YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7998
KARAR NO : 2023/6911
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli ve 2014/23 Esas, 2014/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 2 yıl 6 … hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediği ve polis memurlarının kendisini dövüp suçu üstüne attıklarını belirtmesine rağmen bu hususun araştırılmadan mahkûmiyetine karar verilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü saat 04.30 da; kolluk görevlilerince önleme arama kararı uyarınca yapılan uygulama noktasına gelen sanığın sevk ve idaresindeki aracın dur ikazına uymayarak kaçması üzerine yapılan takip sonucu aracın park hâlinde bulunduğu ve sanığın yaya olarak kaçmaya çalıştığı görülerek yakalandığı, sanığın kendisine zarar vermeye çalışması ve direnç göstermesi üzerine kademeli olarak zor kullanılarak etkisiz hale getirildiği, araçta yapılan aramada koliler içerisinden toplam 450 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık tüm aşamalarda; kolluk görevlilerinin kendisini darp ederek sigaraları arabaya koyduklarını, sigaralar ile alakasının olmadığını savunmuştur.
3.26.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda ele geçen sigaraların gümrük kaçağı olduğunu bildirmiştir.
4.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında kaçak eşyanın 30.172,48 TL gümrüklenmiş değerinin bulunduğu bildirilmiştir.
5…. adına kayıtlı bulunan ve iddianamede müsaderesi talep edilen suçta kullanılan 58 HK 206 plakalı nakil aracının … marka, 2009 model kapalı kasa kamyonet olup 24.11.2013 tarihinde siciline tedbir şerhi konulduğu, hazırlık aşamasında malen sorumlunun vekâleti ile …’a teslim edildiği anlaşılmıştır.
6.Malen sorumlunun beyanının alınmadığı ancak; dosyada mevcut 28.02.2023 tarihli dilekçesinde aracı …’a kiraya verdiğini, Lütfi’nin sigara taşımak için aracı kullandığını, suçla bağlantısının bulunmadığını bildirmiş ve ekinde senet ile vekâlet sunduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, olay tutanağı, sigaraların ele geçiriliş zamanı ve şekli karşısında sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu;
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi hâlinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması karşısında hükmün bu nedenle bozulmasında zorunluluk bulunmaktadır.
2.Sanıktan ele geçen sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası atfı yapılmadan ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli ve 2014/23 Esas, 2014/258 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.