YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5089
KARAR NO : 2023/5708
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/197 E.,2014/333 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2013/33147 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2013/197 Esas, 2014/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdurenin evlenmekle ergin olduğu sanığın da eylemlerinin cinsel taciz suçu kapsamında kaldığı, mağdurenin de sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna ilişkin olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, mağdurenin sanığın oğlu ile 31.10.2012 tarihinde evlenip eşinin ailesiyle birlikte yaşamaya başladığı, mağdurenin evlenmesinden birkaç gün sonra kayınbabası olan sanığın mağdureye karşı sözlü ve fiili tacizde bulunmaya başladığı, “aşkım, bebeğim” şeklinde sözler söylediği, yine eliyle vücuduna dokunduğu, mağdurenin bu sözlü ve fiili tacizlere karşı çıktığı ve evdekilere söyleyeceğini beyan etmesi üzerine sanığın mağdureyi ölümle tehdit ettiği ve eylemlerine devam ettiği, intikal tarihinden 2 ay kadar önce mağdurenin rahatsızlanması üzerine sanığın mağdureyi otomobiliyle hastaneye götürdüğü, hastane çıkışında sanığın bira alıp araçta içmeye başladığı, daha sonra tenha bir yerde aracı durdurduğu, mağdureyi öpmeye, bacaklarına, göğüslerine ve cinsel organına dokunmaya çalıştığı ve mağdure kendisini itekleyince de oturduğu koltuğu geriye yatırarak mağdurenin üzerine çıkmaya çalıştığı, bu sırada polislerin aracın yanına gelmesi üzerine eylemini sonlandırmak durumunda kaldığı, bu olay sırasında mağdurenin cep telefonu ile ses kaydı yaptığı, bu olaydan 1 ay sonra yine mağdurenin rahatsızlanması üzerine sanığın mağdureyi hastaneye götürdüğü dönüş yolunda yine mağdurenin vücuduna dokunduğu ve kendisine masturbasyon yaptığı, bu olaylar sırasında da mağdurenin gizlice cep telefonu ile ses kaydı yaptığı, 15 gün kadar sonra mağdurenin tekrar rahatsızlanması üzerine aynı şekilde hastane dönüşü yine arabayı tenha bir yere çekerek rızası dışında mağdureyi öpmeye ve vücuduna dokunmaya başladığı ve soyunmasını istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine öldürmekle tehdit ettiği ve mağdureyi arabanın arka koltuğuna götürerek tehdit yoluyla alt kıyafetlerini çıkarttırdığı ve mağdurenin vücuduna dokunduğu ve masturbasyon yaptığı, soruşturma aşamasında alınan raporda mağdurenin ruh sağlının bozulduğunun bildirildiği, sanığın savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, ancak sarhoş olduğu için ses kaydında tespit edilen konuşmaları yapmış olabileceğini beyan ettiği, tüm dosya kapsamından mağdurenin aşamalardaki birbiriyle tutarlı iddia ve beyanları, mahkemedeki ifadesi sırasındaki gözlemlenen hal ve hareketlerinden mağdurenin olayı tüm samimiyeti ile anlattığı kanaatine varılmış olması, mağdure ile sanık arasında husumet bulunmaması, mağdurenin sanığa iftira etmesi için herhangi bir nedenin bulunmaması, her ne kadar mağdure şikâyetinden vazgeçmiş ise de, eylemin resen kovuşturulan suçlardan olması nedeniyle sanığın olaya uygun düşmeyen savunmasına itibar edilmemiş, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2013/197 Esas, 2014/333 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.