Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3954 E. 2023/5277 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3954
KARAR NO : 2023/5277
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2 E., 2022/773 K.

KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/397 E., 2021/390 K.

Taraflar arasındaki komşuluk hukukuna dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sakarya ili, … ilçesi, … Köyü, … Mevkii, 5 pafta, 581 parsel sayılı gayrimenkulde bulunan müstakil … maliki olduğunu, bu taşınmaza bitişik 5 pafta, 343 parsel sayılı taşınmazdaki arsanın maliki davalının inşaat ve kazı işleri neticesinde gerçekleşen … kaymasından maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, belirsiz alacağın belirli hale gelmesi neticesinde fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, arsa ve binanın oluşan heyelan tehlikesi nedeniyle uğradığı değer kaybı, oturulamaz haldeki konutun kira ve kullanım bedelleri, oturulmaz haldeki konuta ödenen aylık 400,00 TL’lik aidat toplamından oluşan şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, müvekkilinin yaşadığı elem ve ızdıraba karşı gelmek üzere 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 581 parselde sadece davacının değil takriben 16-17 kişinin de müstakil evi bulunduğunu, bu site ile ilgili inşaat yapılırken müvekkiline ait 343 No.lu parsele takriben 624 m2 kadar tecavüz edildiğini, davalı tarafından açılan bu davanın maddi manevi tazminata konu olacak hiç bir yönü bulunmadığını, dava konusu villanın oturulamaz olduğu konusunda her hangi bir teknik bilirkişi raporu alınmadığını, davacının manevi tazminatı hak edecek haklı bir sebebi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının konutunun kain olduğu 581 parselde kayıtlı 14 No.lu bağımsız bölümünü arsa payının 1/17 oranında 36.608,00 TL’nin arsa payına oranı olan 2.153,41 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; bilirkişilerce yapılan tespitlere konu olan olayların taşınmazın değerindeki etkisi üzerinde durulmadığını, bu yönüyle bilirkişi raporunun eksik kaldığını, manevi tazminat yönünden mahkemenin red gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının konutunda keşif tarihi itibariyle ikamet etme açısından yapısal bir hasar bulunmadığı yıkılan taş duvar ve bozulan peyzaj imalatları nedeniyle meydana gelen zarar ile davalıların eylemleri arasında uygun illiyet bağı bulunduğu için yerel mahkemece davanın hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunamamıştır.

2. Somut olayda; davalının, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eyleminin bulunmadığı anlaşıldığı, her ne kadar ilk dereceli mahkemece yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de netice itibariyle verilen kararın doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683 ve 730, 737, 738 … maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanansebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.