YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21585
KARAR NO : 2023/6592
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/153 E., 2016/159 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet, beraat, düşme
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanununun onbirinci maddesine aykırı olarak katılan idare vekili yerine asile (idareye) tebliğ edilmesi usulsüz olduğundan katılan vekilinin öğrenme üzerine temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Sanık … (İbrahim oğlu) hakkında verilen karara yönelik incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II.Sanık … hakkında kurulan düşme ve sanıklar … (… oğlu) ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik incelemede;
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) “Sanığın veya hükümlünün ölümü” kenar başlıklı 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir…” şeklindeki düzenleme ve sanık …’ün hükümden önce vefat etmiş olması karşısında, davanın düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanıklar … (… oğlu) ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; bilirkişi ek raporu ile suç tarihinde suyun kullanım durumunun pasif olduğunun tespiti ve bu nedenle yüklenen suçun sanıklar tarafından suç tarihinde işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesi ile sanıkların beraatlerine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle … (Karabük) Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2014/153 Esas, 2016/159 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
III. Sanıklar … (… oğlu), … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Dava konusu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında ceza tayin edilirken 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 93 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen cümle gereği her ne kadar denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi hâlinde bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez ise de, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün maddi hukuka yönelik sonuçları olacağı
gözetilip 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihinde sanığın lehine olan hükmün uygulanacağı cihetle, suç tarihi itibarıyla engel adlî sicil kaydı bulunmayan sanıklar … ve … hakkında yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle … (Karabük) Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2014/153 Esas, 2016/159 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.