Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/28206 E. 2013/21135 K. 03.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28206
KARAR NO : 2013/21135
KARAR TARİHİ : 03.07.2013

İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda beraatine dair, Seyitgazi Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08/11/2010 tarih ve 2010/107 esas, 2010/149 karar sayılı hükmün katılan … tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 02/04/2012 gün ve 2012/6777 esas, 2012/7483 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Beraat hükmünün gerekçesi karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan … Başkanlığının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,” karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2012 gün ve 2011/84867 sayılı yazısı ile;
“Sanık hakkında ihbarda bulunan, katılan kurum … görevlileri tarafından 17/04/2008 tarihinde tutulan tutanak üzerine imar kanununa aykırı davranması nedeniyle başlatılan soruşturma sonucu, suç tarihi 03/06/2010 olarak iddianamede gösterilen Seyitgazi Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/89 Sor.No 2010/28 İddianame numarası ile kamu davası açılmıştır.
Seyitgazi Asliye Ceza Mahkemesi yaptığı yargılama sonucu aldığı bilirkişi raporları ve tanık beyanları ile sanığın imar kanununa aykırılığı iddia edilen inşaatı 2000 yılında yapıp bitirdiği ve bu tarihten sonra ve özellikle eylemin 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesi ile suç olarak nitelendirildiği 12/10/2004 tarihinden sonra inşaat yapmadığı gerekçesi ile sanık hakkında BERAAT kararı vermiştir.
Seyitgazi Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile tespit edilen suç tarihi (2000 yılı) yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız ile Yargıtay 4. Ceza Dairesi arasında görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Ancak; uyuşmazlık, suç tarihi itibariyle öncelikle incelenecek husus nitelenen suç bakımından zamanaşımı süresinin dolup dolmadığıdır.
Olayda CMK’nın 223/9. fıkrasındaki “derhal beraat kararı verilebilecek hal” yoktur. Çünkü; suça ilişkin tarih, yapılan yargılama sonucunda, tanık ifadeleri ve yapılan keşif ile alınan bilirkişi raporu ile saptanabilmiştir.
Sanık hakkında beraat kararı verilmiş olsa dahi öncelikle zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği re’sen değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05/05/2009 gün ve 2009/11-116 sayılı, 31/12/2009 gün ve 2010/7-218 E.2011/50 K. sayılı, 28/01/2010 gün ve 2011/9-12 E.33 K. sayılı kararları da bu yöndedir.
Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle İTİRAZIN KABULÜ ile Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 02/04/2012 gün ve 2012/6777 Esas, 2012/7483 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak, sanığa yükletilen suçun gerektirdiği cezanın yasadaki türü ve üst sınırına göre 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince eklemeli 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASI, aynı kanunun 322/1 maddesine göre, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE, karar verilmesi saygıyla arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğüne ilişkin 344/1. maddesinde, “Bu kanunun; imar kirliliğine neden olma başlıklı 184 üncü maddesi, yayımı tarihinde yürürlüğe girer…” şeklindeki düzenleme gereği, imar kirliliğine neden olma suçu Kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı, 12/10/2004 tarihinden sonra işlenen suçlar açısından uygulanabilecektir.
Bu nedenle, Dairemiz uygulamasında suç tarihinin 12/10/2004 tarihinden öncesine ait olması durumunda, eylem suç teşkil etmediğinden CMK’nın 223/9. maddesindeki, “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.” hükmü de gözetilerek, sanığın suç isnadı karşısında aklanması sonucunu doğuran ve lehine olan beraat kararları onanmakta,
12/10/2004 tarihinden sonraki eylemler için ise, zamanaşımı durumu değerlendirilerek düşme kararı verilmektedir. Bu nedenle;
Dairemizin 02/04/2012 gün ve 2012/6777 esas, 2012/7483 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.