Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/4101 E. 2023/6961 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4101
KARAR NO : 2023/6961
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2258 E., 2022/2379 K.
SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka sigorta yada kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması yahut bu kurum veya kuruluşalrla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, sanık … müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2020/625 Esas, 2022/559 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son fıkrası, 43,62,52,53 üncü maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 1.500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2022 tarihli ve 2022/2258 Esas, 2022/2379 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık …, sanık … müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafinin temyiz talebi; vareste tutulma ile ilgili bir karar alınmadan hüküm kurulduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … 08.11.2022 tarihli dilekçesi ile hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyeceğini, hükmün onanmasını talep etmiş, ardından 13.03.2023 tarihli dilekçesi ile atılı vareste tutulma talebi sorulmadan hüküm kurulduğuna, hakkında delil yetersizliği sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ve ceza miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz talebinde bulunmuştur.
3. Katılan vekilinin temyiz talebi, sanıkların her ikisi hakkında verilen ceza miktarının az olduğuna, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasının yanlış olduğuna, sanıkların suçu örgüt teşekkülü şeklinde işlediklerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların katılanı telefonla arayarak kendilerini polis olarak tanıtıp, katılanı hesaplarının FETÖ/PYD terör örgütünün eline geçtiğine inandırıp aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda katılandan toplam 464.000,00 TL menfaat temin ettikleri anlaşılmıştır.
2. 17013731 numaralı posta çeki hesap numarasının sanık …’a ait olduğuna dair 25.07.2019 tarihli kolluk yazısı dosya arasındadır.
3. Olay yerini gösterir güvenlik kamera kaydının bulunmadığına dair 25.07.2019 tarihli kolluk tutanağı dosya arasındadır.
4. Sanık …’ın hesabına katılan tarafından 40.000TL para gönderildiğine dair posta çeki dosya arasındadır.
5. Sanık … tarafından posta hesabına gönderilen paranın 06.05.2019 tarihinde saat 16.35 de bankodan çekildiğine dair güvenlik kamera kayıtlarına dair CD izleme ve tespit tutanağı dosya arasındadır.
6. Gaziosmanpaşa-İstanbul PTT Müdürlüğü cevabi yazısından sanık … tarafından paranın kendi şubelerinden çekildiği bildirilmiştir.
7. Müştekinin şikâyetine ilişkin dosyaya ibraz ettiği mesaj çıktıları dosya arasına alınmıştır.
8. Katılanın kızı olan İ.Ş.G. katılanın beyanlarını doğrulamıştır.
9. 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun Ek 6 ncı maddesine uygun yaptırılan teşhis işlemiyle katılanın … ilindeyken bir kısım paraları bıraktığı yerin yakınında bulunan şahıs olarak sanık …’yı teşhis etmiş, bu hususun 12.06.2019 saat 11.15 tarihli tutanağa bağlandığı anlaşılmış, tutanak aslı dosya arasına alınmıştır.
10. Katılanla irtibat kurulan 0538 (…) (..) (..) GSM numaralı hattın A. E. isimli, 0536 (…) (..) (..) GSM numaralı hattın H. E. isimli, katılana kullandırılan 0536 (…) (..) (..) GSM numaralı hattın C. E. isimli yabancı uyruklu şahıslar adına kayıtlı olduğu yapılan GSM sorgulamaları ve araştırma tutanakları ile belirlenmiştir.
11. Sanık …’ın posta çeki hesabına yatan paranın sanık tarafından çekildiğinin dosya arasına celbedilen kamera görüntülerinin izlenmesi sonucu kollukça tanzim edilen 11.10.2019 tarihli tutanaktan anlaşılmıştır.
12. Sanıkların ve katılanın telefonlarının baz istasyonu kayıtları alınmış, bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
13. Mahkeme sanıkların iştirak halinde zincirleme şekilde katılanı dolandırdıklarına kanaat getirmekle mahkûmiyetlerine hükmetmiştir.
14. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık …’ın Temyiz Talebi Yönünden;
Sanığın, 08.11.2022 tarihli dilekçesi ile hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeyeceğini, beyan edip hükmün onanmasını talep ederek temyizden vazgeçme iradesini açıkladığı, ardından 13.03.2023 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz etmek istediği ancak, temyizden vazgeçme iradesinin açıklanmasının ardından temyizden vazgeçmeden vazgeçmenin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekili Ve Sanık … Müdafiinin Temyiz Talepleri Yönünden;
1. Sanıklar hakkında Gaziantep Bölge adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık …’ın Temyiz Talebi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, sanığın 08.11.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Katılan Vekili Ve Sanık … Müdafiinin Temyiz Talepleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2022 tarihli ve 2022/2258 Esas, 2022/2379 Karar sayılı kararında sanık … müdafiinin ve katılan vekilinin öne sürdüğü temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.