Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/11947 E. 2023/6540 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11947
KARAR NO : 2023/6540
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/283 E., 2021/15 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/51 Esas, 2015/487 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak

sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine, nakil aracının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine, karar verilmiştir.

2. Mahkemenin söz konusu kararının sanıklar ile malen sorumlu vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2020 tarihli, 7-2016/370430 sayılı kararı ile; “14.04.2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilip 15.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 61 ve 62. maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3 ve 5. Maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanık/sanıklar lehine olduğu, aynı Kanunun 63. maddesinin “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeye ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.” şeklindeki ikinci fıkrası uyarınca; 5607 sayılı yasanın 3/18. Maddesine muhalefet suçundan sanık … hakkındaki Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/51 Esas sayılı dava dosyası yasa değişikliği nedeniyle ekte sunulmuştur
…” şeklindeki gerekçe ile dava dosyasının mahalline gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2020/283 Esas, 2021/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’na muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesinin yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 250 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezada kazanılmış hakkı nedeniyle sonuç olarak 2 yıl 6 … hapis ve 4 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasında, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca sonuç olarak 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasında, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.06.2023 tarihli ve 2022/158930 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Malen sorumlu vekilinin temyiz sebepleri; sanık … ile malen sorumlunun beyanlarına göre kaçakçılık eyleminden ve araca sonradan yaptırılan gizli bölmeden haberi bulunmadığı anlaşılan ve iyiniyetli olduğu anlaşılan malen sorumluya ait aracın gizli bölme sökülmek suretiyle iadesi gerekirken müsadere karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün nakil aracı yönüyle bozulması istemine ilişkindir.

B.Sanık …’in temyiz sebepleri; kararı temyiz ettiğine ilişkin süre koruma dilekçesinin dikkate alınmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 10.03.2015 tarihinde, önleme araması kararına istinaden sürücülüğünü sanık …’ün yaptığı yanında sanık …’in yolcu olarak bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı Ford Transit marka açık kasa kamyonet araçta yapılan aramada, aracın kasanın iç kısmındaki gizli bölme içerisinde toplam 1.005 karton sigara ele geçirilmiştir.

2. Sanık … soruşturma aşamasındaki savunmasında, akrabası malen sorumludan nakil aracını on gün önce satın aldığını ve kendisine ait olduğunu, araçtaki gizli bölmeyi kendisinin yaptırdığını, sanık … ile birlikte satın aldıkları kaçak sigaraları aracın gizli bölmesine yerleştirdiklerini, sigaraları satacaklarını beyan etmiş, kovuşturma öncesinde talimat mahkemesindeki savunmasında, suça konu sigaraları araçtaki gizli bölmeye kendisinin yerleştirdiğini, … iline götüreceğini, nakil aracının kendisine ait olmadığını, arkadaşından emanet aldığını beyan etmiş, iade sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini beyan ederek, malen sorumlunun suça konu sigaralardan haberinin bulunmadığını, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ile kamu zararını ödeyemeyeceğini belirtmiştir.

3. Malen sorumlunun kovuşturma aşamasında talimat mahkemesindeki beyanında; nakil aracının adına kayıtlı olduğunu, ailede aracı kullanan kimse olmayınca sanık …’e verdiklerini, suça konu sigaralardan haberinin bulunmadığını, tedbir şerhinin kaldırılmasını, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.

4. Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

5. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Nakilde Kullanılan Araca İlişkin Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de, malen sorumlunun, aracın kaçak eşya nakline tahsis edildiğini bildiğine ve iyiniyetli olmadığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesi ile iadesi gerekirken müsaderesine karar verildiği belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de;
Sanık …’in olayın sıcağı sıcağına kollukta, nakilde kullanılan aracı olaydan on gün önce satın alındığı ve gizli bölmeyi kendisinin yaptırdığını beyan etmesine göre aracın sanığa ait olduğu, makine mühendisi bilirkişi raporunda araçta gizli bölme bulunduğunun bildirilmesi karşısında; 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şartların oluştuğu, suça konu eşyanın miktarı ve değeri ile nakil aracının bildirilen kasko değeri gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinde belirtilen hakkaniyet kuralına da aykırı olmadığı cihetle nakil vasıtasının müsaderesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname’nin 2 nolu bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanık Hakkındaki Mahkumiyet Hükmü ile Nakil Aracının Müsaderesi Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin

sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile malen sorumlu vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2020 tarihli, 7-2016/370430 sayılı kararı ile iadesine karar verilen mahkemenin 17.03.2016 tarihli hükmünün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sonuç ceza olarak 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B 2 numaralı) bendinde açıklanan nedenlerle, Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2020/283 Esas, 2021/15 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ile malen sorumlu vekili tarafından temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında dört numaralı bendin ikinci paragrafında “…sonuç ceza olarak ayrı ayrı 2 YIL 6 … HAPİS ve 4 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” bölümünün çıkartılarak yerine “…cezanın ayrı ayrı 2 YIL 6 … HAPİS VE 80 TL adlî para cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2023 tarihinde karar verildi.