Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/13958 E. 2023/2748 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13958
KARAR NO : 2023/2748
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/213 Esas 2022/146 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Yozgat Büyükkışla Belediyesinde 23.09.2009 tarihinde memur olarak göreve başladığını, davalının bu tarihte belediye başkanı olarak görev yaptığını, müvekkilinin göreve
başlamasından sonra farklı tarihlerde davalı tarafından cinsel saldırı ve tacize uğradığını, davalı hakkında Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/114 esas ve 2012/57 sayılı kararı ile kamu görevinin ve hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini beyan ederek, 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; Kayseri mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacının ceza yargılamasında şikayetten vazgeçtiğini bu nedenle tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/211 Esas 2015/106 sayılı kararıyla; mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2015 tarihli 2015/7632 Esas 2015/8509 sayılı kararı ile “.. Dava tarihinde nüfus kayıt sistemine göre davacı-zarar görenin yerleşim yerinin Kayseri olduğu, 6100 sayılı Kanun’dan (1086 sayılı Kanun’un 21) 16 ncı maddesi gereğince davacı-zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu ve davacının, seçimlik hakkını yerleşim yeri olarak kullandığının anlaşılması karşısında, davanın yetkili mahkemede açıldığının kabulü gerekirken, yetksizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. ” şeklinde gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli 2015/267 Esas 2015/353 sayılı kararı ile 24.03.2015 tarihli ve 2014/211 Esas 2015/106 sayılı kararda direnilmesine, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2021 tarihli 2017/4-1389 Esas 2021/456 sayılı kararı ile davanın yetkili mahkemede açıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı hakkında Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/114 esas ve 2012/57 sayılı kararı ile kamu görevinin ve hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, davacının manevi yönden zarara uğradığı gerekçesi ile 80.000,00 TL manevi tazminatın 21.06.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının başkanlık yetkisini kötüye kullanarak farklı zamanlarda taciz ve cinsel saldırı eylemlerinde bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, tanık deliline dayanılmasına rağmen tanıklar dinlenmeden karar verildiğini, davacının ceza yargılamasında şikayetten vazgeçtiğini, tazminat talep edilmesinin iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, belirlenen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte fahiş olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, belediye başkanı olan davalının 23.09.2009 ila 21.06.2020 tarihleri arasında gerçekleştirdiği iddia edilen cinsel saldırı ve cinsel taciz eylemleri nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ıncı maddesi, (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı hakkında Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/114 esas ve 2012/57 sayılı kararı ile kamu görevinin ve hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesine, olay tarihi, olayın gelişim süreci, tarafların ekonomik ve sosyal durumu değerlendirildiğinde takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ve davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.