Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21885 E. 2023/6670 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21885
KARAR NO : 2023/6670
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/701 E., 2016/462 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. (Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 14.01.2013 tarihli ve 2013/229 Esas, 2013/2 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 18.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

2.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 18.09.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 10.02.2014 tarihinde tehdit, yaralama suçlarını işlediğinin Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/440 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2016 tarihli ve 2016/701 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararı ile (Kapatılan 3. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30.11.2016 tarihli ve 2016/118 Esas, 2016/715 Karar sayılı kararı) sanık hakkında açıklanması geri bırakılan, (Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 14.01.2013 tarihli ve 2013/229 Esas, 2013/2 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 15.06.2012 tarihinde 4 günü yol süresi olmak üzere toplam 11 gün süreyle kanuni izne gönderildiği, buna göre 26.06.2012 tarihinde birliğine katılması gerekirken kanuni ve makbul bir mazereti olmaksızın birliğine katılmadığı daha sonra 05.10.2012 tarihinde polis görevlilerince yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2. Sanık Askerî Mahkeme huzurunda tespit edilen savunmasında özetle; askerdeyken çok bunaldığını, maddi ve ailevi sıkıntılar sebebiyle birliğine süresinde dönemediğini beyan etmiştir.

3. Yargılama aşamasında usulüne uygun olarak dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaasında; sanığı muayene ettiğini, adli dosyalarını incelediğini, cezai ehliyetinin tam olduğunu değerlendirdiğini, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinden istifade edemeyeceğini, askerliğe elverişliliğinin tespiti açısından müşahadesine gerek olmadığı kanaatine vardığını belirtmiştir.

4. Sanığa ait izin belgesi, yakalama tutanağı, vak’a kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunan mevcut belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

5. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/440 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.

6. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; Kıt’asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyen askerî şahısların aynı Kanun’un birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde bir yıldan üç yıla kadar hapsolunacağının hüküm altına alınmıştır.

2.1632 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.

3. Sanık tarafından maddi ve ailevi sebeplerle birliğine dönemediği şeklinde mazeret olak ileri sürdüğü hususların, askerlik hizmetine … tutulabilir nitelikte olmadığı ve yakalanarak ele geçtiği dikkate alındığında; Mahkemece suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmamasının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2016 tarihli ve 2016/701 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararı ile (Kapatılan 3. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30.11.2016 tarihli ve 2016/118 Esas, 2016/715 Karar sayılı kararı) kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.