Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/9034 E. 2023/8242 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9034
KARAR NO : 2023/8242
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/408 E., 2023/31 K.
SUÇLAR : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 15.06.2010-29.07.2010 ve 08.08.2010-11.09.2010
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. (Kapatılan) Çorlu 5. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 21.04.2011 tarihli ve 2011/294 Esas, 2011/132 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a. 15.06.2010-29.07.2010 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b. 08.08.2010-31.07.2010 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Anılan kararların sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 4. Dairesinin 25.01.2013 tarihli ve 2013/54 Esas, 2013/172 Karar sayılı ilâmı ile;
“…23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı iptal kararı kapsamında Mahkemece tekrar değerlendirme yapılması gerekliliği bulunması…” nedeniyle ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.

3. (Kapatılan) Çorlu 5. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 25.06.2013 tarihli ve 2013/515 Esas, 2013/337 Karar sayılı kararı ile sanığın; 15.06.2010-29.07.2010 tarihleri arasında firar suçundan 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 08.08.2010-31.07.2010 tarihleri arasında firar suçundan 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu kararlar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 26.11.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 26.11.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 14.08.2015 tarihinde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2015/557 Esas, 2016/568 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Babaeski 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2017 tarihli ve 2017/554 Esas, 2017/706 Karar sayılı kararı ile önceki hükümlerin açıklanarak sanığın 15.06.2010-29.07.2010 tarihleri arasında firar suçundan 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 08.08.2010-31.07.2010 tarihleri arasında firar suçundan 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Mahkemenin bu kararlarının sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2022 tarihli ve 2021/22531 Esas, 2022/11450 Karar sayılı ilâmı ile;
“…1) Anayasanın 141, CMK’nun 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine … tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hükümler kurulması,
2-Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde 15.06.2010-29.07.2010 tarihli firar suçuna ilişkin iddiaya yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 230. maddesine aykırı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-5271 sayılı CMK’nun 231/11. madde ve fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde,

mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığın deneme süresi içinde yeniden suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmedilen hapis cezalarının TCK’nun 50/1-a maddesi uyarınca adlî para cezasına çevrilmesi,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin “15.06.2010-29.07.2010, 08.08.2010-11.09.2010” şeklinde gösterilmesi yerine “15.06.2010-08.08.2010” şeklinde gösterilmesi,
3-Gerekçeli karar başlığında sanığın yolda ve gözaltında geçirdiği sürelerin gösterilmemesi…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerinine temyize konu edilen Babaeski 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2023 tarihli ve 2022/408 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararı ile; sanığın 15.06.2010-29.07.2010 tarihleri arasında firar suçundan 10 … hapis cezası cezalandırılmasına, 08.08.2010-31.07.2010 tarihleri arasında firar suçundan 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükümlerin temyiz edilmesi iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.15.06.2010 tarihinde Kasımpaşa … Hastanesine sevk edilen sanığın, aynı gün hastaneden firar ettiği ve 29.07.2010 tarihinde Gebze’de yakalandığı; yine 08.08.2010 tarihinde gönderildiği çarşı izninden dönmeyerek firar eden sanığın bilahare 11.09.2010 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın aşamalardaki savunmalarında babasının cezaevinde olduğunu, annesi ve üç kardeşine bakacak kimse olmadığını, bu nedenle firar ettiğini beyan ettiği belirlenmiştir.

3. 15.06.2010 tarihinde Kasımpaşa Askerî Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine muayene için gönderilen sanığın aynı gün firar ettiğine dair düzenlenen 15.06.2010 tarihli tutanak, 29.07.2010 tarihinde yakalanmasına dair düzenlenen yakalama tutanağı, sanığın gönderildiği çarşı izininden dönmeyerek firar ettiğine dair tanzim edilen 08.08.2010 tarihli tutanak ve 11.09.2010 tarihinde kendiliğinden birliğine katılış yaptığına dair düzenlenen tutanak ile askerlik safahatını gösterir belge dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanık hakkında psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan ve “sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, adlî gözleminin gerekmediği, suç tarihlerinde ve halen davranışlarını yönlendirme yetisi ve işlediği fiilin hukuki anlam ve önemini algılamasını etkileyecek düzeyde bir ruhsal rahatsızlığının olmadığı” görüşünü içeren 21.04.2011 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, … kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre “Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 15.06.2010-29.07.2010 ve 08.08.2010-11.09.2010 tarihleri arasında kesintisiz süren iki ayrı firar suçunu işlediği belirlenmekle, sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yerel Mahkeme bozmaya uyup uymama konusunda bir karar vermeden eylemli uyma biçiminde işlemler yaparak yargılamaya devam etmesi nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Gerekçeli karar başlığında sanığın yolda ve nezarette geçirdiği sürelerin gösterilmemesi mahallinde ikmali mümkün eksiklik olarak görülmüştür.

4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik hususlarında doğan şüphelerin, psikiyatri uzmanı bilirkişi raporuyla dosya içeriğine uygun şekilde ortadan kaldırıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Babaeski 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2023 tarihli ve 2022/408 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.10.2023 tarihinde karar verildi.