YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28969
KARAR NO : 2023/6752
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/324 E., 2019/529 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 26.11.2012 tarihli ve 2012/669 Esas, 2012/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 31.10.2011-24.07.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 17.04.2013 tarihli ve 2013/684 Esas, 2013/653 Karar sayılı ilâmı ile hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün usûl ve noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2017/324 Esas, 2019/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 31.10.2011-05.01.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun manevi unsuru gerçekleşmediğinden beraat kararı verilmesi gerektiğine, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğuna dair verilen rapor içeriğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve resen dikkate alınacak nedenlerle hükmün kaldırılması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 31.10.2011 tarihinde Birliğini izinsiz olarak terk eden sanığın, 24.07.2012 tarihinde yakalandığı, bozma kararı sonrası alınan sağlık kurulu raporuna göre 06.01.2012 tarihinden itibaren askerliğe elverişsiz olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında izin istediğini, izin verilmeyince de birliğinden firar ettiğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3. Birliği Komutanlığınca düzenlenen bila tarihli tutanakta; sanığın 31.10.2011 tarihinde saat 21.00’de alınan yat yoklamasında bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.
4. 24.07.2012 tarihli yakalama tutanağında, sanığın 24.07.2012 tarihinde yakalandığı belirtilmiştir.
5. Bozma ilâmı sonrası alınan, sanık hakkındaki … Prof.Dr.Mazhar … Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesinin 06.09.2017 tarihli “Suç tarihlerinde ceza sorumluluğunun tam olduğu” görüşünü içeren sağlık kurulu raporu, Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim Araştırma Hastanesinin 24.10.2018 tarihli ve 6992 sayılı “Ağır davranış patolojileri ile seyreden antisosyal kişilik bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişli olmadığı, askerliğe elverişsizlik halinin işlemiş olduğu suçun kesinleşme tarihi olan 06.01.2012 tarihinden itibaren başladığı, suç tarihlerini (31.10.2011-05.01.2012) kapsamadığı, 06.02.2012-24.07.2012 tarihlerini kapsadığı” görüşünü içeren sağlık kurulu raporu, “Müsnet suçundan ötürü 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasından yararlanmasının uygun olmadığı” görüşünü içeren adlî rapor ile 16.01.2019 tarihli “Almış olduğu cezaların kesinleşme tarihi kronolojik olarak sıralandığında 3. kesinleşme tarihi esas alınarak karar verildiği” görüşünü içeren tedaviyi üstlenen hekimin tıbbi görüş raporu dava dosyasına eklenmiştir.
6. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında tanzim olunan Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim Araştırma Hastanesinin 24.10.2018 tarihli ve 6992 sayılı sayılı sağlık kurulu raporunda, sanığın 06.01.2012 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın suç tarihleri olan 31.10.2011-05.01.2012 tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, … kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre “Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, sanığın ikrarına, sanık hakkında tanzim olunan sağlık kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına göre suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu usulüne uygun olarak tespit olunan sanık hakkında sübut bulan firar suçu nedeniyle alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yerel Mahkeme bozmaya uyup uymama konusunda bir karar vermeden eylemli uyma biçiminde işlemler yaparak yargılamaya devam etmesi nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2017/324 Esas, 2019/529 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.