Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4119 E. 2023/3683 K. 06.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4119
KARAR NO : 2023/3683
KARAR TARİHİ : 06.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1092 E., 2022/662 K.
DAHİLİ DAVALILAR : 1- … mirasçıları: a- … b- Ayşe
DAVA TARİHİ : 17.06.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2016/1184 E., 2021/27 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalılardan … mirasçıları vekili Avukat … geldi Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu arsa üzerine inşaat yapılması hususunda diğer davalı ile Gaziantep 2. Noterliğinin 27.12.2011 tarih ve 28296 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi tanzim edildiğini, inşaatın sözleşme gereğince büyük oranda tamamlandığını, kat irtifakının sağlandığını ve oluşmuş olan bağımsız bölümlerin tamamının arsa sahipleri adına tescil edildiğini, müvekkiline ait olan A Blok, 4. kat 5 numaralı bağımsız bölümün de yine arsa sahibi olan … adına tescil edildiğini, sözleşme gereğince yükleniciye düşen bağımsız bölümlerden A Blok, 4. kat 5 numaralı daireyi müvekkilinin yüklenici firmadan bedelini ödeyerek satın aldığını, müteahhit firma tarafından davalı arsa sahibine gönderilen ve 4. kat 5 numaralı dairenin müvekkiline satılıp bedelinin alındığına dair Gaziantep 3. Noterliğince tanzimli 19.01.2016 tarih ve 01288 yevmiye numaralı ihtarnamenin ekte olduğunu, müvekkilinin müteahhitten daire satın alan 3. kişi konumunda olduğunu, yüklenicinin hakkını temellük eden 3. kişinin onun halefi olacağından selefinin haiz olduğu hakları arsa sahibine karşı ileri sürebileceğini belirterek dava konusu dairenin davalı … adına olan tapunun iptali ile takyidatsız olarak müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davanın arsa sahibi sıfatıyla sadece şahsına yöneltilmesinin usul eksikliği olduğunu, çünkü kendisinin dava konusu arsanın tam mülkiyet sahibi olmadığını, sadece hissesinin bulunduğunu, bu arsanın diğer maliki Müzeyyen Yetkin’in mirasçılarının da davaya dahil edilmesi gerektiğini, ruhsat tanziminden itibaren binanın yapımına başlandığını, ancak 2015 yılı sonbaharında yüklenicinin inşaatın çalışmalarını durdurduğunu, halen inşaatın %40 oranında ve atıl vaziyette beklediğini, davalı yükleniciye ait olacağı belirtilen dava konusu dairelerin 3. kişilere devredebilmesi için yüklenici tarafından arsa sahiplerine düşecek dairelerin tamamlanarak taraflarına teslim edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/48 Esas ve 2020/73 Karar sayılı dosyasında davacı arsa maliklerinin sözleşmenin feshine ilişkin talebi bakımından davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan Gaziantep 2. Noterliği’nin 27.12.2011 tarihli 28296 yevmiye numaralı ve Gaziantep 2. Noterliğinin 02.05.2014 gün 08671 yevmiye numaralı sözleşmelerin geriye etkili olarak feshine karar verildiği ve dosyanın kesinleştiği, bu itibarla Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmenin ifa ile değil fesih ile sonuçlandığından ne yüklenicinin ne de onun şahsi hakkını temellük eden davacının mülkiyet talebinde bulunamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme gereğince yükleniciye düşen bağımsız bölümlerden A Blok, 4. kat, 5 no.lu dairenin … tarafından yüklenici firmadan bedelinin tamamını ödeyerek satın alındığı, satış bedellerinin tamamının ödendiğine dair makbuz ve dekontlar dosyada mevcut olduğu, davacının yüklenici firmadan daire satın alan üçüncü kişi konumunda olduğu, yüklenicinin hakkını temellük eden 3. kişinin onun halefi olacağından selefinin haiz olduğu haklar arsa sahibine karşı ileri sürebileceği, yüklenicinin inşaatı büyük oranda tamamlamış olup, eksik bir iş var ise eğer bu miktar tespit edildiğinde davacının payına düşen kısmın da ayrıca dosyaya depo edildiği, arsa sahiplerinin bu sözleşmenin tarafı olduğu, ayrıca arsa sahibinin sorumluluklarını yerine getirmediğini, arsa sahiplerinin sürekli olarak başka bir yüklenici firma ile görüşme yaptığını ve bu işin sürüncemede kalmasına neden olduklarını, bu durumdan da arsa sahiplerinin sorumlu olup kendilerinin yüklenici firma olarak hareket ettiklerini, bu arada diğer davalı yüklenici firmanın inşaatı %45 oranında tamamladığını, burada arsa sahiplerinin arsanın ve yapının bir değer kazanmış olduğunu, bu oran dolayısıyla temlik sözleşmesi gereğince yine de belli bir ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü yükleniciden temlik alması halinde arsa sahibini ifaya zorlayabilmesi için yüklenicinin edimini eksiksiz yerine getirmesi gerektiği, zira arsa malikinin yükleniciye karşı sahip olduğu ve ileri sürebileceği tüm defi ve itirazları temlik alana karşı da ileri sürebileceği, bu bakımdan taraflar arsa maliki ile yüklenici arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/48 Esas, 2020/73 Karar sayılı ilamı ile feshedildiğinden ve ilamın 01.07.2020 tarihinde kesinleştiğinden artık yüklenicinin iş bu kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak arsa malikinden talep edebileceği bir hakkı bulunmadığı, aynı sebeple, yüklenicinin halefi sıfatıyla hareket eden davacının da arsa malikini ifaya zorlamasının mümkün olmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme gereğince yükleniciye düşen bağımsız bölümlerden A Blok, 4. kat 5 no.lu dairenin … tarafından yüklenici firmadan bedelinin tamamının ödenerek satın alındığı, satış bedellerinin tamamının ödendiğine dair makbuz ve dekontların dosyada mevcut olduğu, davacının yüklenici firmadan daire satın alan üçüncü kişi konumunda olduğu, yüklenicinin hakkını temellük eden 3. kişinin onun halefi olacağından selefinin haiz olduğu haklar arsa sahibine karşı ileri sürebileceği, yüklenicinin inşaatı büyük oranda tamamlamış olup, eksik bir iş var ise eğer bu miktar tespit edildiğinde davacının payına düşen kısmın da ayrıca dosyaya depo edileceği, arsa sahiplerinin bu sözleşmenin tarafı olduğu, ayrıca arsa sahibinin sorumluluklarını yerine getirmediğini, arsa sahiplerinin sürekli olarak başka bir yüklenici firma ile görüşme yaptığını ve bu işin sürüncemede kalmasına neden olduklarını, bu durumdan da arsa sahiplerinin sorumlu olup kendilerinin yüklenici firma olarak hareket ettiklerini, bu arada diğer davalı yüklenici firmanın inşaat %45 oranında tamamladığını, burada arsa sahiplerinin arsanın ve yapının bir değer kazanmış olduğunu, bu oran dolayısıyla temlik sözleşmesi gereğince yine de belli bir ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yüklenici temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 maddesi,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; temliken tescil diye adlandırılan davalarda yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca kendisine isabet eden tapu payını ya da bağımsız bölümü 3. kişilere temlik etmesi için sözleşme gereği arsa sahibine karşı üstlendiği inşaat yapma edimini sözleşme ve ekleri, tasdikli proje ve ruhsatı ile imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp teslim etmiş olması gerektiği, somut olayda, davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği edimini yerine getirmediği ve sözleşmenin mahkeme kararı ile geriye etkili şekilde feshedildiği ve davanın yüklenici temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, aynı zamanda yüklenicinin imalat bedeline yönelik bir temlik işleminin de mevcut olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine,

Davacı tüketici muaf olduğundan peşin alınan harcın istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.