Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1203 E. 2023/6010 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1203
KARAR NO : 2023/6010
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1800 E.,2022/2167 K.
SUÇLAR :Çocuğun cinsel istismarı (… …’ye), çocuğun nitelikli cinsel istismarı (… …’e)
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1800 Esas, 2022/2167 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2021/15570 Esas, 2022/5926 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2018/14975 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca; mağdur …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/414 Esas, 2020/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan (mağdur sayısınca), 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2020/664 Esas, 2020/992 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdurlar vekili, katılan Bakanlık vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdur …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/15570 Esas, 2022/5926 Karar sayılı kararı ile “olayın oluş şekli, mağdurların aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma, doktor raporları, tanık beyanları, taraflar arasında duruşma tutanaklarına da yansıyan husumet ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter,her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1800 Esas, 2022/2167 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdur …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan hüküm tesisine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık ile katılan … arasında yıllardır husumet olduğuna, katılan …’in daha önce de sanığa iftirada bulunduğuna hatta bu nedenle sanığın cezaevine girdiğine, koşullu salıverilmeden yararlanıp 2017 yılı ikinci yarısında çıktıktan sonra katılanın oturdukları evi kendi üzerine yapması için baskı yaptığına aksi halde çocuklara cinsel istismarda bulundu suçlamasında bulunacağını, iftira atacağını kendisine beyan ettiğine, bu konuda sanığın kardeşi …’in tanık olduğuna, lüzum halinde dinlenebileceğine, katılan mağdurların asperger sendromlu olup hem katılan mağdurların ve hem de katılan …’in psikolojileri bozuk olduğu için ilaç kullandıklarına, olayın intikal şeklinin ihbarın kim tarafından yapıldığının belirtilmediğine, katılan mağdurların rehabilitasyon merkezindeki öğretmenlere yazdığı mektubun mahkemece celp edilmediğine, fiili livataya dair bulgu olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan ve açıklanan bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi ve tüm dosya kapsamına göre; 2009 yılından başlayıp şikayet tarihi olan 20.11.2017 tarihine kadar muhtelif zamanlarda sanığın, otizm rahatsızlığı bulunan ve ikiz olan çocuklarından katılan mağdur …’nin banyoda cinsel organına baktığı, kendi cinsel organını gösterdiği, katılan mağdurun vücuduna okşama şeklinde dokunduğu, sıktığı, “karı s.k. misin, cinsel organını açta bakayım” gibi sözler söylediği, katılan mağdur …’in kıyafetlerini çıkartıp baktığı, cinsel organını sıktığı, parmağını ve cinsel organını katılan mağdurun poposuna soktuğu; katılan mağdurların aşamalarda özü itibariyle değişmeyen, ısrarlı, samimi ve tutarlı beyanları ve bu beyanları destekler mahiyetteki katılan …’in ve tanık …’in beyanları, sanığın “zaman zaman pantolon üzerinden şaka yollu cinsel organlarına dokunarak büyümüş mü pipin şeklinde şakalar yapmışımdır, annelerinin yönlendirmesiyle zaman zaman sapık baba gibi sözler söylemekteydiler” şeklindeki kısmi kabule dayalı savunmaları, katılan mağdurların ruh sağlığının bozulduğuna ve mağdurların beyanlarına itibar edilebileceğine dair Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporları, olayın ortaya çıkmasından sonra açılan boşanma davasına ilişkin Gaziosmanpaşa 3. Aile Mahkemesinin 2017/1231 Esas sayılı dosyası, mağdurların rapor almak için gittikleri rehabilitasyon merkezinde olayı anlatmaları biçimindeki olayın intikal şekli ve süresi, olayın ortaya çıkmasından önce katılan mağdurlar ve katılan … ile sanık arasında iftira atılmasını gerektirecek derecede dosyaya yansımış ve tespit edilmiş bir husumetin bulunmaması nedenleriyle sanığın sabit kabul edilen cinsel arzularını tatmin amacıyla katılan mağdur …’nin vücuduna ve cinsel organına dokunmak şeklindeki eylemlerinin, devamlılık arz edip ani ve kesintili hareketler şeklinde olmaması ve 6763 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihinden sonrada devam etmesi nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi uyarınca; katılan mağdur …’e yönelik cinsel arzularını tatmin amacıyla vücuduna dokunmak ve cinsel organı ile parmağını katılan mağdurun poposuna sokmak şeklindeki eylemlerinin ise 6763 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihinden sonra da devam etmesi nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, değişik zamanlarda katılan mağdurlara karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanmış, ilk verilen kararda aynı gerekçelerle direnilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan mağdurların çelişkili ifadeleri ve haklarında düzenlenen adli raporların içerikleri, savunma, katılan … ile sanık arasındaki husumet ve tüm dosya kapsamı karşısında Tebliğname’deki düşünceye iştirak edilmeyerek Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2021/15570 Esas, 2022/5926 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

05.10.2023 tarihinde karar verildi.