YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3376
KARAR NO : 2023/6018
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/446 E., 2021/1048 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2013/1 Esas, 2015/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 53 üncü
maddesi gereği 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, ve suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2. Mahkemenin söz konusu kararının sanık ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2019/287 Esas, 2021/7789 Karar sayılı ilâmıyla;
“…I- Sanık …’ın temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli kararın sanığa 11.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın hükmü CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 05.06.2015 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, sanık …’ın temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemine göre yapılan incelemede ise;
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Temel gün adlî para cezası tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi,
3- TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanığa ait sabıka kaydında Van 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/244 Esas, 2008/160 Karar sayılı ve 27.05.2008 tarihli kararının 17.02.2012 tarihinde infaz edilmesine göre sanığın 3 yıl geçmeden müsnet 10.12.2012 tarihli suçu işlediğinden TCK’nun 58/1. maddesi gereğince tekerrüre esas teşkil ettiği anlaşılmakla; sanığın tekerrüre esas adlî sicil kaydı olduğu halde hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması,
5- Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
6- Hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte adlî para cezasına da hükmedilmesi halinde, adlî para cezası bakımından miktarı nedeniyle kesin karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,,,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/446 Esas, 2021/1048 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereği 2 yıl 6 … hapis ve 416 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, daha önceden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına yönelik olduğu kabul edilerek aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı saklı tutularak neticeten 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infazına ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, suça
konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, nakil aracı üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.02.2023 tarihli ve 2022/104007 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suça konu sigaraları sadece taşıdığına, mahkûmiyetine yeterli delilin bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ve lehine hükümlerin uygulanması istemine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 10.12.2012 tarihinde, önleme araması kararına istinaden durdurulan sanığın sürücüsü olduğu malen sorumlu adına kayıtlı otomobil araca dışarıdan bakıldığında sigara olduğu görülmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının arama kararına dayalı yapılan aramada arka koltuk ve bagaj kısmındaki toplam 1.499 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2. Sanık bozma öncesinde istinabe yoluyla alınan savunmasında, ele geçirilen kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını, sadece ücret karşılığı taşıdığını beyan etmiş, bozma sonrasında ise meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamıştır.
3. Bozma sonrasında, 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa etkin pişmanlık hükmünden yararlanması hususunda suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve gümrük vergi miktarını bildirilen ihtar yazısının tebliğ edildiği, ancak ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
4. Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğu, sanığın beyanları ve dosya kapsamına göre anlaşılmıştır.
5. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de, sanık …’a suça konu kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken kanuni oranda indirim yapılacağının bildirilmesi ve sanığa ödeme yapabilmesi için hüküm verilinceye kadar süre verilmesi yerine duruşma gününe kadar süre verilmek suretiyle, yöntemine uygun olarak yapılmayan ve sanığın … bilgilendirme haklarına aykırı davranmak suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5 inci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında kovuşturma aşamasında gönderilen ihtar yazısında sanığa etkin pişmanlıktan yararlanması durumunda cezasında kanuni oranda indirim yapılacağının belirtildiği anlaşılmakla birlikte, sanığa kovuşturma aşamasında ihtar yazısının usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, yanıltma olmaksızın etkin pişmanlık ihtarının yapıldığı ve sanığın kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarını ve daha az tutarda olan kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödemediği anlaşılmakla; sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname’deki birinci paragrafında yer alan bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Bozma öncesi o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması nedeniyle ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün tamamına yönelik olduğu kabul edilerek Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2013/1 Esas, 2015/314 Karar sayılı kararının sanığın aleyhine bozulmasına karar verildiği gözetilmeden, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği cezada kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi kanuna aykırı ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2019/287 Esas, 2021/7789 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen mahkemenin 30.04.2015 tarihli hükmünün yalnızca o yer Cumhuriyet savcısının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması nedeniyle sınırlı temyiz isteğinde bulunduğu kabul edilerek, sanık hakkında 4733 sayılı Kanun gereği temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/446 Esas, 2021/1048 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 4 üncü fıkrasından “…sanığın 1 YIL 8 … HAPİS VE 4 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” bölümünün çıkartılarak yerine “…CEZANIN 1 YIL 8 … HAPİS VE 80,00 TL ADLÎ PARA CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA,” ibaresinin, hükmün 7 nci fıkrasından “…NETİCETEN 1 YIL 8 … HAPİS VE 80 TL ADLİ PARA CZEASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMASINA,” bölümünün çıkartılarak yerine “…CEZASININ 1 YIL 8 … HAPİS VE 80,00 TL ADLÎ PARA CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA” ibaresinin eklenmesi ve diğer hususların aynen
bırakılması
suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.