Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/25284 E. 2023/6329 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/25284
KARAR NO : 2023/6329
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/456 E., 2020/456 K.
HÜKÜMLÜLER : …, …, …
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94328 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya aslının, istinaf talebinin reddine ilişkin Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2022 tarihli ve 2019/456 esas, 2020/456 sayılı ek kararı yönünden istinaf incelemesi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 25/03/2022 tarihli ve 2022/742 esas, 2022/1050 sayılı kararı ile anılan ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede;
1-)Dosya kapsamına göre, mahkemesince sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/1. maddesi gereğince hükmolunan 8 ay hapis cezasından, anılan Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılırken 16 ay hapis cezası yerine 1 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesini müteakip, anılan Kanun’un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 13 ay 10 … hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği hâlde, hesap hatası yapılarak sanıklar haklarında 1 yıl 1 ay 10 … hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
2-)Kabule göre de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisinin de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı cihetle,
Somut olayda, sanıklara yüklenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmaması karşısında, suç tarihi itibariyle adli sicil kayıtlarına göre engel sabıkaları olmadığı anlaşılan sanıklar … ile … haklarında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde yer … ölçüt değerlendirilmek suretiyle tekrar suç işlemeyecekleri yolunda kanaate ulaşılarak tayin edilen cezalar ertelendiği halde, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre adı geçen sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, “Sanıkların maddi zararı gidermedikleri dikkate alınarak sanıklara verilen ceza hakkında CMK 231/5 vd. maddelerin uygulanmasına yer olmadığına,” şeklindeki hatalı gerekçeyle erteleme müessesesinden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2018 tarihli ve 2015/9-197 Esas, 2018/632 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına yönelik kararda takdir hakkının hatalı kullanıldığının olağan yasa yolu olan temyiz başvurusunda ileri sürülmesi olanaklı ise de; gerekçesi ister doğru ister yanlış olsun, kabul … etmemenin mahkemenin tekdirine bağlı bulunduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına yönelik yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan, kanun yararına bozmaya konu edilmesi olanaklı olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

3. Dosya kapsamına göre, Mahkemesince hükümlüler hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1. maddesi gereğince hükmolunan 8 ay hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılırken 16 ay hapis cezası yerine 1 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesini müteakip, anılan Kanun’un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 13 ay 10 … hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği hâlde, hesap hatası yapılarak 1 yıl 1 ay 10 … hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce (1) numaralı bentte açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan (2) numaralı KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2019/456 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Hükümlüler hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/1. maddesi uyarınca belirlenen 8 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat arttırım yapılarak hükümlülerin 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak hükümlülerin 13 ay 10 … hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.