Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/7517 E. 2023/7649 K. 22.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7517
KARAR NO : 2023/7649
KARAR TARİHİ : 22.11.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Asıl ve birleşen dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, asıl davada haczedilen menkullerin davacı 3.kişi … şirketinin zilyetliğinde bulunduğunun beyan edildiği ve mülkiyet, rehin vb. ayni haklardan birisine dayanılmadığından asıl dava yönünden istihkak davasının aktif husumet yokluğu gerekçesi ile reddine; birleşen dava yönünden ise ödeme emrinin haciz mahallinden farklı bir adreste borçluya tebliğ edildiği, borçlunun haciz mahallinde hazır bulunmadığı, davacı 3. kişi ile davalı takip borçlusu şirket arasında herhangi bir organik bağın tespit edilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, asıl davada davacı 3. kişi … ..Şti. vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adiye Mahkemesince, Mahkemece asıl dava dosyasında aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak biçimde esastan davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz bulunduğundan asıl davada davacı üçüncü kişi vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görüldüğü gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada aktif dava ehliyeti bulunmadığından, dava şartı sebebiyle davanın usulden reddine; birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davalı alacaklı vekili temyiz yoluna başvurarak birleşen davada verilen kabul kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmada hukuki yararın bulunması gerekir (HMK. md. 361/2). İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur.
HMK 365/2 maddesinde; “Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları verir.” düzenlemesi yer almaktadır.

HMK’nın 353/(1)-b.2 maddesinde ise; “… b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir. ” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, asıl davada davacı 3. kişi … Elektrik Temizlik Hiz. İnş. Taah. Gıda. Nak. Tic. San. Ltd. Şti. istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, asıl dava davacısı üçüncü kişi vekilinin istinaf isteği yerinde görüldüğünden kabulü ile, kararının kaldırılmasına, asıl davanın usulden reddine karar verilmiş, HMK’nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince karar kaldırılmış olduğundan birleşen dava ile ilgili de aynı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, asıl ve birleşen davada davalı alacaklı … ilk derece mahkemesinin kararına karşı, istinaf yoluna başvurmamış,davalı alacaklı taraf yönünden ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması nedeniyle birleşen davada yeniden aynı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı alacaklıya temyiz hakkı vermez. Diğer bir anlatımla, davalı alacaklı tarafın temyiz yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 22.11.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.