YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31454
KARAR NO : 2023/7062
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/492 E., 2020/252 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1.Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında olacağı, bu madde kapsamında belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü
zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında 27.12.2007 tarihinde 5607 sayılı Kanun’a muhalefetten mahkumiyet kararı verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.11.2011 tarihli, 2009/16017 Esas, 2011/20895 Karar sayılı kararı ile hükmün, ilgili yasal değişiklikler nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden bahisle mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozulduğu, Mahkemece sanık hakkında 13.05.2013 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15.07.2013 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren ihbar edilen yeni suç tarihi olan 03.07.2017 tarihine kadar zamanaşımı süresinin 3 yıl 11 … 18 gün durduğu, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde hüküm altına alınan “Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,…Halinde, dava zamanaşımı kesilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, ilk mahkûmiyet hükmünden itibaren durma süresi de olağan zamanaşımı süresine ilave edildiğinde, zamanaşımını kesen başkaca bir sebep de bulunmadığından, 15.12.2019 tarihinde, incelemeye konu hükümden önce zamanaşımı süresinin dolduğu, bu haliyle sanık hakkında zamanaşımından düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/492 Esas, 2020/252 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, ele geçen ve dosyada mevcut 07.12.2007 tarihli bilirkişi raporunun (2) ve (3) numaralı bentlerinde kaçak olduğu belirtilen eşyanın, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, raporun (1) numaralı bendinde belirtilen ve faturası bulunduğundan kaçak olmadığı anlaşılan eşyanın hak sahibine İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle karar verildi.