YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3814
KARAR NO : 2023/5902
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/356 E., 2022/93 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı kuruma ait atık su şebekesinin tıkanması sonucu, müvekkilinin oturduğu apartmanın önünde bulunan rögardan geri tepen suların müvekkilinin oturduğu daireye taşarak parkeye, duvar kağıdına ve mobilyaya zarar verdiğini, davalının denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, siteye bağlanan ana şebeke hattını temizlemediğini, ayrıca pis koku sebebiyle müvekkilinin ve ailesinin sağlık durumunun bozulduğunu, evde yaşayamadıklarını belirterek, şimdilik 10.031,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2014 tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah ile maddi tazminat talebini 26.886,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; ASKİ Deşarj Yönetmeliğinin 10 uncu maddesinde öngörüldüğü şekilde; mal sahibi, müteahhit ve apartman yöneticinin atık su bacasından atık suların geri tepmesini önleyecek tedbirleri almak zorunda olduğunu, belirtilen yönetmeliğe uygun tedbir alınıp alınmadığının sorulması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2014/428 Esas 2015/552 sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 26.886,00 TL maddi tazminatın 30.05.2014 tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 12.02.2018 tarihli 2016/4434 Esas 2018/811 karar sayılı ilamı ile “…Mahkemece; Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan tespit sonrası alınan bilirkişi raporu esas alınarak maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş; tarafların kusur durumları araştırılmadan ve zarar gördüğü iddia olunan eşyaların gerçek değeri uzman bilirkişiden alınacak raporla tespit edilmeden eksik tahkikatla sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Onama Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli 2018/668 Esas 2019/491 sayılı kararı ile “…27.06.2019 tarihli kusur raporuna göre davalı ve dava dışı müteahhitin olayda eşit oranda kusuru olduğu buna göre davalının zararın %50’sinden sorumlu olduğu” gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 13.443,00 TL maddi tazminatın 30.05.2014 tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.12.2020 tarihli 2020/3145 Esas 2020/4380 sayılı kararı ile tarafların temyiz itirazları reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
C. Karar Düzeltme Talebinin Kabulü Kararı
1. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.12.2020 tarihli 2020/3145 Esas 2020/4380 sayılı kararına yönelik taraflar karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.06.2021 tarihli 2021/144 Esas 2021/3172 sayılı kararı ile “… Davacının, hesap edilen maddi tazminatın tamamını zarara sebep olan davalıdan talep edebileceği gözetilerek, davalının kusuruna isabet eden kısım yönünden maddi zarardan sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden yerel mahkeme ilamının bozulması gerekirken, onanması usul ve yasaya uygun düşmemiştir. Bu durum kararın bozulmasını gerektirir ise de, karar onanmış bulunduğundan, davacının karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, Dairemizin 15.12.2020 gün, 2020/3145 esas ve 2020/4380 karar sayılı onama kararı kaldırılmalı ve karar açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmalıdır.” gerekçesi ile davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.12.2020 tarihli 2020/3145 Esas 2020/4380 sayılı onama kararının kaldırılmasına; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Davalının maddi zararın tamamından sorumlu olduğu” gerekçesi ile davanın kabulü ile 26.886,00 TL maddi tazminatın 30.05.2014 tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının kusuruna bağlı olarak rögardan geri tepen pis su nedeniyle müvekkilinin oturduğu evin ve eşyaların kullanılamaz hale geldiğini buna rağmen manevi tazminat isteminin reddedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden hükmün düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı müteahhit ile müvekkili kurumun zarardan müteselsil sorumlu olduklarına dair tespitin hatalı olduğunu, davalı kurumun kendi kusuruna isabet eden meblağdan sorumlu olduğunu, asıl kararı kabul etmediklerini, ayrıca tavzihle beraber yargılama giderlerine ilişkin değişiklik yapılamayacağından mahkemenin 06.07.2022 tarihli ek kararın da hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı kuruma ait atık su şebekesinin tıkanması sonucu, rögardan geri tepen suların davacının oturduğu daireye taşması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosya kapsamından, davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ile manevi tazminat yönünden hükmün temyiz edildiği, ancak temyiz harç ve giderlerinin yatırılmadığı; Dairemiz tarafından belirtilen noksanlığın giderilmesi için geri çevirme yapıldığı ve mahkemece, temyiz harç ve giderlerinin yatırılmasına ilişkin muhtıranın usulüne uygun şekilde davacı vekiline tebliğ edildiği ancak öngörülen süre içerisinde temyiz harç ve giderlerinin yatırılmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.