YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6470
KARAR NO : 2023/6598
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/626 E., 2010/1188 K.
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Sincan (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.12.2010 tarihli ve 2010/626 Esas, 2010/1188 Karar sayılı kararları ile;
a) Mağdur sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 22.12.2010 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
b) Şikâyetçi hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezasının, aynı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 22.12.2010 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/25877 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64744 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64744 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Asıl kararın bozulması halinde, müşteki sanık …….,’un (Türk) uzlaşma talebinin reddine ilişkin … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ve 2010/626 Esas, 2010/1188 sayılı sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve ek kararın kaldırılmasına dair mercii … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.08.2022 tarihli ve 2022/1626 değişik iş sayılı kararının yok hükmünde olacağı gözetilerek yapılan değerlendirmede,
1) Sanık … … (Türk) yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Her ne kadar sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçu sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; dosya içeriğinde bulunan nüfus kayıt tablosuna göre müşteki ile sanığın suçun işlendiği 24.05.2010 tarihinden önce 26.09.2007 tarihinde boşanmış oldukları anlaşılmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-a maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayininde,
2) Sanık … yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçu sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; dosya içeriğinde bulunan nüfus kayıt tablosuna göre müşteki ile sanığın suçun işlendiği 24.05.2010 tarihinden önce 26.09.2007 tarihinde boşanmış oldukları anlaşılmakla, suç tarihinde sanıktan boşanmış olan mağdur … …’un (Türk) 15.12.2010 tarihli duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi sebebiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Olay tarihinde boşanmış olup resmî nüfus kayıt örneklerine göre evli olmayan taraflar arasında çıkan tartışmada birbirlerini basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un “Uzlaştırma” başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar,”
Şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun’da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ise de tarafların yargılama konusu eylemlerini, eşe karşı gerçekleştirdikleri iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde;
“(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,…
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, ….”
Şeklinde düzenleme yapılmakla 08.7.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’un 7 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “eşe” ibaresi “eşe, boşandığı eşe” şeklinde değiştirilmiştir.
4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; yargılama konusu eylemleri eşe karşı gerçekleştirdiği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmış ise de tarafların olay tarihinde boşanmış oldukları ve bu nedenle suç tarihi itibarıyla lehe olan düzenleme uyarınca uygulanma koşulu oluşmadığı hâlde cezalarından 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapıldığı belirlenmiştir. Bu hâli ile kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi kapsamında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
5. 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, taraflar arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre mağdur sanık …’nin hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi ve hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması suretiyle fazla ceza belirlenmesi, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Bununla birlikte mağdur sanık … tarafından yapılan uzlaşma talebinin reddine ilişkin … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2010/626 Esas, 2010/1188 Karar sayılı sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair mercii … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.08.2022 tarihli ve 2022/1626 değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun olup yok hükmünde olduğu belirlenmiştir.
6. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’un, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar” başlıklı 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası; “(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
…
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” şeklinde düzenlenmişken 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,…” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
7. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; şikâyetçi hükümlü …’nin yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve aynı Kanun’un 73 üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, mağdur sanık …’nin kovuşturma aşamasında 15.12.2010 tarihli oturumda şikâyetçi hükümlü hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Şikâyetçi hükümlü … hakkında açılan kamu davasına konu suçun, şikâyete tabi olması ve mağdurun şikâyetçi olmaması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan hükümlünün cezalandırılmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. … Hakkındaki Hüküm Yönünden
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … hakkındaki kasten yaralama suçundan verilen Sincan (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.12.2010 tarihli ve 2010/626 Esas, 2010/1188 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikâyetten vazgeçme nedeniyle DÜŞMESİNE,
B. … … (Türk) Hakkındaki Hüküm Yönünden
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … … (Türk) hakkında kasten yaralama suçundan verilen Sincan (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.12.2010 tarihli ve 2010/626 Esas, 2010/1188 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
… … (Türk) yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.