Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/3348 E. 2023/6161 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3348
KARAR NO : 2023/6161
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/161 E., 2016/98 K.
SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet ve resmî belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : 1.5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, tasfiyesi
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2012/161 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun’un 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereği sonuç itibarıyla hapisten çevrili 6.000,00 TL ve 1.660,00 TL gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suç eşyasının müsaderesine, tasfiye gerçekleştiği takdirde tasfiye bedelinin hazineye gelir kaydına, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise sanığın sonuç itibarıyla 1 yıl 8 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.03.2021 tarihli ve 7-2016/298404 sayılı kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, savunma ve itirazları dikkate alınmadan karar verilmesi ve re’sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III.OLAYLAR VE OLGULAR
1.Sanığın, … Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının temsile yetkili şirket müdürü ve 23.02.2012 tarihli ve IM070465 sayılı ithalat beyannamesi sahibi olduğu, Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğünce söz konusu firma adına tescil ve onaylı 23.02.2012 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın 200 adet cep telefonu ana kartı, 200 adet cep telefonu aksesuar seti, 215 adet cep telefonu ekranı, 220 adet cep telefonu ekranı olarak beyan edilmesine rağmen fiziki kontrolde 200 adet cep telefonu ana kartı, 210 adet cep telefonu LCD ekranı, 216 adet cep telefonu dokunmatik ön camı, 198 adet cep telefonu arka kapağı, 198 adet cep telefonu metal çerçeve şeklinde kasa, 199 adet cep telefonu metal kasa(şase), 620 adet cep telefonu alt üst kasası, 200 adet cip şeklinde telefon aksamı, bir poşet vida ve 4 poşet … telefon aksamı tespit edildiği, tarife belirlemeye yetkili gümrük muayene memurlarınca oluşturulan komisyon aracılığı ile yapılan tespitte, beyannamede aksam parça olarak beyan edilen tüm parçalardan birer örnek alınarak birleştirilmesi sonucunda Nokia N8 model cep telefonunun oluştuğu, batarya takılarak çalıştırılması sonucunda IMEI numarasının tespit edilebildiği, beyannamede birinci kalemde cep telefonu aksamı 851770900019 GTİP, ikinci kalemde cep telefonu ekranı 853120200000 GTİP olarak beyan edilen eşyaların aslında 8517.12.00.00.11 GTİP olarak beyan edilmesi gereken demonte vaziyette Nokia N8 model cep telefonu olduğu anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmalarında, söz konusu ürünleri teknik serviste kullanmak, yedek parça stoğunu tamamlamak amacıyla ithal ettiğini, beyannameyi kendisinin düzenlediğini, telefon aksamlarını birleştirilince cep telefonu oluşturduğunu bilmediğini, eşyanın vergi farkı olmadığını, sadece tüketiciye satışta ÖTV ödeneceğini, herhangi bir izin ya da uygunluk belgesi almaktan kaçınmadıklarını, garanti belgelerinin mevcut olduğunu, kendilerinin BIREMIN marka N8 ve N9 ayrıca DAPENG marka T2000 model telefonların servisini ve ithalatını yapmak için satış sonrası servis belgelerinin olduğunu, bu ürünlerin kendi markalarının malzemeleri olduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3.29.03.2012 tarihli “tutanak” başlıklı belgede, eşyaların heyetçe incelenmesi sonucu eşyanın aksam parça olarak beyan edildiği halde demonte vaziyette cep telefonu olduğu, batarya takıldığında çalışır vaziyette bulunduğu, bir adet numune üzerinde ilgili muayene memurunca yapılan birleştirme işleminde telefonun IMEI numarasının 328445010000128 olduğu, yapılan sorgulamada kayıt dışı olduğunun görüldüğü, eşyanın ithalinin garanti belgesi kapsamında olmasına rağmen firmanın dilekçe ekinde ibraz ettiği garanti belgesi ve tescil belgelerinde yer alan marka ve modellerin uyuşmadığı, eşyaya ait kıymetin gerçek dışı beyan edilerek ödemesi gereken vergileri ödemeden ve ithalinde diğer kurumlardan alınacak garanti belgesi ve uygunluk yazıları olmadan ithal edilmeye teşebbüs edildiğine dair tespitlere yer verilmiştir.

4.Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 25.04.2013 havale tarihli raporda, yedek parça olarak beyan edilen aksam ve parçaların tamamının telefon oluşturduğu, oluşan cihazla Nokia N8 marka ve model cep telefonlarının ebat ve teknik özelliklerinin birebir aynı olduğu, 8517.12.00.00.11 GTİP olarak beyan edilmesi gerektiği, tarife saptırması nedeniyle eşyaların beyana uygun olmadığı, eşyaların CIF değerinin 44.000,00 TL, gümrüklenmiş değerinin 64.900,00 TL olarak tespit edildiği, eksik alınan vergi miktarının ise 20.220,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

5.Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Atatürk Havalimanı Kargo Gümrük Müdürlüğünün 08.11.2012 tarihli yazısına göre, söz konusu eşyaların Telsiz ve Telekominikasyon Terminal Ekipmanları Yönetmeliği kapsamında TAREK referans numarasına ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca onaylanacak garanti belgesi uygulamasına tabi olduğu belirtilmiştir.

6.Kaçak eşyaya mahsus tespit tespit varakası dosya içerisinde olup, eşyaların CIF değerinin 120.000,00 TL, gümrüklenmiş değerlerinin ise 177.000,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Karar Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın aynı Kanun’un anılan maddesinin onikinci fıkrası uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve anılan Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. 5607 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Olaylar ve olgular bölümünde bahsedilen deliller, sanığın savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre 23.02.2012 tarihli ve IM070465 sayılı ithalat beyannamesi kapsamında, birinci kalemde cep telefonu aksamı 851770900019 GTİP, ikinci kalemde cep telefonu ekranı 853120200000 GTİP olarak beyan edilen eşyaların aslında 8517.12.00.00.11 GTİP olarak beyan edilmesi gereken demonte vaziyette Nokia N8 model cep telefonu olduğu, eşyaya ait kıymetin gerçek dışı beyan edilerek ödenmesi gereken vergiler ödemeden ve ithalinde diğer kurumlardan alınması gereken garanti belgesi ve uygunluk yazıları olmadan ithale teşebbüs edilmesi nedeniyle sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereği mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, aşağıda belirtilen hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2.Dosyada bulunan Gümrük İdaresi tarafından düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre eşyaların CIF değerinin 120.000,00 TL, gümrüklenmiş değerlerinin ise 177.000,00 TL olarak tespit edildiği; 25.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda ise CIF değerin 44.000,00 TL, eksik alınan vergi miktarının ise 20.220,00 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle, sanığın ödemesi gereken ve eksik alınan vergi miktarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Karar Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve sanığın itirazının gereği mahallinde merciince incelenerek yerine getirildiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B.5607 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2012/161 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.