Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/16652 E. 2023/25382 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16652
KARAR NO : 2023/25382
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/769 E., 2016/212 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2021 tarih ve 2016/223431 sayılı Tebliğnamesiyle hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; hükmün usule ve Yasa’ya aykırı olduğu, sanık hakkında her hangi bir indirim yapılmamış ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmasının bozmayı gerektirdiği, sanığın 67 yaşında olduğu, polislerce düzenlenen tutanak dışında delil olmadan mahkumiyet kararı verildiği, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Otel olarak işletilen yerde “…li …” isimli kişinin otelde kalan 3 kadını fuhuşa teşvik ettiği ihbarı üzerine, ahlak büro amirliğinde görevli polislerin ihbara konu yerde yapmış olduğu incelemeler sonucu, görevli bir polisin olay günü müşteri olarak otele giderek 101 no’lu odaya kaydını yaptırdığı, sanık … ile diyalog kurduğu ve kendisinden beraber olmak için bayan temin edip edemeyeceğini sorduğu, olumlu cevap alıp odasına çıktığında sanık …’ın mağdure A.A. ile birlikte odasına geldikleri, mağdure A.A.’ya fuhuş ücretini verdiği ve mağdurenin cinsel ilişki için hazırlanmaya başlaması üzerine ihbarın ve istihbaratın doğruluğunu anlayan polisin kimliğini göstererek durumu kendisine açıkladığı anlaşılmıştır.
Sanığın müşteri zannettiği görevliyle mağdure A.A.’nın fuhuş yapması için aracı olduğu, bu şekilde fuhuş suçunu işlediği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
30.07.2015 tarihli olay tutanağında, nöbetçi Cumhuriyet Savcısının bilgi ve talimatları doğrultusunda görevli bir polisin olay günü müşteri olarak otele giderek 101 no’lu odaya kaydını yaptırdığı, sanık … ile diyalog kurduğu ve kendisinden beraber olmak için bayan temin edip edemeyeceğini sorduğu, olumlu cevap alıp odasına çıktığında sanık …’ın mağdure A.A. ile birlikte odasına geldikleri ve fuhuş konusunda anlaştıklarının belirtilmesi, mağdure A.A.’nın aşamalardaki beyanlarında ise sanığın, olay günü yanına gelerek misafirleri geldiğini onlara eşlik etmesini, yolunu bulmasını istediğini, kendisine 101 nolu odada bulunan müşteri ile beraber bira içmesini söylediğini, kendisinin de odada bulunan müşteriyle oturmak için 60 TL paraya anlaştığını, sanığın müşteri ile kendisi adına ne tür bir pazarlık yaptığını bilmediğini söylemesi karşısında, 30.07.2015 tarihli tutanak tanığı polislerin soruşturma aşamasında beyanları alınmadığı gibi kovuşturma evresinde de bahsi geçen kolluk görevlilerinin ifadelerine başvurulmadığı anlaşılmakla, tüm tutanak mümzilerinin, özellikle gizli soruşturma yapan kolluk görevlisi olarak olay yerinde bulunan polis memurunun ifadesinin alınması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.