YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2548
KARAR NO : 2023/3892
KARAR TARİHİ : 16.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1045 E., 2022/295 K.
DAVA TARİHİ : 12.04.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/155 E., 2020/123 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 27/03/2017 tarihli sözleşme ile Eskişehir İl Halk Kütüphanesi yapımı işinin kararlaştırıldığını, davalı idareden kaynaklanan nedenlerle işe geç başlandığını, işe başladıktan sonra ortaya çıkan ek işlerin de müvekkilince yapıldığını, yeterli ek süre verilmediği halde davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen iş bedeli, verilmeyen süreler, ilave işler ile maliyetler, fiyat farkından kaynaklanan 1.000,00 TL’nin ve haksız fesih nedeniyle paraya çevrilen teminat mektubunun paraya çevrilme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili aleyhine verilen ihalelerden yasaklanma kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıdan kaynaklanmayan nedenler için davacı tarafa 183 gün süre uzatımı verildiğini, süre uzatımları ile birlikte 543 günlük süre içerisinde yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşme hükümleri çerçevesinde sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça 183 gün süre uzatımı verildiği, buna göre en son iş bitim tarihinin 29/09/2018 olduğu, ancak yüklenici tarafından ihtarlara rağmen işin bitirilmemesi üzerine 14/12/2018 tarihli olur yazısı ile sözleşmenin feshedilerek kesin teminat mektubunun irat kaydedildiği, 03/01/2019 tarihli fesih kabul tutanağına göre işin tamamlanan fiziki seviyesinin %30,0194 olarak tespit edildiği, bu haliyle yüklenicinin süresinde edimini yerine getirmediği ve idare tarafından haklı nedenle fesih işlemi gerçekleştirildiği, her ne kadar bilirkişi heyeti raporu ile makine ile demirli ve demirsiz beton inşaatı yıkılması işine ait idare tarafından yanlış poza göre hesaplama yapıldığı belirtilerek 40.450,98 TL fark bedeli ve zeminin batak – balçık çıkmasının ortaya çıkardığı ilave mıcır dolgu maliyeti yönünden 58,10 TL eksik bedel tespit edilmiş ise de, bu işler yönünden düzenlenen hak edişlerin itirazi kayıt ileri sürülmeksizin yüklenici tarafından alınması nedeniyle yüklenicinin fiyat farkı talep edemeyeceği, aksinin kabulü halinde ise davalı vekilince ibraz edilen 21/01/2020 tarihli rapora karşı itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere, söz konusu inşaatta ekskavatör ile yıkım yapılması nedeniyle idare tarafından kullanılan KGM/18.185 pozunun ve zeminin batak – balçık çıkmasının ortaya çıkardığı ilave mıcır dolgu maliyet bedeli yönünden de idare tarafından yapılan hesaplamanın doğru olduğu, davalı idare tarafından davacı yükleniciye işin tamamlanan fiziki seviyesi %30,0194 oranına karşılık gelen toplam 2.501.516,43 TL ödeme yapıldığı, davacı yüklenicinin idareden başkaca bir alacağının olmadığı, ihaleden yasaklama kararının kaldırılmasının İdari Yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin fesih tarihinde alacaklı olduğunu, iş bedelinin hatalı hesap edildiğini, davalı idarenin kendisinden kaynaklı nedenlerin varlığına rağmen ilave 150 gün süre ve fiyat farkı vermemesi nedeniyle 1.100.000,00 TL fiyat farkı oluştuğunu, tespit dosyasında bilirkişi raporunda belirtilen 40 günlük ek süre verilseydi 18/01/2019 tarihli resmi gazetede yayınlanan kararnameden yararlanacağını, bilirkişi raporunun davanın esasını aydınlatmadığını, eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 470-486. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde belirtilen gerekçelerle temyiz edilmiş ise de, fesih tarihi itibariyle işin tamamlama oranına göre feshin haklı olduğu, taraflar arasında düzenlenen ara hakedişlerin itirazsız imzalandığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.