YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17529
KARAR NO : 2023/25419
KARAR TARİHİ : 07.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/95 E., 2016/248 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında, katılanlara yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 125 inci maddesinin birinci, 43 üncü maddesinin ikinci fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile, katılan … G.’ye yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile, katılan … A.’ya yönelik kasten yaralama eyleminden ise aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tüm mahkumiyet hükümleri yönünden 53 üncü maddedeki hak yoksunluklarının uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, tanık beyanlarının sanığın savunmasını destekler nitelikte bulunduğuna, sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmamasının ceza mevzuatına aykırı olduğuna, adli raporlarda yaralanma durumunun olmadığının belirtildiğine, mahkemenin katılanların beyanları doğrultusunda karar verdiğine, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde eşi ve kayınvalidesi olan katılanlara yönelik hakaret edip, her iki katılanı da basit tıbbi müdahale ile giderilir biçimde yaralamak suretiyle üzerine atılı hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanların aşamalardaki uyumlu beyanları, sanığın eşi olan katılan … G. ile aralarında tartışma yaşandığına, odaya giren kayınvalidesini dışarı çıkması için kenara doğru çektiğine, sonra da kendisini kaybettiğine ve pek birşey hatırlamadığına dair bir kısım savunmaları, tanık B. A.’nın anlatımları ile katılanlar hakkında düzenlenen adli raporlarda somut bulguların bulunması karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ve sanığın adli sicil kaydı da gözetildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin bu kapsamdaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.