14 üncü maddeleri hükümlerindeki teşvik hükmü ile birlikte aynı kanunun geçici 75 inci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinin iptali ve buna göre davacı hakkında prim tahakkuku işleminin iptali istenilmiş olduğu anlaşılmakta olup, davanın yasal dayanağının 5510 Sayılı kanunun 81 inci ve ek 14 üncü maddeleri hükümlerindeki teşvik hükmü ile birlikte aynı kanunun geçici 75 inci maddesi olduğu anlaşılmaktadır.
2.5510 sayılı Kanun’un geçici 75 inci maddesinde “..Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;
a) 2017 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı Bakanlar Kurulunca belirlenen tutar ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2018 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
b) 2018 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
2018 yılı Ocak ila Eylül ayları/dönemleri için Bakanlar Kurulunca tespit edilen günlük tutar ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinin uygulanmasında Bakanlar Kurulunca belirlenecek prime esas günlük kazancı 18.10.2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesi uygulanan özel sektör işverenlerine ait işyerleri için ayrıca tespit edilebilir.
Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2018 yılı Ocak ila Eylül ayları/dönemleri için eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2018 yılı Ocak ila Eylül aylarına/dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanun’un 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu maddenin uygulanmasında bu Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.
Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması halinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2017 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2017 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.
Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.
3213 sayılı Kanun’un ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgarî ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç iki kat olarak ve 2017 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50’sini geçmemek üzere, 2018 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.
Bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanmaz.
4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir.
2018 yılı Ocak ila Eylül aylarına/dönemlerine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya Maliye Bakanlığına verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir…” hükmü mevcuttur.
Eldeki davada ise, davacı hakkında tutulan denetmen raporu içeriği, dinlenen tanık beyanlarında geçen “…görevlileri gelmeden önce işe yakın bir zamanda başlamıştır…” ve “…hakkında işe giriş tarihini sordular bende yeni işe başladığını çok fazla olmadığını söyledim..” şeklindeki ifadeler ile birlikte 12.09.2018 tarihi itibari tutulan tutanak ile davalı …’in beyan ettiği 26.08.2018 tarihi arasındaki zaman dilimi birlikte düşünüldüğünde, sigortalı …in çalışma başlangıcına dair verdiği ifadenin hayatın olağan akışına uygun olduğu ve gerçeği yansıttığı kaldı ki, bu durumun da tanık ifadelerince belirtildiği şekilde doğrulandığı dikkate alındığında, davalı kurumca yapılan sigortalama işlemi yerinde olup bu işlem nedeniyle doğan teşvik iptaline dair işlemlerin de usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakta olduğundan davanın reddi yerine kabulüne dair karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi