YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16933
KARAR NO : 2023/26087
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/479 E., 2016/86 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında katılanlara yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrasında düzenlenen hakaret, katılan M.A.’ya yönelik 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen tehdit ve katılan H.E.’ye yönelik 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanığın borç sebebiyle katılanları sürekli arayıp rahatsız ettiğine, en sonunda hakaret ve tehditte bulunduğuna tanık C.O. ile B.E.’nin de bu hususlar yönünden beyanda bulunduklarına, katılan H.E. şikayetçi olacağını söyleyince sanığın sanki hakaret eden katılanmış algısı yaratmak için 19 adet mesaj attığına, dosyaya sunulan mail çıktıları ve telefon mesajları dikkatle incelendiğinde bu hususların ortaya çıkacağına, bir şirket çalışanının diğer bir şirket sahibine bu kadar çok mesaj atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılanların sanığı tehdit etmesi için bir nedenin bulunmadığına, iflas erteleme tedbir kararı nedeniyle hukuken tahsilat yapamayacağını bilen sanığın ise tehdit ve hakaretle tahsilat yapmak istediğine, tüm dosya kapsamıyla sanığın eylemlerinin sabit olduğuna ancak Mahkemece tanık beyanlarına neden itibar edilmediği gerekçelendirilmeden sanığın beraatine karar verildiğine, verilen kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın alacak meselesi nedeniyle telefonla yaptığı görüşmede, katılan M.A.’ya hitaben “..gevşek, y…, şerefsiz, neden sözünde durmuyorsun, adam gönderir seni kaldırırım…” şeklinde sözler söylemek suretiyle hakaret ile tehdit suçlarını ve katılan H.E.’nin cep telefonuna “…söylesene mahalle kabadayısı mısın sen..” şeklinde ve ısrarla birçok mesajlar göndermek suretiyle hakaret ve kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 14.12.2015 tarihli savunmasının alınması işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.