Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11122 E. 2023/6845 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11122
KARAR NO : 2023/6845
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/260 E., 2015/599 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/260 Esas, 2015/599 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suça konu belgenin sahte olarak düzenlenmediğine, aldatma kabiliyetinin olmadığına, arama ile ele geçirilen belgenin delil olamayacağına, lehine olan hususların uygulanmamasının yanlış olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kolluk görevlilerince yapılan kimlik kontrolü sırasında, sanığa kimliğinin sorulması üzerine kendi kimliğini vermesi, devamında kaba üst araması yapılırken cebinde görülen kabarıklığı sormaları üzerine sanığın suça konu sahte sürücü belgesini vermesi biçimindeki eylemi nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın atılı suçu ikrar ettiği; alınan bilirkişi raporunda, belgenin tamamen sahte olduğunun, yapılan sahteciliğin aldatma kabiliyetinin bulunduğunun bildirildiği; Mahkeme tarafından yapılan gözlemde belgedeki sahteciliğin aldatma kabiliyetinin bulunuğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanığın ikrarı, bilirkişi raporu, Mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçu işlediği kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Kolluk görevlilerinin rutin kontrolü sırasında durumundan şüphelinilen sanığın yapılan kaba üst aramasında cebindeki kabarıklığın sorulması ve sanığın suça konu belgeyi vermesi, Mahkeme tarafından belge üzerinde gözlem yapılarak aldatma kabiliyetinin bulunduğunun tespit edilmesi ve adli sicil kaydına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tererrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/260 Esas, 2015/599 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.10.2023 tarihinde karar verildi.