YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7594
KARAR NO : 2023/5952
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1894 E., 202271982 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇA
SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin
kullanılması
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 2013/3975 iddianame numaralı ve 11.11.2013 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar N.K ve K.T ile birlikte, gece vakti Migros Alışveriş Merkezine giderek, burada bulunan şikâyetçinin alışveriş çantasına bıraktığı el çantasını çalmaya teşebbüs ettiği ve hem yakalandığında hem de İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde kendisini … … olarak tanıttığından bahisle hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b 143/1, 35, 31/3; 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2013/514 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilecek bu kararın 30.05.2016 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerinde 13.02.2019 tarihinde işlediği “infaz kurumuna veya tutuk evine yasak eşya sokma suçundan” 5237 sayılı Kanun’un 297/1, 35. maddeleri gereği hükmedilen 1 yıl 3 aylık hapis cezasının kesinleşip ihbarı üzerine, İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/23 Esas, 2021/416 Karar sayılı kararı ile hükümler açıklanarak hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1, 35, 31/2, 50/1-a, 52/2, 52/4; 268/1, 31/2, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri gereğince sırasıyla 6,300,00 TL ve 5.400,00 TL adlî para cezalarına hükmedilmiştir.
3. Anılan hükümlerin suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli 2022/1894 Esas, 2022/1982 Karar sayılı kararı ile “İftira suçunda uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 267/1. maddesine yerine aynı Kanun’un 268/1. maddesi olarak gösterilmesi; 24.09.1998 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olan 21.10.2013 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğunun anlaşılması karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle yapılacak indirimin 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi yerine aynı Kanun’un 31/2. maddesi gereği yapılarak suça sürüklenen çocuğa eksik ceza tayin edilmesi; suça sürüklenen çocuk hakkında her iki suçtan hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, 5237 sayılı Kanun’un 52/3. maddesi gereği adli para cezasına esas alınan tam … sayısı gösterilmeden adli para cezasına çevrilmesi hususunun usul ve yasaya aykırı olduğu saptanarak, Cumhuriyet savcısının aleyhe istinafı da nazara alınıp bu aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 303/1-c-e ve 280/1-a maddelerine göre yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğunun” tespitiyle, hırsızlık suçundan kurulan hükümdeki “suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12/15 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 31/2. madde uyarınca 1/2 oranında indirilerek 10 ay 15 … hapisle cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutum ve davranışları mahkememizde olumlu kanaat oluşturmadığından aynı Kanun’un 62. maddenin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50/1-a maddesi uyarınca günlüğü taktiren 20 TL’den 6.300 TL adli para cezasına çevrilmesine ” ilişkin paragrafların hükümden çıkarılarak yerine, “suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilerek 1 yıl 2 ay hapisle cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutum ve davranışları mahkemede olumlu kanaat oluşturmadığından aynı Kanun’un 62. maddenin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın … süreli olması sebebiyle aynı Kanun’un 50/1-a maddesindeki seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına” karar verilmek suretiyle; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümdeki “suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı ve sübut bulan iftira eyleminin uyduğu 5237 sayılı Kanun’un 268. madde yollaması ile aynı Kanun’un 268/1. madde uyarınca suçun işleniş şekli, suça sürüklenen çocuğun şahsi ve sosyal durumu da nazara alınarak taktiren ve teşdiden 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12/15 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla verilen cezanın aynı Kanun’un 31/2. madde uyarınca 1/2 oranında indirilerek 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutum ve davranışları mahkememizde olumlu kanaat oluşturmadığından aynı Kanun’un 62. maddenin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK 50/1-a madde uyarınca günlüğü taktiren 20,00 TL’den 5.400,00 TL Adli para cezasına çevrilmesine” dair paragrafların hükümden çıkarılarak yerine, “suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı ve sübut bulan iftira eyleminin uyduğu 5237 sayılı Kanun’un 268. madde yollaması ile aynı Kanun’un 267/1. maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, suça sürüklenen çocuğun şahsi ve sosyal durumu da nazara alınarak taktiren ve teşdiden 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla verilen cezanın aynı Kanun’un 31/3. madde uyarınca 1/3. oranında indirilerek 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutum ve davranışları mahkemede olumlu kanaat oluşturmadığından aynı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın aynı Kanun’un 50/1-a maddesi uyarınca 365 … karşılığı, günlüğü taktiren 20 TL’den 7.300,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, “paragraflarının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 303/1-c-e ve 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARIN ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, “suça sürüklenen çocuğun atılı suçları kasten işlemediğine, kurulan hükümlerde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine” ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre ;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar N.K ve K.T ile birlikte, gece vakti Migros Alışveriş Merkezine giderek, burada bulunan şikâyetçinin alışveriş çantasına bıraktığı el çantasını çalacağı sırada tanık olan güvenlik görevlisi F.K’ya yakalanmaları sonucunda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, yakalandığında ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde suça sürüklenen çocuk …’in kendisini … … olarak tanıttığı; suça sürüklenen çocuk … ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar N.K ve K.T’nin ikrara yönelik savunmaları, şikâyetçi ile tanık F.K’nın ifadeleri, S.G ve H.E’nin imzaları bulunan 22.10.2013 tarihli Tutanak ve tüm dosya kapsamından eylemlerin suça sürüklenen çocuk … tarafından işlendiğinin kabulüyle, hırsızlık suçuna teşebbüs ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenip hukuki süreç kısmının 3. maddesinde açıklanan nedenlerle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır..
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk … ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar N.K ve K.T’nin ikrara yönelik savunmaları, şikâyetçi ile tanık F.K’nın ifadeleri, S.G ve H.E’nin imzaları bulunan 22.10.2013 tarihli Tutanak ve tüm dosya kapsamından eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından tarafından kasten işlendiği; hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçuna ilişkin ise suça sürüklenen çocuğun … … isimli şahıs olmadığı, … olduğunun, suça sürüklenen çocuğun kaldığı yurdun görevlisi S.G tarafından kolluğa bildirilmesinin akabinde tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlıktan indirim yapılamayacağının tespitiyle, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/1894 Esas, 2022/1982 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1 maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1.Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.