Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4299 E. 2023/3419 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4299
KARAR NO : 2023/3419
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/42 E., 2022/92 K.
DAVA TARİHİ : 16.11.1998
HÜKÜM/KARAR : Dava ret

Taraflar arasındaki tahsis ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifçe üyelere tahsis edilmiş İstanbul ili Pendik ilçesindeki kooperatif arsasının müvekkilinden habersiz, rızası dışında satıldığını ve paraları ile kooperatifin Bozyazı’da yazlıklar yaptığını öğrendiğini, kooperatiften talep etmesine rağmen müvekkiline yazlık verilmediğini ileri sürerek müvekkilinin hakkı olan bir adet dairenin hükmen tahsisine, müvekkilinin gerçek ve yasal ödeme yükümünün tespitine ve bunun ödeme biçiminin hükmen tayinine, konut tahsisi mümkün görünmezse tazminat istemlerinin kabulüne, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere davalının Pendik’deki arsayı satarak elde ettiği gelirin dava tarihindeki karşılığının tespiti ile bu miktarın ve kura tarihinden sonra yazlık ihtiyacından mahrum olmak suretiyle uğradığı zararın karşılığı olarak 10.000 TL tazminatın reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kooperatife olan aidat borçlarını ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.11.2008 tarih ve 2007/118 E., 2008/97 K. Sayılı kararı ile kooperatifin 14/05/1983 tarihli noter senedi ile konutlarını davacı dışındaki üyelerine tahsis ettiği, bu çekiliş tutanağı ile de davacıya konut tahsis etmeme iradesini ortaya koyduğu, davacının 13.01.1992 tarihli ihtarname tarihinde borcun doğmunu öğrendiği, dava tarihinde 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı … mirasçıları vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2010/6289 Esas, 2010/5428 Karar sayılı kararı ile ortaklık ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeye başlamayacağı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 22.02.2017 tarih ve 2014/106 E., 2017/55 K. sayılı kararıyla kooperatife borcu olan ortağa konut tahsis edilemeyeceğinden kooperatif tarafından daire teslimi mümkün olmadığı, Yargıtay kararlarında belirtilen hesaplama formülü ile dava tarihi itibariyle hesaplanan tazminat miktarının 2.704,51 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 2017/2843 Esas, 2020/3830 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden davalı kooperatifin 24.07.1998 tarihli cevabi ihtarında davacıya boş dairesi olduğunu bildirdiği, 16.06.2015 tarihli keşif esnasında da kooperatife ait, üyelere tahsis edilmemiş boş mesken olduğu tespit edildiği, davacı üyenin kooperatifin edimini beklemek zorunda olduğu, borcu olan üyenin kooperatiften bağımsız bölüm talep edemeyeceğine göre davacının bu aşamada davasının reddi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının davalı kooperatife borçlu olduğunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğu üzere kooperatife borçlu olan ortağa konut tahsis edilemeyeceğinden davacının konut tahsis talebinin bu aşamada yerinde olmadığı, davacı dava tarihinde halen davalı kooperatif üyesi olup kooperatif tarafından üyelere tahsis edilmemiş boş daire bulunduğu davacıya bildirildiği, bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı üyenin kooperatifin edimini beklemek zorunda olduğu gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yıllardır ödemek için borcunu hesaplattırmaya çalıştığını, davalının ise müvekkilinin borcuna ilişkin sağlıklı bir bilgi ve belge sunmadığını, yerinde incelemeye giden bilirkişilerin belge ve kayda ulaşamadıklarını, dava dilekçesinde gerçek borcun hesaplanması talebi olduğu halde borcun hesaplanarak bunun ödenmesinin teklif edilmesi gerektiğini, kooperatifin elinde 3 konut olduğu halde maliyet farkı ödenmesi ile verilmesinin düşünülmediğini, boş olan konutlardan birinin müvekkiline tahsisi gerektiği halde davanın tümden reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı kooperatif ortağı olan davacıya konut tahsis edilmesi, bu mümkün olmaz ise uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı mirasçılarından tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.