Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4647 E. 2023/6173 K. 13.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4647
KARAR NO : 2023/6173
KARAR TARİHİ : 13.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :2022/662 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR :İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Basit cinsel saldırı suçundan Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’in bu cezasının infazı sırasında, açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin kabulüne dair anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 30.03.2022 tarihli ve 2022/3485 sayılı kararını müteakip, anılan kararın 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18 nci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 14 ncü maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca onaylanması talebinin, dosyada mevcut gözlem ve değerlendirme raporunda hükümlünün suç eylemini kabul etmediğini beyan ettiği, bu halde hükümlünün farkındalık düzeyinin düşük olabileceğine ilişkin değerlendirme bulunduğu, bu halde hükümlünün bu aşamada iyi halli sayılamayacağı gerekçesiyle reddine ilişkin Alanya İnfaz hâkimliğinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/2097 Esas, 2022/2188 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2022/662 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 94660652-105-07-20152-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve 2023/42753 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve 2023/42753 sayılı kanun yararına bozma isteminin,
“5275 sayılı Kanun’un “Açık ceza infaz kurumları” başlıklı 14 ncü maddesinin konuyla ilgili 3,4 ve 6 ncı fıkralarının,
“(3) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.
(4) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır.
(6) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık ceza infaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.”
5275 sayılı Kanun’un “Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi” başlıklı 89 ncu maddesinin,
“(1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.
(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır.
(3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı adde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır…
(5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır…
(7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir.”
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin “Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler” başlıklı 6 ncı maddesinin konuyla ilgili birinci fıkrasının (a) bendinin,
“(1) Hükümlülerden; a)Toplam cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar,
..”
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin “Kapalı kurumdan açık kuruma ayırma kararı” başlıklı 10 ncu maddesinin konuyla ilgili birinci fıkrasının, “(1)Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin talepleri üzerine, koşulları taşıdıklarının anlaşılması hâlinde kurum idare ve gözlem kurulu tarafından açık kurumlara ayrılmalarına karar verilir. Hükümlünün koşulları taşımadığının anlaşılması halinde ise talebin reddine dair verilen gerekçeli karar ilgiliye tebliğ edilir…”
Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğinin “İdare ve gözlem kurulunun görevleri” başlıklı 14 ncü maddesinin ilgili fıkralarının,
” (1) İdare ve gözlem kurulu; mevzuatta verilen diğer görevlerinin yanında hükümlünün kademeli olarak toplumla bütünleştirilmesi ile ilgili aşağıda sayılan görevleri yapar: …
d) Mevzuatta iyi hâlliliğin arandığı diğer durumlar ile ilgili değerlendirmeleri yapar.
e) 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca bütün hükümlüler hakkındaki ara değerlendirmeleri en geç altı ayda bir yapar.
f) 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya, kalan cezasını denetimli serbestlik tedbiri altında infaz etmeye veya ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmeye esas iyi hâl değerlendirmelerini yapar.
(2) 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca oluşturulan idare ve gözlem kurulu; toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların; açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle kalan cezalarının infazına ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmakta iken koşullu salıverilme hariç olmak üzere ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmelerine ilişkin iyi hâl değerlendirmelerini yapar.” ve
4675 sayılı İnfaz hâkimliği Kanunu’nun ” İnfaz hâkimliklerinin görevleri ” başlıklı 4 ncü maddesinin konuyla ilgili ikinci fıkrasının ise,”2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.” şeklinde düzenlendiği,
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre, cezasını Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz etmekte olan hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için öncelikle kanunda belirtilen süreleri kapalı ceza infaz kurumunda “iyi hâlli” olarak infaz etmesi gerektiği, İyi hâllilik durumunun ise 5275 sayılı Kanun’un 89 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca İdare ve Gözlem Kurulunca belirleneceği, açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebiyle ilgili olarak İdare ve Gözlem kurulu tarafından hükümlünün cezaevinde bulunduğu süre içerisindeki gözlem ve raporları üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda verilen kararlara yönelik şikâyet yoluna başvurulabileceği,
İnfaz hâkimliğince, gerek şikâyet üzerine gerekse de 7242 sayılı Kanun’un 18 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 14 ncü maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca onaylanma talebi üzerine gelen dosyalar ile ilgili yukarıda bahsedilen düzenlemeler nazara alındığında, tekrar işin esasına girilerek bir karar verilmesinin mümkün olmadığı, şikâyet hakkında incelemenin hükümlünün açık cezaevine ayrılma koşullarını taşıyıp taşımadığı, şekli şartların olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılması gerektiği, İnfaz hâkimliğince yerindelik denetimi yapılamayacağı,
Somut incelemeye konu infaz dosyası incelendiğinde;
Hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılma şartları oluştuğundan bahisle talepte bulunması üzerine, talep dilekçesinin hükümlü hakkında gözlem/gelişim değerlendirmesi yapılarak iyi halli olup olmadığına karar verilmek üzere İdare ve Gözlem Kurulu Sekreteryasına gönderildiği, Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca, hükümlüye ait infaz evrakları ile gözlem ve değerlendirme dosyasında bulunan raporlar ve belgeler tetkik edilerek, hükümlünün iyi halli olduğuna ve açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olduğuna karar verildiği,
7242 sayılı Kanun’un 18 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 14 ncü maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca Alanya İnfaz hâkimliğinden, Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına ilişkin anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 30.03.2022 tarihli ve 2022/3485 sayılı kararının onaylanması talebinde bulunulduğu,
Alanya İnfaz hâkimliğinin 30.03.2022 tarihli kararında yer alan “…Her ne kadar yasal süre şartları hükümlü açısından sağlanmışsa da dosyada yer alan gözlem ve değerlendirme raporunda kişinin suç eylemini kabul etmediği, böyle bir eylemi gerçekleştirmediğini dile getirmesinin hükümlünün farkındalık düzeyinin düşük olabileceğine ilişkin olumsuz servis raporu ve tüm dosya kapsamında birlikte değerlendirildiğinde hükümlünün bu aşamada iyi halli sayılamayacağı” şeklindeki gerekçe ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, İnfaz hâkimliğince, açığa ayrılma şartlarının mevcut olup olmadığı ile ilgili inceleme yapılması gerekirken, İdare ve Gözlem kurulu yerine geçerek hükümlünün farkındalık düzeyinin düşük olduğu şeklindeki tespit ile esastan bir inceleme yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi” başlıklı 89 ncu maddesi;
(1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.
(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır.
(3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır.
….
(5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır.
(6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez.
(7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir.”

3. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesi;
“(1) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda; ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında; idare ve gözlem kurulu tarafından, iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere bir değerlendirmeye tabi tutulur.
(2) Yapılan değerlendirmede; infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı eğitim-öğretim, psiko-sosyal yardım ve destek programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, yükümlülüklerine riayeti, kurum güvenlik ve düzenine katkısı, aldığı disiplin cezaları ve ödüller dikkate alınır.”

4. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 17 nci maddesi;
“(1) Kurul kararları gerekçeli olarak yazılır; karara karşı başvuru yolu, mercii, süresi ve şekli kararda açıkça belirtilir.
(2) Açık ceza infaz (Değişik ibare:RG-10/11/2021-31655) kurumuna ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye dair değerlendirmede hükümlünün iyi hâlli olmadığına karar verilmesi durumunda, hükümlü hakkında yapılacak bir sonraki değerlendirme tarihi kararda açıkça belirtilir. Yeniden değerlendirme süresi (Değişik ibare:RG-10/11/2021-31655) üç aydan az, bir yıldan fazla olamaz. Hakkında olumsuz karar verilen hükümlü hakkında psiko-sosyal yardım servisi ile eğitim ve öğretim servisince hazırlanan iyileştirme planı revize edilerek hükümlüye tebliğ edilir.
(3) İdare ve gözlem kurulunun, açık ceza infaz kuruma ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye esas olumlu iyi hal değerlendirmesini içeren gerekçeli kararı; 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yazılı “gerekçeli rapor” ile ilgili yönetmeliklerde belirtilen “değerlendirme raporu” ve “iyi hal kararı” yerine geçer.”

5. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin “Kapalı kurumdan açık kuruma ayırma kararı” başlıklı 10 ncu maddesinin konuyla ilgili birinci fıkrası;
“(1)Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin talepleri üzerine, koşulları taşıdıklarının anlaşılması hâlinde kurum idare ve gözlem kurulu tarafından açık kurumlara ayrılmalarına karar verilir. Hükümlünün koşulları taşımadığının anlaşılması halinde ise talebin reddine dair verilen gerekçeli karar ilgiliye tebliğ edilir…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
6. Yasal mevzuat bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 14 ncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oluşturulan İdare ve Gözlem Kurulunun iyi hâl değerlendirmelerini yapacağının ve bu değerlendirmelerin 5275 sayılı Kanunun 89 ncu maddesi ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesindeki düzenlemeler esas alınarak yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

7. İyi halliliğe ilişkin değerlendirmenin hükümlünün ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında, infazın tüm aşamalarında katıldığı eğitim-öğretim, psiko-sosyal yardım ve destek programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, yükümlülüklerine riayeti, kurum güvenlik ve düzenine katkısı, aldığı disiplin cezaları ve ödüller dikkate alınmak suretiyle yapılması, yapılan değerlendirme sonucunda somut ve denetlenebilir, dosya içeriğine uygun takdir hakkının objektif ve yerinde kullanıldığını gösterecek nitelikte yeterli ve yasal gerekçe gösterilmesi ve karar verilmesi gerekmektedir.

8. Somut olayda; açık ceza infaz kurumuna ayrılmayı isteyen hükümlüye ait infaz evrakları ile gözlem ve değerlendirme dosyasında bulunan raporlar ve belgeler incelenerek, hükümlünün iyi halli olduğuna ve açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olduğuna dair karar verilmiştir.

9. Açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebiyle ilgili olarak İdare ve Gözlem Kurulu tarafından verilen ve İnfaz Hakimliğinin önüne gerek şikâyet üzerine gerekse de 7242 sayılı Kanun’un 18 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 14 ncü maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca onaylanma talebi üzerine gelen dosyalar ile ilgili incelemenin, hükümlünün açık cezaevine ayrılma şartlarını taşıyıp taşımadığı, kurul tarafından karar alındığı sırada mevzuat gereği hükümlünün gözlem ve değerlendirme dosyasında bulunan rapor ve belgelerin değerlendirilip değerlendirilmediği, ulaşılan kanaate ilişkin dosya içeriğine uygun, denetime imkan verecek nitelikte gerekçe gösterilip gösterilmediğini denetlemek ile sınırlı olduğunu kabul etmek gerektiği, idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapılmasının mümkün olmadığı, ancak ulaşılan kanaat ile hükümlüye ait bilgi, rapor ve belgelerin açıkça çeliştiği, takdir hakkının objektif ve yerinde kullanılmadığı, hukuka aykırılık bulunduğu, eksik bilgi, belge rapor

ile ya da hükümlüye ait bilgi, rapor ve belgelerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle karar verildiğinin tespit edilmesi durumunda idarenin yerine geçerek karar verilmesi yerine eksiklik ya da hatalı değerlendirme olarak kabul edilen durum açıklanıp, gösterilmek suretiyle yeniden değerlendirme yapılması amacıyla idareye gönderilmesi gerekmektedir.

10. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından hükümlünün iyi halli olduğuna ve açık ceza infaz kurumuna ayrılması gerektiğine ilişkin kararına karşı idarenin yerine geçerek İnfaz Hakimliğince verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.04.2022 tarihli ve 2022/662 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.10.2023 tarihinde karar verildi.