Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/30155 E. 2023/7895 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30155
KARAR NO : 2023/7895
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/761 E., 2015/976 K.
SUÇLAR :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/761 Esas, 2015/976 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılanın ortağı ve yetkilisi olduğu … Tic. Ltd. Şti. nin satış elemanı/temsilcisi olarak çalıştığı, sanığın satış yapıp tahsil ettiği paraları şirkete ödemeyerek üzerinde bulundurduğu, şirkete ait …sıra numaralı 24.04.2014 tarihli tahsilat makbuzunu 2 ayrı müşteri adına düzenleyip …Petrol A.Ş’den tahsil ettiği 1.000,00 TL parayı şirkete intikal ettirmediği, aynı makbuzu …Maden Ltd. Şti adına yine 1.000,00 TL olarak düzenlediği, 18896 sıra numaralı 10.09.2012 tarihli tahsilat makbuzunu 1.000,00 TL olarak düzenleyip tahsil ettiği halde şirkete verdiği alt nüshasına 100,00 TL olarak yazdığı, 18073 sıra numaralı tahsilat makbuzunda 1.080,00 TL kredi kartından tahsil ettiği halde tahsilat makbuzunu 80,00 TL olarak düzenlediği, bu suretle sanığın özel belgede sahtecilik yaparak şirket adına tahsil ettiği paraları şirkete teslim etmeyip güveni kötüye kullandığı iddiasıyla sanık hakkında işbu kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında;”ben … nakliyatta 5,5 yıl satış elemanı olarak çalıştım, müşterilerimizde gecikenlerden dolayı yani hesapları gecikenlerinden dolayı diğer müşterilerden aldığım parayı diğer müşterinin üstünde göstererek daha sonra ise başka müşteriden aldığım parayı başka bir müşteri adına göstererek böyle bir şey yaptım, bunu yapmamın nedeni malın yollanmamasından kaynaklanmaktadır, eğer bir müşterimizden gecikeni çıktığı zaman mal yollanmıyor ve müşterimizden sipariş aldığımız zaman şirketimizin zararına olduğu için ben de diğer müşteriden aldığım parayı başka bir müşteri adına göstererek gecikeni ortadan kaldırıp ona mal gitmesini sağlamaktır bu da şirketimizin zarar görmemesi adına yapılmış bir şeydir ” şeklinde diyerek üzerine atılı suçları kabul etmemiştir.
3. Katılan aşamalarda; “bir müşterimizin ismini değiştirerek başka tahsilatlar yapılmış, tahsilatların miktarları da düşürülerek yazılmış, isim farklılıkları var, asıl nüsha ile yedek nüsha arasında farklılıklar var, sanıktan şikayetçiyim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Mahkemece alınan 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın 1.000,00 TL olarak düzenlenen 10.09.2012 tarihli tahsilat makbuzunun ikinci nüshasını 100 TL olarak düzenlediği, aradaki fark olan 900,00 TL’nin sahte olarak düzenlenen tahsilat makbuzu ikinci suretiyle sanığın uhdesinde kaldığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A.Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B.Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alındığında;
Sanığın üzerine atılı ” özel belgede sahtecilik” suçunun mağdurunun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere “kamu” olduğu, “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun mağdurunun ise katılan şirket ve yetkilisinin olduğu, dolayısıyla sanığa isnat edilen suçların mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/761 Esas, 2015/976 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/761 Esas, 2015/976 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.