YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9963
KARAR NO : 2023/10233
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/256 E., 2023/154 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen, Kurum işleminin iptali ve tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1949 doğumlu olan davacının Türkiye’de 1971 yılında SSK’lı olarak çalışmakta iken …’ya işçi olarak gittiğini, 3201 sayılı Kanun’a göre 2011 yılında … çalışmalarından 3368 günlük süreyi borçlandığını, Türkiye’de ise 268 gün hizmeti bulunduğundan toplam 3636 gün sigortasının mevcut olduğunu, 27.06.2013 tarihinde Türkiye’den yaşlılık aylığı almak için Kuruma müracaat ettiğini, ancak …’da maluliyet aylığı aldığı gerekçesi ile 65 yaşına kadar Türkiye’den yaşlılık aylığı alamayacağı belirtilerek talebinin reddedildiğini, davacının en son çalıştığı işveren Ergon’un davacının 01.04.2012 tarihinde yurtdışında çalışmasını sona erdirdiğini bildirdiğini, davacının bu tarihten sonra yurtdışında çalışmadığını ve yardım almadığını, davacının malulen emeklilik değil yaşlılık nedeni ile yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, davacının 01.07.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almayı hak ettiğini belirterek; aksine Kurum işleminin iptali ile talep tarihinden itibaren davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve bu aylıkların ay be ay işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya …’da malullük aylığı bağlanırken Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre Türkiye’deki prim günlerinin nazara alındığını, Türkiye hizmet günlerinin tekrar yeni bir aylık için nazara alınmasının mümkün olmadığını, davacının borçlanma gün sayısının eksik olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2017/330 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2021 tarih ve 2020/802 E. 2021/1969 K. sayılı kararıyla; “davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; “… mahkemece, … Sigorta Mercii tarafından gönderilen TH 205 formunda görülmekte olan prim günlerinin çalışmaya dayalı olup olmadığı sorularak belirlenmeli, kesin dönüş şartlarının yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirilmeli ve eldde edilecek sonuca göre yaşlılık aylığı tahsis koşullarının mevcut olup olmadığı belirlenerek karar verilmesi gerekirken, kesin dönüş şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanuna aykırı olup bozma nedenidir.” hususlarına işaret edilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacının … sigorta mercii tarafından düzenlenen TH 205 formuna göre 01.02.1995-31.05.2019 tarihleri arasında G (WAO) kodu ile prim kesildiği, Unkapanı Sosyal Güvenlik Merkezinin 27.05.2023 tarihli yazısından G kodu ile gösterilen hizmet sürelerinin çalışmaya dayalı olmayan sigortalılığa ilişkin olduğunun bildirildiği; Yargıtay 10. HD 2022/14640-2023/335 E-K sayılı emsal içtihadından da anlaşıldığı üzere bu kod ile yapılan bildirimlerin kesin dönüş şartının sağlanmadığı anlamına gelmeyeceği ve 3201 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmasına engel teşkil etmediği, davacının 27.06.2013 tarihli tahsis talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin yerinde olmadığı, davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.07.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, ayrıca davacıya, hak kazandığı aylıklarının 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesinde belirtilen 3 aylık süre dikkate alınarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği” gerekçelerine dayalı olarak “1-davanın kabulüne, davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.07.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline, hak kazanılan aylıkların 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesinde belirtilen 3 aylık süre dikkate alınarak yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,” dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanması sonucu yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.