Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4425 E. 2023/3423 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4425
KARAR NO : 2023/3423
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1954 E., 2022/962 K.
DAVA TARİHİ : 05.11.2019
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/584 E., 2020/359 K.

Taraflar arasında genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/753 Esas sayılı dosyasında kooperatife atanan kayyımın görevi 28.05.2019 tarihinde sona erdiği halde 28.08.2019 tarihli kararla 06.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurul yapılması yönünde karar aldığını, yetkisiz kişi tarafından yapılan çağrı üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların geçersiz olduğunu, gündeme bağlılık ilkesine aykırı kararlar alındığını, tutanakta olumlu olumsuz oyların sayılarının yazılmadığını ileri sürerek davalı kooperatifin 06/10/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3, 4, 4/a, 4/b, 4/c, 4/d, 4/f, 4/g, 4/h, 4/ı ve 4/i maddelerinde alınan kararların yokluk ve butlanın tespitiyle kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurula çağrının yetkili kayyım tarafından yapıldığını, genel kurulda alınan kararların tamamının yasaya uygun olarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararların yoklukla malul olmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, kooperatif üyesi olan davacının dava konusu genel kurulda muhalefet şerhi bulunmaması nedeniyle iptal istemi yönünden de dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kooperatifler Kanunu’nun 98 maddesi uyarınca kooperatifler kanununda yer almayan hususlarda TTK’nın anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğunu, TTK’nın 412 nci maddesinde genel kurulun toplantıya çağrılması davasında verilen kararın kesin olduğunun belirtildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin davasında verilen kararın kesin olduğuna ilişkin pek çok içtihadı bulunduğunu, bu emsallerin benimsenmesinin yerine yasal düzenlemeye aykırı olan ve TTK’nın 412. maddesinin yürürlüğünden önceki olaylara ilişkin olup olmadığı belli olmayan Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin kararına dayanılarak davanın reddedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, ihtiyati tedbirin kesin kararla kalkmasından dolayı görevi 28.05.2019 tarihinde sona eren kayyımın genel kurulu çağrıya yetkili kişilerden olmadığını, toplantıya çağrı yetkili kişi tarafından yapılmadığından alınan kararların yok hükmünde olduğunu, ilan edilen gündemde yer almayan ancak toplantı gündemine alınan konuların K.K’nun 46/3 maddesinde düzenlenen gündeme bağlılığın istisnaları arasında yer almadığını, genel kurulda yapılan oylamada kaç kişinin katıldığının belirtilmediğini, gündemde yer almayan konuların gündeme eklenmek suretiyle toplantının 4/a, 4/b, 4/c, 4/d, 4/f, 4/g, 4/h, 4/ı ve 4/i maddelerinde alınan usulsüz kararların Kooperatifler Kanunu’nun emredici hükmüne açıkça aykırı olduğundan yok hükmünde olduğunu, tutanakta olumlu ve olumsuz oy sayılarının bulunmaması halinde toplantının geçersiz sayılması gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tedbiren atanan kayyımın görevinin hükmün kesinleşinceye kadar devam ettiği, genel kurulun çağrı kararının alındığı 28/08/2019 tarihi ile toplantının yapıldığı 06/10/2019 tarihinde kayyumun görevinin devam ettiği, kararların yasanın öngördüğü nisapla alındığı, davacının iptalini talep ettiği genel kurulun 4/f. ve 4/g nolu kararlarına iştirak ettiği gibi genel kurulda muhalefet şerhinin bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı kooperatifin 06.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 4/a, 4/b, 4/c, 4/d, 4/f ,4/g, 4/h, 4/ı ve 4/i numaralı kararların iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53 ncü maddesi,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.