YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19149
KARAR NO : 2023/25450
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1070 E., 2016/81 K.
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve adı geçen Kanun’un 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, katılan ile aralarında halen devam eden bir babalık davası olduğuna, suç tarihinin kararda yanlış yazıldığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ile sanığın bir süre birlikte yaşadığı, katılanın hamile kaldığı, sanığın doğan çocuğuna bakmadığı ve terk edip gittiği, mevcut nüfus kaydına göre doğumun 08.05.2012 tarihinde …’da gerçekleştiği, akabinde katılanın …’de ikamet etmeye devam ettiği, sanığın yine yardım yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu şekilde sanığın kendisinden gebe kalmış olduğunu bildiği, evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk ederek üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece katılanın aşamalarda istikrarlı beyanları, sanığın katılanın hamile olduğunu bildiğine dair ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimsenin cezalandırılacağının hüküm altına alındığı, bu suçun oluşması için öncelikle sanığın kendisinden olan gebeliği bulunan bir kadını çaresiz bırakması gerektiği, somut olayda nikahsız olarak bir süre birlikte yaşayan katılan ile sanık arasında Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/111 Esas sayılı babalık davasının bulunduğu anlaşılmakla, babalık davasının sonucu araştırılmadan ve katılanın soruşturma aşamasında hamile kaldığında sanığın kendisini annesinin evine yolladığını ve yükümlülüğünü yerine getirmeyip kendisine destek olmadığını söylemesine karşın, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde sanığın hamileliği boyunca kendisine maddi yardımda bulunduğunu ancak doğumdan sonra destek vermediğini beyan etmesi karşısında beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, sanığın kastının ne şekilde katılanı çaresiz bırakmak olduğu açıklanmadan ve katılanın çaresiz durumda kalıp kalmadığına ilişkin bir araştırma yapılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2.Kabule göre de, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.