Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2006 E. 2023/3623 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2006
KARAR NO : 2023/3623
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2644 E., 2022/395 K.-Birl.Dava 2013/159 E.
ASIL VE BİRLEŞEN
BİRLEŞEN DAVADA
DAVA TARİHİ : 13.11.2012-Birl.Dava 10.06.2013
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2012/607 E., 2018/368 K.

Taraflar arasında açılan tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davacının noterde düzenlenen 03.10.2005 tarihli kooperatif hisse devri sözleşmesi ile birleşen davada davalı … adına isabet eden 429 Ada, 1 parsel C Blok bahçekatı 2 no.lu dairesini ve ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve hisselerini devraldığını, davalı kooperatifin davacının hak sahibi olduğunu kabul ettiğini, davalı …’in de 15.09.1995 tarihli hisse devri senedi ile kooperatife üye olduğunu, davalı Kooperatif ile … arasında yapılan sözleşme uyarınca, …’in 429 ada, 1 parsel üzerindeki C no.lu binanın bahçekatı 2 no.lu dairesini, davalı Kooperatifteki 71 no.lu hissesinden vazgeçerek ve 149,89 TL fark ödeyerek satın aldığını, yapılan sözleşme ile 71 no.lu üyelik hissesini bedel almaksızın davalı kooperatife verdiğini, diğer kat maliklerine daireleri 01.06.2003 tarihinde teslim eden davalı kooperatifin bedeli ödenmiş olmasına rağmen dava konusu taşınmazı davacıya teslim etmediğini ileri sürerek, 429 ada, 1 parsel üzerindeki C Blok, 2 no.lu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, tescilin mümkün olmaması durumunda, tamamlanmış daire bedeli olarak şimdilik 5.000,00 TL nin ve kira kaybı bedeli olarak şimdilik 1.000,00 TL nın 01.06.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; usuli itirazlarda bulunarak aidat yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, tescil talebinin haklı olmadığını, devrin 2005 te yapıldığı iddia edildiği halde 2003 yılından kira ve faiz talebinin haksız olduğunu savunmuş, sonradan sunulan 27.03.2013 tarihli dilekçe ile de davacının üyelik iddiasının doğru olmadığı beyan edilmiştir.

2. Birleşen davada davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada davacının davalı Kooperatif üyesi olduğunu iddia ettiği ve bu iddiasını da davacı ile birleşen davada … arasında noterde 03/10/2005 tarihinde düzenlenen hisse devri sözleşmesine dayandırdığı, ancak hisseyi devreden …’in 30/101999 tarihinde davalı Kooperatif ile düzenlediği sözleşme ile kooperatif üyeliğinin sona erdiği gibi davacının Kooperatif ortağı olarak tanındığına dair yönetim kurulu kararı bulunmadığı, bu nedenle davacının davalı Kooperatif üyesi olmadığı anlaşıldığından asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, birleşen davada ise davacı, yukarıda da açıklandığı üzere kooperatif üyesi olduğu iddiasıyla bitmiş daire bedeli ve kira kaybı bedelinin tahsilini talep etmiş olup, davacının bu taleplerini aralarında sadece hisse devir sözleşmesi bulunan …’e karşı ileri sürülebileceği anlaşıldığından ve davacının davalı … ile aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan varsa zararını ayrı bir dava konusu yapabileceğinin tabi bulunması karşında birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrar ederek, devrin birleşen davadaki davalı ile yapılması nedeniyle husumet bulunmadığı gerekçesinin doğru olmadığını, tapu iptali ve tescil olmasa bile birleşen dava da terditli olarak … ile yapılmış olan sözleşme uyarınca bitmiş daire bedelinin ve kira kaybının taraflarına ödenmesini talep ettiklerini, yani sözleşmeden doğan zararın talep edildiğini, taşınmazın hukuken teslimi mümkün değilse bile bitmiş daire bedeli ile mahrum kalınan kira gelirinin taraflarına ödenmesi gerektiğini, … ‘in husumetinin de bulunduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kooperatif üyeliği iddiasına dayalı tapu iptal tescil, olmadığı takdirde daire değeri ile kira tazminatı istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.