YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3906
KARAR NO : 2023/10820
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/266 Esas, 2016/131 Karar
SUÇLAR : Zincirleme basit zimmet, zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan), Beraat (zincirleme basit zimmet suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2014/266 Esas, 2016/131 sayılı Kararının suçtan zarar gören Hazine vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zincirleme basit zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve bu suçtan kurulan hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince sanık müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2014 tarihli ve 2013/5729 Soruşturma, 2014/2053 Esas, 2014/164 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2014/266 Esas, 2016/131 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafii, görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü cezanın üst sınırdan verilmiş olması, kamu zararının bulunmaması ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı halde hüküm kurulmuş olması gerekçeleriyle bozulması istemiyle temyiz etmiştir.
B.Katılan Hazine vekili, sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan verilen beraat hükmünü eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması nedeniyle bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Yapılcan Köyü muhtarı olan sanık hakkında düzenlenen iddianamenin 1 ve 2 numaralı bölümlerinde; köy halkından iskan konutları yapımı adı altında farklı kişilerden ayrı ayrı topladığı 1.500’er TL ile köye ait banka hesabında bulunması gereken 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin toplamda 42.141,61 TL’yi zimmetine geçirdiği, 3 numaralı bölümünde köy tüzel kişiliğine ait midibüste 2011 ve 2013 yıllarında gerçekte çalışmamasına rağmen oğlunu çalışıyor göstererek köy bütçesinden oğluna 20.800 TL haksız ödeme yaptığı, 4 numaralı bölümünde muhtarlık adına gerçekte alınmamış olmasına rağmen 6.057 kg kömür alınmış gibi göstererek karşılığı tutarı zimmetine geçirdiği, 5 numaralı bölümünde 2010 yılı Ocak ayında bütçede kasko gideri olarak 1.600 TL gösterilmesine rağmen bu giderin daha sonra müteakip aylarda taksitler halinde ödendiği ve köyün 1.865 TL zarara uğradığı, 6 numaralı bölümünde köye ait hesapların tutulmasında hataların bulunduğu, 7 numaralı bölümünde köye parke taşı döşenmesine ait işte 39.900 TL fazla ödeme yapıldığı, 8 ve 9 numaralı bölümlerinde köy ihtiyar heyeti kararı alınmaksızın harcama yapıldığı, 10 numaralı bölümünde ise köye ait midibüse kesilen trafik cezasının ve faizinin şoför tarafından ödenmesi gerekirken köy bütçesinden ödenmesi suretiyle sanığın zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilmiştir.
Mahkemece; iddianamenin 1, 2, 4, 5, 8, 9 ve 10 uncu bölümlerinde yer alan isnatlar yönünden sanığın zimmet suçunu işlediği sabit bulunmadığından zincirleme basit zimmet suçundan beraatine, iddianamenin 5 ve 10 uncu bölümlerinde yer alan isnatlar açısından eylemlerinin zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiş, 3, 6 ve 7 nci bölümlerinde yer alan isnatlar bakımından ise değerlendirmede bulunulmamıştır.
IV. GEREKÇE
İddianamenin 1 numaralı bölümünde köy muhtarı olan sanığın köy halkından iskan konutları yapılması maksadıyla 1.500’er TL topladığı ve bu paraları uhdesinde tuttuğu iddia edilmiş olup, Mahkemece; bu hususta kaç kişiden para toplandığı, para toplanan kişilerin para iadesi yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan,
Dosya kapsamına göre, iddianamenin 3 numaralı bölümünde yer alan, sanığın gerçekte çalışmadığı halde oğlunu köy tüzel kişiliği adına çalışıyor gibi göstererek 20.800 TL ödeme yapmak suretiyle zimmet suçunu işlediği isnadı ile 7 numaralı isnada yönelik, parke taşı döşeme işinde ödenmiş gibi gösterilen 39.900 TL’ye dair bir araştırma yapıldıktan ve sanığın üzerine atılı suçları işleyip işlemediği karar yerinde değerlendirildikten,
İddianamenin 4 numaralı bölümünde yer alan isnada ilişkin olarak sanığın belirtilen miktarda kömür aldığına dair kanıtlayıcı belge veya bilgi bulunup bulunmadığı araştırıldıktan ve 5 numaralı bölümünde isnat edilen köy adına kayıtlı midibüsün kasko giderlerine ilişkin mükerrer kayıtlar bulunmasına rağmen bu hususta sanığın uhdesinde para kalıp kalmadığı kesin olarak belirlendikten,
Köye ait tüm gelir ve giderleri karşılaştırarak sanığın uhdesinde para kalıp kalmadığına dair yukarıda belirtilen tüm hususları karşılayan yeni bir bilirkişi raporu alındıktan,
Sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan beraat hükmü kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2014/266 Esas, 2016/131 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle tüm hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.