YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13878
KARAR NO : 2023/4726
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/222 Esas-2021/1097 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların desteğinin meydana gelen kazada öldüğünü, davalıların kazaya karışan aracın işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olarak zarardan sorumlu olduklarını açıklayıp her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı … için 11.890,47 TL ve davacı … için 21.509,01 olmak üzere toplam 33.399,48 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili, aracın rıza dışında alındığını, sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
3. Davalı … AŞ vekili, davacılara yeterli ödeme yapıldığını, bakiye zararlarının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli ve 2011/59 esas -2015/54 karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile davacı … için 11.890,47 TL, davacı … için 21.509,01 TL maddi tazminat ile her bir davacı için 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı … vekili ve davalı … AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.12.2018 tarih, 2015/18326 esas, 2018/12523 karar sayılı ilamı ile davacıların tüm temyiz itirazları, davalıların diğer temyiz itirazları reddedilerek tazminat hesabında davacılara ayrılan destek paylarının hatalı olduğu, askerlik süresinin tazminat hesabında değerlendirilmesi gerektiği ve davalı yararına reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı …’ın maddi tazminat alacağının 50.944,25 TL olduğu, davacı …’ın maddi tazminat alacağının 30.326,46 TL olduğu belirtilerek talep bağlı kalınarak davanın kabulü ile davacı … için 11.890,47 TL, davacı … için 21.509,01 TL maddi tazminat ile her bir davacı için 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili, manevi tazminat miktarının düşük olduğu ve tazminat hesabının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı … vekili, aracın izinsiz alınması nedeni ile sorumluluklarının bulunmadığını, kazanılmış haklara aykırı davranıldığını, ilk hüküm davalı yararına bozulduğu halde bozma ilamından sonra daha yüksek tazminat miktarının hesaplandığını, tazminat hesabının hatalı olduğunu, asgari ücretli birinin ailesine destek olamayacağını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 18.08.2010 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü olduğu ve davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 ve 56 ıncı maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 88, 90 ve 91 inci maddeleri, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları,
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacıların desteğinin öldüğünü açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece bozma ilamından önce verilen ilk hükümde davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı … için 11.890,47 TL, davacı … için 21.509,01 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararın temyizi üzerine hüküm, tazminat hesabında ayrılan destek paylarının hatalı olduğu ve desteğin askerlik süresinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı yararına bozulmuştur.
Bozma ilamından sonra yapılan yargılamada tazminat hesabına yönelik yeniden hesaplama yapılmış, bu kez tazminat miktarlarının ilk hükümden fazla çıktığı belirtilerek taleple bağlı kalınarak ilk hükümdeki tazminat miktarlarına hükmedilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Anılan karar ve karara esas alınan hesaplama yöntemi hatalı olup bozmayı gerektirmektedir. Bozma ilamından önce verilen ilk karar davacı tarafça temyiz edilmiş ve davacı tarafın tüm temyiz itirazları reddedilerek davacı yönünden kesinleşmiş ve hüküm davalı tarafın yararına bozulmuş olmakla bozma ilamı ile birlikte davalı yararına kazanılmış hak doğmuştur. Aksi halde davalı yararına hükmün bozulmasından sonra güncel veriler kullanılarak yeniden hesaplama yapılması, temyiz itirazı kabul edilen davalının yararına değil aleyhine olacaktır.
Kaldı ki, bozma ilamından sonra tazminatın belirlenmesi için alınan raporda, tazminata esas alınan verilerde kök rapordan farklı hiç bir değişiklik (gelir, ödeme vs.) olmamıştır. Bu nedenle bozma ilamı sonrasında alınan raporda bilirkişi tarafından sadece bozma ilamı doğrultusunda alınandestek payları belirlenerek ve askerlik süresi değerlendirilerek bozma ilamı öncesindeki hükme esas alınan raporda kullanılan verilerin (asgari ücret miktarı, işleyecek dönem başlangıcı, işlemiş dönem sonu gibi) kullanılarak rapor düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Buna göre mahkemece, yukarıda değinilen hususlar doğrultusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi yönünde hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı … yararına BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı …’e iadesine,
Dosyanın mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.