Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11490 E. 2023/6908 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11490
KARAR NO : 2023/6908
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/205 E., 2015/460 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/205 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, hakkındaki yakalama kararından kaçmak amacıyla, … adlı kişiye ait olan nüfus cüzdanındaki fotoğrafı çıkarıp yerine kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesince tanzim olunan ve suça konu belge üzerinde fotoğraf değişikliği yapıldığını tespit eden, 13.10.2015 tarihli adli rapor dava dosyasında mevcuttur.
4. Jandarma Genel Komutanlığı Söke Jandarma Kriminal Laboratuvarınca tanzim olunan, 29.05.2015 tarihli; ” … söz konusu belgesinin sahte olduğu ve görünüşe göre sahteliğin fark edilemeyecek durumda olduğu, aldatma niteliğinin bulunduğu” görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın güncel adlî sicil ve nüfus kayıtları Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiş ve sanığın, 20.04.2015 – 17.08.2016 tarihleri arasında … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu, duruşmadan bağışık tutulma talebinin de bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Hüküm tarihinde, … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması ya da Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılımı sağlanıp yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddeleri ihlâl edilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabul ve uygulama yönünden
a. Belgede sahtecilik suçlarında suça konu evrakın aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri Mahkemeye ait olup suç konusu belge aslı getirtilerek incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, bu gözlem sonucunda gerekçeli kararda aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığının tartışılması ve belge aslının kanun yolu merciinin denetimine olanak verecek şekilde dava dosyası arasında bulundurulması gerekirken eksik inceleme neticesinde sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
b. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151 Esas, 2013/304 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması hâlinde bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınmasının gerektiği anlaşılmakla, sanığın güncel adli sicil kaydında yer alan Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2008 tarihli ve 2008/193 Esas, 2008/431 Karar sayılı ilâm yerine aynı Mahkemenin, 15.02.2011 tarihli ve 2009/175 Esas, 2011/40 Karar sayılı ilâmına konu mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması,
c. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/205 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Tekerrüre esas alınan ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca SANIĞIN KAZANILMIŞ HAKKININ DİKKATE ALINMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.